Temiz su nedir, Temiz su ne demek

Temiz su; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Enteral ve göz ürünleri dışında, diğer ilaçların hazırlanmasında kullanılan 10 ppm’den fazla katı madde içermeyen ve pH’sı 5-7 arasında olan su, damıtık su, demineralize su.

Temiz su ile ilgili Cümleler

  • Temiz su, balıkları beslemez.
  • Havuz temiz su dolu.
  • Balık temiz sudadır.
  • Bizim temiz havaya ihtiyacımız olduğu gibi, balıkların da temiz suya ihtiyacı var.
  • Afrika'daki birçok insanın temiz suya ulaşımı yoktur.

Temiz su kısaca anlamı, tanımı

Temi : Bitki, ağaç, meyve kümesi

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

Temiz : Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.

Temiz su döşemi : Yapıda temiz suyu kullanma yerlerine ileten boru ağı.

 

Demineralize su : Saf su.

Hazırlanma : Hazırlanmak işi.

Damıtık : Damıtma yoluyla, damıtılarak elde edilmiş olan.

Enteral : Bağırsakla ilgili, bağırsak içinde, bağırsak yoluyla.

İçerme : İçermek işi, tazammun, ihtiva.

Enter : Bir çeşit maymun. Elbise. Elbise, entari.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Fazla : Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade. Artmış olan, ihtiyaçtan fazla olan. Daha çok, aşkın. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak. Gereksiz, yersiz bir biçimde.

Hazır : Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş. Fırsattan yararlanarak. Bir işi yapmak için gereken her şey tamamlanmış olarak. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Demin : Az önce, demincek, deminden.

Ente : Yenge. Topraktan yapılmış sapsız çömlek.

Demi : Yemeni, yazma, başörtüsü, tülbent. Susuz, kıraç tarla. Dizlik, iç donu. Değil mi anlamında.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Katı : Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.

İçer : Oda, oturma odası.

Diğer dillerde Temiz su anlamı nedir?

İngilizce'de Temiz su ne demek ? : pure water