Taken türkçesi Taken nedir

Taken ile ilgili cümleler

English: "It must bother you to have taken a bad master." "I'm stupid too. So, it's all right."
Turkish: "Kötü bir öğretmene sahip olmak sizi rahatsız ediyor olmalı." "Ben de aptalım. Öyleyse, tamam. "

English: After this, Miki was taken to the hospital.
Turkish: Bundan sonra, Miki hastaneye götürüldü.

English: After you have taken a rest, you must carry on your study.
Turkish: Dinlendikten sonra çalışmana devam etmelisin.

English: Ali compared a picture taken of Mary three years ago with one that had been taken recently.
Turkish: Ali Mary ile ilgili üç yil önce çekilmiş bir resim ile son zamanlarda çekilmiş bir bir resmi karşılaştırdı.

English: Alcohol has taken over your life.
Turkish: Alkol, senin yaşamını ele geçirdi.

Taken ingilizcede ne demek, Taken nerede nasıl kullanılır?

Taken a bath : Yıkanmak. Banyo yapmak.

Taken a chance on : Şans tanımak. Riskli bile olsa birşeyi denemek.

Taken a look at : Göz atmak. Bakmak. Göz geçirmek. Bir bakmak. Bir göz atmak.

Taken a picture : Fotoğraf çekmek.

Taken a seat : Oturmak.

Taken aback : Şaşkın. Şaşırmış. Afallamış. Kafası karışmış.

Taken care of : Muhafaza etmek. Dikkat etmek. İlgilenmek. Özen göstermek.

Taken back : Geri almak. Eskiye götürmek. Geçmişe götürmek. Sözünü geri almak. Geri götürmek. Eskileri düşündürmek. Eskiyi hatırlatmak.

 

Taken out : Çıkarılan.

Taken a vow : Adak adamak.

İngilizce Taken Türkçe anlamı, Taken eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Taken ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affected : Etkilenmiş. Yapmacıklı. Sarsılmış. Üzülmüş. Yakalanmış (medikal tıp terimi). Sahte. Düşkün. Taklitçi. Yapmacık. Edalı.

Bated : Sınırlanmış. Kesilmiş (nefes).

Miffed : Keyfini kaçırmak. Bozulmuş. Üzgün. Sinirlenmiş. Rahatsız olmuş. Küstürmek. Bozum olmuş. Kırılmış. Keyfi kaçmış.

Kept : Tutmak. Alıkoymak. Sürdürmek. Konumunda tutulan. Gözkulak olmak. Durmak. Kutlamak. Kalmak. Sağlamak. Devam ettirmek.

Reserved : Yedek. İçine kapanık. Ayrılmış. Ağzı kapalı. Çekingen. Saklı. Rezerve. Rezerve edilmiş. Sessiz.

Smitten with : Yakalanmış. Vurulmuş. Vurgun yemiş.

Retrieved : Kurtarmak. Kavuşmak. Avı bulup getirmek (köpek). Telafi etmek. Yeniden kazanılmış. Geri almak.

Imported : İthal edilmiş. İthal. Alınan. İthal edilmiş yapılmış.

Excerpted : Alıntı yapmak. Seçme parça almak. Çıkartılmış. Büyük bir eserden alınmış. Kopyası alınmış. Seçilmiş.

Restrained : Ölçülü. Dar (tiyatro terimi). Sade. Sakin. Ilımlı. İhtiyatlı. Kendine hakim. Kontrollü. İtidalli.

Taken synonyms : interpreted, in love, afflicted with, bought, enamored, inhibited, skimmed, entrapped, smitten, impounded, afflicted, resentful, understood, engaged, hired, lovestruck.

Taken zıt anlamlı kelimeler, Taken kelime anlamı

Unaffected : Tabii. İçten. Yapmacıksız. Değişmemiş. Doğal. Etkisiz. Bozulmamış. Etkilenmemiş.

Taken antonyms : ununderstood.