Western blot türkçesi Western blot nedir

Western blot ingilizcede ne demek, Western blot nerede nasıl kullanılır?

Western : Kovboy romanı. Batıya ait. Batıcı. Batısal. Batı dili. Batı ile ilgili. New york eyaletinde yerleşim yeri. Batı. Garp. Batılı.

Blot : Kirletmek. Kurutma kağıdı ile kurutmak. Lekelemek. Kurutma kağıdıyla kurutmak. Mürekkep lekesi yapmak. Lekelenmek. Karartmak. Leke. Karalamak. Kirlenmek.

Western blot analyses : Western blot analizi. Protein antijenleri tanımlayabilmek ve ayırt etmek için özgül antikorla örtülen ve sonra radyoizotop, floresan boya veya enzimle işaretli anti-immünoglobulin kullanılarak gerçekleştirilen elektroforez tekniği. Proteinler poliakrilamid jel üzerinde elektroforeze tabi tutularak moleküler büyüklüklerine göre ayrılan, daha sonra nitroselüloz zara aktarılan, özgül antikorla örtülen ve sonra radyoizotop, floresan boya veya enzimle işaretli anti-immünoglobülin kullanılarak görünür duruma getirilen protein antijenlerini tanımlayabilmek ve ayırt etmek için kullanılan bir teknik.

Western australia : Avustralya kıtasının batı kısmı. Batı avustralya. Avustralya'da eyalet.

Western bloc : Batı bloğu. Birleşik devletler ve batı avrupa ülkelerinden oluşan ülkeler grubu. Batı grubu.

 

Western carmel : Hayfa (israil) şehri içerisinde mahalle. Batı cramel.

İngilizce Western blot Türkçe anlamı, Western blot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Western blot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abdomen : Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Karın.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Immunoblotting : Bir karışımdaki protein miktarını inceleme yöntemi. Bir protein solüsyonunda aranan bir proteinin olup olmadığını ve varsa ne kadar olduğunu anlamak için uygulanan nicel bir yöntem. Elektriksel alanda jel üzerinde göç ettirilen ve fraksiyonlarına ayrılan proteinlerin bir katman üzerine aktarılarak işaretli antikorlar yardımıyla görünür duruma getirilmesi işlemi, immünoblot, vestern blot.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abattoir : Salhane. Mezbaha. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

 

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Western blot synonyms : immunoblot, a c syndrom, abdominal pain, abaxial, a clay, abamectin, a crochordon, abdominal palpation.