Polemic türkçesi Polemic nedir

Polemic ile ilgili cümleler

English: My father's little library consisted chiefly of books on polemic divinity, most of which I read.
Turkish: Babamın küçük kütüphanesi çoğu polemik tanrılığı içeren kitaplardan oluşuyordu, onların çoğunu okudum. esas oluşuyordu.

English: He didn't engage in petty polemics.
Turkish: Ucuz polemik yapmadı.

Polemic ingilizcede ne demek, Polemic nerede nasıl kullanılır?

Polemical : Polemikçi. Tartışmalı.

Polemicist : Tartışmayı seven. Polemikçi.

Polemicists : Polemikçi. Tartışmayı seven.

Polemics : Tartışma sanatı. Fikir savaşı. İnanç tartışması. Polemik.

Polemonium : Kedi otu.

Pole arm : Kutup kolu.

Pole star : Demirkazık (astronomi terimi). Yol gösterici. Demirkazık. Küçükayı'nın a yıldızı. Ucay yıldızı (astronomi terimi). Öncü. Önder. Kutupyıldızı. Kutup yıldızı.

Pole cell : Kutup hücresi. Mayoz bölünmesi sırasında yumurta hücresinin yanında oluşan ve sonra körelen hücreler. halkalı solucanların ya da yumuşakçaların embriyolarında olduğu gibi küçük hücrelerden tomurcuklanan büyük hücre. böcek embriyolarının çok erken safhasında kuyruk ucundan farklılaşan ve bunlardan eşey hücrelerinin geliştiği büyük hücreler.

 

Double pole switch : Çift kutuplu elektrik düğmesi. Çift kutuplu şalter. Kontaklı şalter.

Pole of rotation : Bircismin dönmeeksenin cismi deldiği iki noktadan her biri. Dönme kutbu.

İngilizce Polemic Türkçe anlamı, Polemic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Polemic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Explosive : Şiddetli tartışmalara yol açabilen (konu). Tehlikeli ve zehirli maddeler. Patlamaya hazır. Patlayıcı. Parlayıcı. İş hakları tüzüğüne göre elyaf tozları, toz, duman, gaz, sis, buharlar gibi terimlere ayrılan ve bu terimlerde gerekli açıklamaları yapılan parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli ve zehirli maddeler. Çileden çıkaran. Kimya, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Hakkında şiddetli tartışmalar yapılan (konu).

Arguing : İtiraz etmek. Münakaşa etmek. Tartışmak. Görüşmek. Birbirine aykırı düşünce, görüş ve tutumların karşılıklı savunulması. İddia etmek. Karşı gelmek. Savunmak. İspatı olmak.

Contentions : Müsabaka. Çekişme. Rekabet. Uyuşamama. Yarışma. Tartışma konusu. Münakaşa. İhtilaf. Kavga. Sav.

Eristic : Didişim.

Jousts : Polemiğe girmek. Gazetedeki yazıları ile atışmak. Mızrak dövüşü. Mızrak dövüşü yapmak. Atlı mızrak dövüşü. Atlı mızrak dövüşü yapmak. Joust.

Altercations : Atışma. Anlaşmazlık. Ağız kavgası. Kavga. Münakaşa.

Broils : Kızartmak. Gürültü. Izgara. Pişmek. Kargaşa. Kavga. Yanmak. Izgarada kızartmak. Kavrulmak.

Moots : Tartışmak. Ortaya atmak (bir meseleyi). Yasal yetkiye sahip idare meclisi. İhtilaf konusu. Tartışılabilir. Münazara. Öne sürmek (bir fikri).

 

Author : Yazar. Gazete ve dergilere yazılar yazan ya da ortaya bir kitap koyan kimse. Bir kitabın yazılmasından ya da derlenmesinden sorumlu olan özel ya da tüzel kişi.

Polemicist : Tartışmayı seven. Polemikçi.

Polemic synonyms : polemist, confronting, battle of wits, polemical, contention, arguments, conflictual, jousted, contradictive, in dispute, equivocal, mooted, clouded, joust, argumentation, broil, controvertible, polemics, controversial, contestation, bust up, debated, altercation, bickerings, moot, batable, argument, contentious, eristics, disputable, argle bargle, in contention, litigious.

Polemic zıt anlamlı kelimeler, Polemic kelime anlamı

Uncontroversial : Tartışmasız. Tartışma götürmez.

Polemic ingilizce tanımı, definition of Polemic

Polemic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a polemic discourse or essay. Disputative. One who writes in support of one opinion, doctrine, or system, in opposition to another. Of or pertaining to controversy. Controversial. A disputant. One skilled in polemics. A controversialist. Maintaining, or involving, controversy. Polemic theology.