Wetting türkçesi Wetting nedir

Wetting ingilizcede ne demek, Wetting nerede nasıl kullanılır?

Wetting agent : Islatıcı.

Wetting angle : Islanma açısı. Islatma açısı.

Wetting water : Islatma suyu. Bazı maddelerin çeşitli amaçlarla işlenmesinde kullanıldıktan sonra değişik yöntemlerle ayrılan ve çozünmüş besin maddeleri içeren sıvı.

Corn wetting water : Mısır ıslatma suyu. Mısırdan nişasta elde edilmesi sırasında tanelerin ıslatılmasında kullanılan suyun süzülmesiyle elde edilen yan ürün. düşük sıcaklık derecesi ve basınç altında yoğunlaştırılmasıyla mezoferm adı verilen proteince zengin ürün elde edilir, mezoferm.

Fish wetting water : Balık ıslatma suyu. Balık hücre çözeltilerini ve işleme sırasında kullanılan su içeren, pişirilmiş balığın yağsız, sıvı durumundaki özütü.

Wettings : Islanma. Yasaklandırma. Nemlendirme. Islatma. Islatıcı.

Wettability : Islatılabilirlik. Islanabilirlik. Islanırlık.

Wettest : İçkinin serbest olduğu. İsteksiz. Nemli. Martavalcı. İçkili. En nemli. Yağmurlu. Yağışlı. Hatalı. Islak.

Wetters : Islaklaştıran. Yüzeyetkin özdek. Islatıcı. Yüzey aktif madde. Akışkanlaştırıcı kimyasal. Islatan (örneğin yatak ıslatan). Nemli. Daha nemli.

 

Wetter : Yüzeyetkin özdek. Daha nemli. Yüzey aktif madde. Islaklaştıran. Islatıcı. Nemli. Islatan (örneğin yatak ıslatan). Akışkanlaştırıcı kimyasal.

İngilizce Wetting Türkçe anlamı, Wetting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wetting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Soakage : Çektiği sıvı miktarı.

Wetters : Akışkanlaştırıcı kimyasal. Yüzey aktif madde. Nemli. Islatan (örneğin yatak ıslatan). Daha nemli. Islaklaştıran. Yüzeyetkin özdek.

Immersion : İmersiyon. Batma. Suya batırma. Batırılma. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. İmmersiyon. Bir katılımlı gözlemde gözlemcinin duruma ya da olaya, onu yaşayan bireylerden ayrılmayacak biçimde katılması ya da bir topluluk üyelerinin yaşamını paylaşması. Dalma. Bir gökcisminin başka bir gökcisminin gölgesine girmesi. Tamözdeşim.

Splashing : Sıçratma. Suya çarpmak. Sıçratmak. Yağmak. Cup diye düşmek. Sıçrantı. Sıçramak. Sıçrama. Sürmek (boya vb.). Serpiştirmek.

Duckings : Program sunucusunun mikrofon başında program sunarken söylediklerinin anlaşılması için arka planda üretilen sesi belli bir oranda kısması. Sunucunun mikrofon başında program sunarken söylediklerinin anlaşılması için arka planda üretilen sesi belli bir oranda kısması. Suya batma.

Soaking : Sıvıya batırma. Çok. Suda bekletme. Emdirme. Doyurma. Yedirmiş sıvı. Sırılsıklam. Sıvıya daldırma. Islatan.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Drenching : İlaç içirmek (hayvan). Batırmak. Sağanak. İçirmek. Islatmak. Sırılsıklam etmek. İyice ıslatmak. Her tarafını ıslatmak. Sıvıya batırmak.

 

Wetting synonyms : making water, passing water, wettings, reconstitution, sodding, submersion, a clay, drenches, urination, getting wet, waterings, souse, a crochordon, sousing, moistening, dousing, change of state, a dna, humectation, abdomen, dilutions, a c syndrom, splash, dilution, abaxial, micturition, ducking, dampening, soaking up, abdominal palpation, watering, abdominal pain, wetting agent.