Vantilatör nedir, Vantilatör ne demek
Vantilatör; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Sıcak ve durgun havayı dalgalandırarak esinti sağlayan veya böyle bir ortama temiz hava üfleyen alet

- Motorlu taşıtların iç havasını değiştirmeye yarayan düzen.
- Mekanik veya elektronik bir aletin soğutma düzeneği.
- Bazı tarım alet veya makinelerinde tohumları savurmak, temizlemek için içeriye hava çeken alet.
"Vantilatör" ile ilgili cümle örnekleri
- "Babası, vantilatörün sesine ve dönüşüne tahammül edemezmiş." - R. H. Karay
Orta Öğretim alanındaki anlamı:
yelleyen, yel veren (tarım)
Fransızca'da Vantilatör ne demek?:
ventilateur
Vantilatör hakkında bilgiler
Vantilatör — aldığı hareket ile dönen çarkın (pervane) havayı bir hacimden alıp diğer bir hacime aktaran, havaya yön verme prensibi ile çalışan makine. Bu makinelere ayrıca çalışma şekline görede isimler verilir bunlar aspiratör, fan, blower, körük şekilde adlandırılırlar.
Yapı olarak üç parçadan oluşur.
Yukarıda belirtilen materyaller kullanım amacı, çalışma sıcaklığı ve akışkanın cinsine göre çeşitlilik gösterir. Buna bağlı olarak pek çok vantilatör çeşidi vardır.
Günümüzde vantilatörler elektrik motoru ile kullanılır, çünkü elektrik motorlu çalışan vantilatörler çok daha az yer kaplar, bakım gerektirmez, hafif ve daha uzun ömürlü olurlar. Elektrik motorunun dışında pinomatik, benzinli ya da dizel motor, rüzgâr gücü ya da merkezkaç gücünden faydalanarak kullanılırlar.
Vantilatör ile ilgili Cümleler
- Ali vantilatörü çalıştırdı.
- Vantilatör pervanelerinin üzerinde bir ton toz var.
- Masada bir vantilatör var.
- Bir çin vantilatörü satın aldı.
- Vantilatör çalışmıyor.
- Ali vantilatörü açtı.
- Kendini vantilatörle soğut.
- Vantilatörün üflediği hava bir nebze olsun serinlik veriyor yine de.
- O bir vantilatör onardı.
- Ali vantilatörü kapattı.
Vantilatör tanımı, anlamı:
Sıcak : Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Hamam. Havadaki yüksek ısı. Sıcak yer. Dostça olan, sevgi dolu.
Hava : Çevreyi kuşatan boşluk. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Keyif, âlem. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Esinti. Müzik parçalarında tür. Çekicilik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Tarz, üslup.
Makine : Araba, otomobil. Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması. Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü.
Motorlu : Motorla çalışan.
Vantilatör kayışı : Taşıtlarda motor gücünü vantilatöre aktararak dönmesini sağlayan kayış.
Durgun : Neşesiz, keyifsiz, sessiz. Canlı olmayan, sönük, hareketsiz. Sakin.
Dalga : Saçların kıvrım genişliği. Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Gizli iş, dalavere. Geçici aşk ilişkisi. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Bir yüzeydeki kıvrım. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu. Geçici sevgili.
Esinti : Belli belirsiz hissedilen hafif yel, nefha.
Ortam : Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı, platform. Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü. Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat. Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü.
Alet : Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri. Maşa.
Tarım : Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, uygun koşullarda korunması, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanması, ziraat.
Tohum : Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Soy sop, döl, nesil, sülale. Spermatozoit. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey.
Hareket : Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Devinim. Deprem. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Yola çıkma. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Davranış, tutum. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi.
Diğer dillerde Vantilatör anlamı nedir?
İngilizce'de Vantilatör ne demek? : n. air exhauster, blower, fan, fanner, ventilator
Fransızca'da Vantilatör : aérateur [le], ventilateur [le]
Almanca'da Vantilatör : Entlüfter m; Lüfter m; Ventilator m
Rusça'da Vantilatör : n. вентилятор (M)

Bu kısımda Vantilatör nedir? Vantilatör ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Vantilatör tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Vantilatör hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.