Vented türkçesi Vented nedir

Vented ile ilgili cümleler

English: A heavy rain prevented me from going.
Turkish: Şiddetli yağmur gidişimi engelledi.

English: A new kind of bullet had been invented.
Turkish: Yeni tür bir mermi icat edilmişti.

English: A typhoon prevented us from going on our trip to Okinawa.
Turkish: Bir tayfun Okinawa'ya gitme yolculuğumuzu engelledi.

English: A storm prevented the plane from taking off.
Turkish: Bir fırtına uçağın kalkmasını engelledi.

English: A sudden illness prevented him from going there.
Turkish: Ani bir hastalık oraya gitmesini engelledi.

Vented ingilizcede ne demek, Vented nerede nasıl kullanılır?

Circumvented : Önlemek. Çevresini sarmak. Yan çizmek. Atlatmak. Kurtulmak. Tuzağa düşürmek. Yenmek. Alt etmek. Bozmak. Yana kaçmak.

Invented : Uydurmasyon. Bulgucunun ortaya koyduğu ve yeniliği olan sonuç. Uydurma. İcat edilmiş. İcat edilen. Bulgulanmış şey. Uyduruk.

Prevented : Önden gitmek. Önüne geçmek. Önlenen. Menetmek. Engel olmak. Önlenmiş. Yol göstermek. Önlemek.

Reinvented : Yeniden icat etmek. Yeniden şekil vermek. Yeniden oluşturmak. Yeniden keşfetmek.

Unvented : Havalandırılmamış. Havalandırmasız. Havasız. Vantilatörsüz.

 

Venters : Karın. Batın. Ana rahmi. Venter. Çıkıntı. Karın boşluğu.

Circumventer : Dolambaçlı yollara sapan kimse. Yan çizen kimse. Gerçeklerden kaçan kimse. Atlatan kimse. By-pass yapan kimse. Çember içine alan kimse. Çevreleyen kimse. Kuşatan kimse.

Inventer : Geliştirici. Bir şey yaratan kimse. Yaratıcı kimse. Tasarımcı. Mucit.

Biventer : İki karınlı. Çift karınlı. Biventer. İki karnı olan.

Overwind preventer : Evit-molet. Aşırı sarımönler.

İngilizce Vented Türkçe anlamı, Vented eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vented ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ventilate : İfade etmek. Hava vermek. Açıkça tartışmak. Taze hava vermek. Oksijen vermek. Belirtmek.

Blanks : Silmek. Boş olanlar. Boşluklar. Sayıyı önlemek (spor terimi).

Blabbed : Geveze. Boşboğaz. Çenesi düşük. Boşboğazlık etmek. İspiyonlamak. Gevezelik etmek. Boşboğazlılık. Ağzından kaçırmak. Sır vermek.

Blanked : Silmek. Sayıyı önlemek (spor terimi).

Manifesting : Açığa çıkmak. Belirtmek. Göstermek. Ortaya koymak. Açıkça göstermek. İspat etmek. Manifesto. Beyan etmek. Dışarı vurmak.

Blabs : Boşboğazlık etmek. Boşboğaz. Çenesi düşük. Sır vermek. Geveze. Boşboğazlılık. Gevezelik etmek. İspiyonlamak. Ağzından kaçırmak.

Aired : Açılmak. Havadar. Kurutmak. Ortaya dökmek. Güneşe sermek. Söylemek.

Blank : Feshetmek. Açık yer. Silmek. Boşluk. Sövmek. Boş yer. Sayıyı önlemek (spor terimi). Boş kağıt.

Bare : Açık. Açmak. Gözle görülür hale getirmek. Yalın. Süssüz. Soymak. Açığa çıkartmak. Açılmak.

 

Holing : Kazmak. Kapanmak. Deliğe sokmak. Deliğe girmek. Yuvasına girmek. Delmek. Köşesine çekilmek.

Vented synonyms : evinced, broaches, ventilated, burrowing, cast offs, air condition, air, arguing, aeration, take an airing, call forth, blanker, vents, come clean, disclose, cast off, betraying, argue, funnelled, disclosed, blankest, hole, vent, divulge, aerates, manifest, bore a hole in, bared, venting, drills, discloses, bruit about, betray.

Vented zıt anlamlı kelimeler, Vented kelime anlamı

Unventilated : Temiz havsı olmayan. Havalandırmasız. Bir şey için ifade edilmemiş. Havalandırılmamış. Vantilatörsüz. Temiz havasız. Havasız.