Hydrogen türkçesi Hydrogen nedir
Hydrogen ile ilgili cümleler
English: A water molecule has two hydrogen atoms and one oxygen atom.
Turkish: Bir su molekülünün iki hidrojen atomu ve bir oksijen atomu vardır.
English: Oxygen reacts with hydrogen to make water.
Turkish: Oksijen su yapmak için hidrojenle tepkir.
English: An hydrogen atom only has one proton and one electron.
Turkish: Bir hidrojen atomunun yalnızca bir proton ve bir elektronu vardır.
English: The nucleus of a hydrogen atom consists of a single proton. Around this proton orbits a single electron.
Turkish: Bir hidrojen atomu çekirdeği tek bir protondan oluşur. Bu protonun etrafında tek bir elektron döner.
English: A water molecule is composed by three atoms: two hydrogen and one oxygen.
Turkish: Bir su molekülü üç atomdan oluşur: iki hidrojen ve bir oksijen.
Hydrogen ingilizcede ne demek, Hydrogen nerede nasıl kullanılır?
Hydrogen acceptor : Hidrojen alıcı.
Hydrogen atmosphere : Hidrojen atmosferi.
Hydrogen band : Hidrojen bağı. Oksijen veya azot gibi bir elektronegatif atom ve bir hidrojen atomu arasındaki zayıf bir elektrostatik çekimle oluşan bağ.
Hydrogen bomb : İki döteryum atomunun üç ayrı bireşim tepkimesinden oluşarak güçlü patlama sağlayan bomba. Hidrojen bombası.
Hydrogen bond : Hidrojen bağlantısı. Genellikle oksijen ve azot gibi negatif elektrik yüklü atomlarla diğer bir negatif yüklü atomlara kovalent olarak bağlanmış hidrojen atomları arasında oluşan ve koparılması için 4-5 kcal/mol enerji gereken kimyasal bağ. Herhangi bir atomun, hidrojen atomu ile elektron ortaklaşması yaparak oluşturdukları görece güçsüz bağ. Hidrojen bağı. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Hydrogen electrode : Hidrojen elektrotu.
Hydrogen embrittlement : Hidrojen gevretmesi. Hidrojen kırılganlığı. Hidrojen gevrekleştirmesi.
Hydrogen cycle : Hidrojen çevrimi. İçinde, ağır hidrojen çekirdeklerinin kaynaşması sonucu, he-4 çekirdeğinin oluştuğu ısıl nükleer tepkime zinciri.
Hydrogen bonds : Hidrojen bağları. Genellikle oksijen ve azot gibi negatif elektrik yüklü atomlarla diğer bir negatif yüklü atomlara kovalent olarak bağlanmış hidrojen atomları arasında oluşan bağlar. Hidrojen bağı. Hidrojen bağlantısı.
Hydrogen oxide : Hidrojen oksit.
İngilizce Hydrogen Türkçe anlamı, Hydrogen eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hydrogen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Water : Yaşarmak. Göz sulanmak. Hafifletmek. Islatmak. Sulandırmak. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Ağız sulanmak. Su. Suluboya.
Element : Element. Bir parça. Küçük bir miktar. Bir bileşiğin yapı taşları ya da bir örüntüyü oluşturan bileşenlerden her biri. Bir halkbilim olay ya da ürününün en küçük birimi, bk. örge, anakonu, örge tümgesi, örnek. Atmosferik güçler. Faktör. Amil. Bir dalgalığı oluşturan parçalardan her biri. Cüz.
Chemical element : Kimyasal element. Bütün özdeciklerin, kimyasal bileşiklerin yapıtaşı olan değişik öğecik türlerinden biri; tek bir öğecik türünden oluşan özdek. Kimyasal öğe. Kimyasal öge. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kimyasal bileşiklerin esas yapı taşları.
H : Hidrojenin simgesi. İngiliz alfabesinin sekizinci harfi honor. Eroin. Renksiz kokusuz gaz (bilinen elementlerin en hafifi). Henrinin simgesi.
Bomb : Başarısızlığa uğramak. Bombardıman etmek. Bomba. Fiyasko. Atom bombası. Külçe halinde magmadan koparılıp püskürme ile fırlatılan ve havada döne döne yuvarlak, elipsi biçimini almış lav parçası. Başarısızlık. Fiyasko ile sonuçlanmak. Bomba atmak.
Bombard : Gülle yağdırmak. Sıkıştırmak. Topa tutmak. Dövmek. Bombalamak. Bombardıman yapmak. Yağmuruna tutmak. Bombardıman etmek. Üzerine varmak. Soru yağmuruna tutmak.
Gas : Havagazı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Hava civa. Eğlenceli şey. Bir özdeğin moleküllerinin özgürce ötelenme devinimi yapabildikleri, sınır yüzeyi olmayan evre. Uçun. Özdecikleri ya da öğecikleri erkince devinebilen ve bulunduğu oylumu tam olarak dolduran özdek halleri. Matrak şey. Laklak etmek. Gaz pedalı.
Tritium : Trityum. Atom numarası 1, atom ağırlığı 3,0171 olan hidrojen izotopu (t). Atom ağırlığı üç olan hidrojen izotopu (kimya).
Hydrogen synonyms : h2o, atomic number 1, hydrogens.
Hydrogen ingilizce tanımı, definition of Hydrogen
Hydrogen kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A gaseous element, colorless, tasteless, and odorless, the lightest known substance, being fourteen and a half times lighter than air (hence its use in filling balloons), and over eleven thousand times lighter than water. It is very abundant, being an ingredient of water and of many other substances, especially those of animal or vegetable origin. It may by produced in many ways, but is chiefly obtained by the action of acids (as sulphuric) on metals, as zinc, iron, etc. It is very inflammable, and is an ingredient of coal gas and water gas. It is standard of chemical equivalents or combining weights, and also of valence, being the typical monad. Symbol H. Atomic weight.

Bu kısımda Hydrogen kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hydrogen ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hydrogen anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hydrogen ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.