Wavelength türkçesi Wavelength nedir

  • Dalgaboyu.
  • Bir dalganın eşit evreli ardışık noktaları arasındaki uzaklık.
  • Dalganın ardı ardına iki eş evreli noktası arasındaki uzaklık.
  • Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Dalga uzunluğu.
  • Dalganın ardışık iki eş evreli noktası arasında kaynaktan çapsal olarak ölçülen uzaklık.
  • Devirsel bir dalganın yayılma doğrultusunda, salınımı aynı evrede olan ve birbirini izleyen iki noktası arasındaki uzaklık.
  • Bir dalganın eşit evreli noktaları arasındaki uzunluk. (dalga uzunluğu, dalga deviniminin hızının, yinelenimine bölünmesiyle bulunur. buna göre, dalga uzunluğu, yinelenimle ters orantılıdır: dalga uzunluğu arttıkça yinelenim azalır, yinelenim yükseldikçe dalga uzunluğu azalır). tv. bir elektromıknatıs dalganın birbirini izleyen iki uç noktasının metreyle belirtilen uzunluğu. bir verici dalgalığın ürettiği, birbirini izleyen iki elektromıknatıs dalga arasındaki uzunluk.
  • Dalga boyu.

Wavelength ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary were on the same wavelength.
Turkish: Ali ve Mary aynı tarzdalar.

English: Ali and Mary are on the same wavelength.
Turkish: Ali ve Mary aynı frekanstalar.

English: There are wavelengths of light that the human eye cannot perceive.
Turkish: insan gözünün algılayamadığı ışık dalgaboyları vardır.

 

Wavelength ingilizcede ne demek, Wavelength nerede nasıl kullanılır?

Wavelength division multiplexing : Dalga boyu bölmeli çoğullama.

Dense wavelength division multiplex : Yoğun dalga boylu bölmeli çoklama. Fiber optik aracılı ışık dalgalarıyla veri aktarma teknolojisi (her sinyal kendi dalga boyunda gönderilir - tek fiber optikten 80'e kadar kanal gönderilebilir).

Be on the same wavelength : Aynı kafadan olmak. Aynı düşüncelere sahip olmak. Aynı kafada olmak. Aynı frekansta olmak. Frekansları uyuşmak. Biriyle kafaları uyuşmak. Aynı telden çalmak.

Be on the wavelength : Aynı kafada olmak. Aynı görüşte olmak.

Complementary wavelength : Renkli bir ışığa uygun oranda karıştırılınca, belirli renksiz ışığı veren tayfsal ışınımın dalga boyu. Tümler dalga boyu.

Dominant wavelength : Hakim dalga boyu. Baskın dalga boyu. Hakım dalga boyu.

Effective wavelength : Etkin dalga boyu.

Cutoff wavelength : Kesim dalgaboyu.

Compton wavelength : Compton dalga boyu.

Electron wavelength : Devinirliği p olan bir eksiciğin de broglie dalga boyu : (...) = h/p. Eksicik dalga boyu. Elektron dalga boyu. Elektron dalgaboyu.

İngilizce Wavelength Türkçe anlamı, Wavelength eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wavelength ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distance : Uzakta tutmak. Geçmek. Geride bırakmak. Süre. Toplu cimnastiklerde, biri birinin ardı sıra durarak dizilenleri ayıran derinliğine açıklık. Uzağa koymak. Jimnastik, eskrim alanlarında kullanılır. Ara. Uzaklık. Perspektif.

Wave length : Dalga süresi.

 

Wave number : Bir dalganın birim uzunluk içine sığan dalga boyu sayısı. Dalga sayısı. (fizik) dalga numarası. Dalga numarası. Bir santimetre uzaklıktaki belirli bir dalga boyunda yer alan radyant enerjideki dalga sayısı (dalga boyunun tersi).

Orientation : Yönlenim. Belli bir yöne yöneltme. Bir bilim dalında temel yöntem ve yaklaşım bakımından beliren ana ayrımlardan her biri. Yön. Bir çevreye uyum sağlama. Bireyin, karşılaştığı karışık ve sorunlu durumlarda kendi yönünü, tutumunu belirlemesi. bir kimsenin türlü ilişkiler içinde yer ve zamanı seçme, koşulları değerlendirme konusunda bilinçli olarak davranması. Yönelme. Bir alanın etkisiyle, özdecik ya da yöneylerin belirli bir yöne doğru dizilmesi. Uyum sağlama. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır.

Wave lengh : Yan yana iki dalga sırtı arasında kalan ve uzunluğu yerine göre birkaç metreden birkaç yüz metreye kadar ulaşabilen yatay uzaklık.

Wavelength synonyms : wavelengths.