Was taken in türkçesi Was taken in nedir

  • Kanıldı.
  • Aldanıldı.
  • Söylediklerine inanıldı.

Was taken in ile ilgili cümleler

English: This photo was taken in Boston three years ago.
Turkish: Bu fotoğraf üç yıl önce Boston'da çekildi.

English: The first photo of Earth from space was taken in 1946.
Turkish: Dünya'nın uzaydan görünüşünün ilk fotoğrafı 1946'da çekildi.

English: That photo was taken in my childhood.
Turkish: O fotoğraf benim çocukluğumda çekildi.

English: The old man was taken in by a salesman.
Turkish: Yaşlı adam satıcı tarafından dolandırıldı.

English: That picture was taken in Boston.
Turkish: O resim Boston'da çekildi.

Was taken in ingilizcede ne demek, Was taken in nerede nasıl kullanılır?

Was : Durmak. Anlamına gelmek. -di. -dı. Olmak. Mal olmak. Var olmak. Bulunmak. Tutmak (para).

Taken : Alınmış. Tutulmuş.

In : Gelmiş olan. İktidardaki. De. İçeri. İçeriye. Olarak. İçeri doğru yönelen. İç. Dahili. Mevsimi gelmiş.

Was taken into account : Hesap edilirken sayıldı. Hesaba katıldı.

Was taken into custody : Tutuklandı. Nezarethaneye alındı. Göz altında alındı. Geçici olarak tutukevine konuldu.

Was taken out of the mothballs : Ortaya çıkarıldı. Canlandırıldı. Naftalin arasından çıkarıldı. Hatırlandı. Depodan çıkarıldı. Yeniden doğdu.

 

Was taken ill : Hasta hissetti. Hastalandı. Hasta oldu. Hasta düştü.

Was taken out of context : Belirtilen asıl durumun dışına çıkarıldı. Bağlam dışında bırakıldı. Kapsam dışına çıkarıldı. Saptırıldı. Gerçek anlamından çarptırıldı.

Was taken captive : Cezaevine gönderildi. Tutsak alındı. Esir alındı. Hapishaneye atıldı.

Be taken in : Kandırılmak. Aldanmak. Tongaya basmak. Katakulliye gelmek. Keleğe gelmek. Aldatılmak. Dolaba girmek. Katakulliye getirilmek.