Warmer türkçesi Warmer nedir

Warmer ile ilgili cümleler

English: I'd like to live in a warmer climate.
Turkish: Ben daha sıcak bir iklimde yaşamak istiyorum.

English: It is getting warmer day by day.
Turkish: Hava günden güne ısınıyor.

English: "Soon it will get colder," said Mother Bat. "We will fly south where it is warmer and stay there all winter. This is what it means to migrate. We will travel to a cave where we will meet other bats. This is a wonderful time for us."
Turkish: "Yakında soğuk olacak." dedi anne yarasa. "Daha ılık bir yere uçacağız ve bütün kış orada kalacağız. Göçün anlamı budur. Diğer yarasalarla buluşacağımız mağaraya yolculuk edeceğiz. Bu bizim için harika bir zaman."

English: According to scientists, the atmosphere is getting warmer year after year.
Turkish: Bilimcilere göre atmosfer yıldan yıla gittikçe daha fazla ısınıyor.

English: It is becoming warmer day by day.
Turkish: Günden güne hava gittikçe ısınıyor.

Warmer ingilizcede ne demek, Warmer nerede nasıl kullanılır?

Become warmer : Isınmak.

Bench warmer : Bank ısıtan. Devamlı surette spor müsabakalarına katılmayan veya katılmasına izin verilmeyen spor takımı oyuncusu. Sıra ısıtan. Yedek oyuncu.

Foot warmer : Ayak ısıtıcısı.

 

Get warmer : Yaklaşmak. Isınmak. Gerçeğe yaklaşmak.

Warmers : Isıtıcı.

Warmed his chair : Koltuğunu ısıttı. Hiçbir faaliyette bulunmadan oturdu. Boşa zaman geçirdi.

Warmed swimming pool : Isıtılmış yüzme havuzu. Kış sezonu boyunca suyu sıcak tutan özel bir ısıtıcısı olan havuz. Ilık yüzme havuzu. Sıcak yüzme havuzu.

Leg warmers : Bacağın alt kısmına giyilen ayaksız kalın çoraplar (dans ederken ısıtmak amacıyla ortaya çıkmışlardır). Tozluk. Tozluklar.

Shelfwarmer : Sürümü olmayan mal. Satılmayan mal.

Warmed : Isıtılmış. Isınmış.

İngilizce Warmer Türkçe anlamı, Warmer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Warmer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gas heater : Şofben. Gaz su ısıtıcısı. Gaz ısıtıcısı. Gazlı ısıtıcı. Gaz ile sıcak su hazırlayan aygıt. Gaz sobası.

Water heater : Sıcak kullanma suyunu ısıtan aygıt. Su ısıtıcısı. Termosifon. Su ısıtıcı. Saat ayarlı termostat. Şofben.

Calefactive : Isıtan. Isı ileten. Sıcaklık sağlayan.

Bathed : Banyo suyu. Yıkanma. Yıkanmak. Banyo. Banyo odası. Yıkamak. Banyo yapmak. Banyo yaptırmak. Küvet.

Calefacient : Yakıcı ilaç. Sıcaklık veren. Isıtıcı ilaç. Sıcaklık yapan. Isıtan. Sıcaklık yapan şey.

Oil heater : Yağ ısıtıcısı.

Heaters : Tabanca. Şofben. Kalorifer.

Device : Hile. Bilgi üretmek üzere seçilen yordamların öngördüğü işlemleri yerine getirmeye yarayan kullanak ya da olanak. Nişan. Plan. Nisan. Makine. Arma. Aparat. Resim. Alıcıyı satış konusuna yaklaştıracak, onda ilgi uyandıracak nitelikteki sözler.

Deicer : Buzsuzlaştıran. Buz giderici. Buz önleyici. Buzunu çözen. Buz kırıcı. Buz çözücü.

 

Stinger : Kırıcı söz. Diken. Isırgan otu. Akrep iğnesi. İğne (akrep vb.). İçe oturan söz. Arı iğnesi. İncitici davranış. Uçaksavar roketatar. Sokan hayvan.

Warmer synonyms : kerosine heater, heating pad, oilstove, hot water tank, demister, hot pad, hot water heater, cosies, cordials, radiator, brasier, cozy, calefactor, cozies, brazier, kerosene heater, heater, calorifics, cosy, hotter, space heater, calefactory, friendly, bath, cordial, defroster, coziest, heating, friendlier, solar heater, bathes, friendliest, ardent.

Warmer ingilizce tanımı, definition of Warmer

Warmer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, warms.