Blower türkçesi Blower nedir
- Telefon.
- Üfleyici.
- Üfleme makinesi.
- Havalandırma.
- Körük.
- Vantilatör.
- Basınçlı hava üfleci.
- Demirbaş körüğü.
Blower ile ilgili cümleler
English: Instead of fixing the problem, the company fired the whistle-blower.
Turkish: Şirket sorunu giderme yerine ispiyoncuyu kovdu.
Blower ingilizcede ne demek, Blower nerede nasıl kullanılır?
Blower chopping machine : Taze veya kuru yem bitkilerini sabit veya tarlada hareket ederek biçip doğrayarak bir araca veya depoya püskürten makine, turbo saman makinesi. Üfleyici doğrama makinesi.
Bubble blower : Baloncuk makinesi. Köpük balon aleti.
Fan blower : Hamlaç. Üfleç.
Glass blower : Bir boru aracılığı ile ısıtılmış cam kitlesine hava üfleyerek cam eşya yapan zanaatkar veya usta. Cam yapımcısı. Şişe yapımcısı.
I would like a bubble blower : Baloncuk makinesi rica ediyorum.
Glassblower : Cam yapımcısı. Üfleyerek cam ve şişe yapan kimse. Cam üfleyici. Erimiş cam içine hava üfleyerek cam eşya üreten kimse.
Whistle blower : İspiyoncu. Başka birinin yasa dışı veya gayri ahlaki hareketini açıklayan kimse. Gammaz. Muhbir.
Safe blower : Kasa hırsızı.
Safeblower : Kasa hırsızı.
Hornblower : Boru çalan kimse.
İngilizce Blower Türkçe anlamı, Blower eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blower ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aquatic mammal : Deniz memelisi. Suda yaşayan memeli.
Aerating : Havalandırmak. Hava vermek. Gaz doldurmak. Teneklendirme.
Hair drier : Saç kurutma makinesi. Saç kurutucu. Fön makinesi. Sıcak hava üfleyerek saçı kurutmak için kullanılan cihaz.
Air conditioning : Klima. Yapıda istenilen iklim koşullarını yaratan döşem. Teneklendirme. İklimlendirme. Bir yapının, konutun belli bir bölümünün, gereğinden çok soğuk ya da sıcak olması durumunda, ısının, özel gereçlerle, doğal ölçülere indirilmesi ya da çıkarılması. İklimleme. Isıdüzenleme. Klimatizasyon. Klima tesisatı.
Fanners : Üfleç.
Aspirations : Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Arzu. Aspirasyon. Can atma. Soluma. Soluklu okuma. Nefes alma. İştiyak. İstek.
Airings : Hava alma. Havalandırma işlemi. Ortaya dökme. Açık etme. Havalanma. Açığa vurma. Gezinti.
Ventilator : Havalandıran bir şey. Aspiratör. Ventilatör. Solunum anestezi sırasında istenilen sıklıkta sürdürülmesini sağlayan cihaz, ventilatör. Kontrollü solunum cihazı. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Havalandırma aygıtı. Fırıldak. Yelletke.
Centrifugal fan : Santrifüj vantilatör. Özekkaç yelvuran. Merkezkaç vantilatör. Havayı merkezkaç kuvvetle emerek yollayan aygıt. Merkezkaç fan. Santrifüj vantilatörü. Merkezkaç üfleç. Radyal lan.
Blower synonyms : order cetacea, blow drier, hand blower, cetacean mammal, blowers, whale, breather, bellows, extraction fan, dial phone, fone, aspiration, aeration, blow dryer, bellowing, bellowed, pod, air exhauster, aerations, folding hood, bellow, airing, the horn, fluke, device, cetacea, breathers, fanner, exhauster, windbag, jetway, windbags, telephony.
Blower ingilizce tanımı, definition of Blower
Blower kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, blows.

Bu kısımda Blower kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blower ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blower anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blower ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.