Western türkçesi Western nedir

  • Batı.
  • Garp.
  • Batı dili.
  • Batıya ait.
  • Batısal.
  • New york eyaletinde yerleşim yeri.
  • Kovboy romanı.
  • Batı ile ilgili.
  • Batıcı.
  • Kovboy filmi.
  • Batılı.

Western ile ilgili cümleler

English: A few days after new moon, we see a thin crescent in the western evening sky. The crescent Moon waxes, or appears to grow fatter, each night.
Turkish: Yeni aydan sonra birkaç gün batı akşamı gökyüzünde ince bir hilal görürüz.Hilal ay her gece gittikçe büyür ya da şişmanlıyor gibi görünür.

English: All quiet on the western front
Turkish: Batı cephesinde yeni bir şey yok.

English: A terrible battle took place at Kasserine in western Tunisia.
Turkish: Batı Tunus'ta Kasserine'de korkunç bir savaş gerçekleşti.

English: Ali doesn't understand the environmental impacts associated with a Western lifestyle.
Turkish: Ali Batılı yaşam tarzı ile ilgili çevresel etkileri anlamıyor.

English: Even three centuries ago, most Western Europeans still used their fingers.
Turkish: Üç yüzyıl önce bile, Batı Avrupalıların çoğu hâlâ kendi muhbirlerini kullanıyorlardı.

Western ingilizcede ne demek, Western nerede nasıl kullanılır?

Western australia : Batı avustralya. Avustralya kıtasının batı kısmı. Avustralya'da eyalet.

Western bloc : Batı grubu. Batı bloğu. Birleşik devletler ve batı avrupa ülkelerinden oluşan ülkeler grubu.

 

Western blot : İmmünoblotlama. Vestern blot.

Western blot analyses : Western blot analizi. Proteinler poliakrilamid jel üzerinde elektroforeze tabi tutularak moleküler büyüklüklerine göre ayrılan, daha sonra nitroselüloz zara aktarılan, özgül antikorla örtülen ve sonra radyoizotop, floresan boya veya enzimle işaretli anti-immünoglobülin kullanılarak görünür duruma getirilen protein antijenlerini tanımlayabilmek ve ayırt etmek için kullanılan bir teknik. Protein antijenleri tanımlayabilmek ve ayırt etmek için özgül antikorla örtülen ve sonra radyoizotop, floresan boya veya enzimle işaretli anti-immünoglobulin kullanılarak gerçekleştirilen elektroforez tekniği.

Western carmel : Batı cramel. Hayfa (israil) şehri içerisinde mahalle.

Western oregon university : Batı oregon üniversitesi. Wou. Monmouth oregon'da (abd) bulunan devlet üniversitesi.

Western pastimes : Kovboy oyunu. Takım olarak, değişik canlı hedeflere zarar vermeden kurşun ya da bıçakla siluetleri çıkarma gösterisi.

Western civilization : Batı medeniyeti. Roma'da kurulan kültürün gelişmesi. Batı uygarlığı. Batı avrupa ve kuzey amerika'nın yaşam tarzı.

Western lifestyle : Avrupa ve kuzey amerika ülkelerinin modern yaşam tarzı. Batılı yaşam tarzı.

Western countries : Batılı devletler. Batı ülkeleri.

İngilizce Western Türkçe anlamı, Western eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Western ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Northwestern : Kuzeybatıdan gelen. Kuzeybatıyla ilgili. Kuzeybatıdan esen. Kuzeybatıda olan. Kuzeybatı.

 

Occidents : Magrib.

Westerners : Garplı. Batı amerikalı.

Southwestern : Güneybatılı. Güneybatı. Güneybatıdaki. Güneybatı ile ilgili.

Stinging : İncitici. Sokma. Isıran. Acıtan. Sokan. Kaşındırıcı. Kırıcı. Hariç. Kaşındıran.

Westerner : Batı amerikalı. Garplı.

Wests : Batıya. Batıya doğru. Batısında. Batıdaki. Batı ülkeleri. Batıda.

Lagan : Gemi enkazı. Batık.

West central : W.c. Wc (ortabatı). Londra'da bir posta dağıtım bölgesi.

Western synonyms : occident, western united states, the occident, occidental, horse opera, occidental language, hesperian, occidentals, the west, westerns, midwestern, west, west of.

Western zıt anlamlı kelimeler, Western kelime anlamı

Eastern : Şarki. Doğusal. Doğu. Doğuyla ilgili. Uzak doğu'nun bireysel savunma sanatları olan kung-fu (çin) ile karate'ye (japon) dayanan film çeşidi. hong kong, singapur, güney kore yapımevlerince çevrilen bu filmler, özellikle 1970'lerden başlayarak bütün dünyayı sardı. el ve ayağın bir silah olarak kullanılmasından kaynaklanan kung-fu ve karate filmlerinin belli başlı özellikleri şunlardır: çok devingen, başdöndürücü bir dizem; kırıcı, öldürücü, çoğu kez sadizme varan şiddet; öç alma olgusu çevresinde oluşan konu; birbirinden kesinlikle ayrılan iyiler ve kötüler; sinema hilelerinin bol bol kullanılması. Kung-fu filmi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Doğuda olan. Doğuya ilişkin. Doğuya ait.

Western ingilizce tanımı, definition of Western

Western kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to the west. As, the western shore of France. Being in that quarter where the sun sets. The western ocean. Situated in the west, or in the region nearly in the direction of west.