Whiteface türkçesi Whiteface nedir

  • Beyaz yüzlü.

Whiteface ingilizcede ne demek, Whiteface nerede nasıl kullanılır?

Whitefish : Montana eyaletinde şehir. Beyaz balık (zooloji terimi). Beyaz balık. Alabalık.

Whitefishes : Montana eyaletinde şehir. Beyaz balık (zooloji terimi). Alabalık. Beyaz balık.

Whiteflies : Beyaz sinek. Hemiptera. Kabuklu bitlerle bağı olan bitki emen beyazımsı bir böcek. Ağız organelleri emmeye ve delmeye uyum sağlamış, kanatlı veya kanatsız, kene ve bitleri içine alan, heteroptera alt takımında bulunan cimicidae ve reduviidae aileleri oldukça büyük medikal öneme sahip böcek takımı. heteroptera, auchenorrhyncha, sternorrhyncha ve coleorrhyncha olmak üzere dört alt takımı bulunmaktadır.

Whitefly : Kabuklu bitlerle bağı olan bitki emen beyazımsı bir böcek. Beyaz sinek.

White adipose tissue : Hücrelerinin her birinde büyük bir yağ damlacığı bulunan, beyazdan koyu sarıya kadar rengi değişebilen, vücudun esas yağı olan bir yağ dokusu tipi. üniloküler doku, beyaz yağ. Beyaz yağ dokusu.

White backed woodpecker : Kuşlar (aves) sınıfının gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, ağaçkakangiller (picidae) familyasından, anadolu'nun kuzey taraflarında her mevsim görülen, genellikle ovalık ve tepelik yerlerdeki karışık ve yaprağını döken ormanlarda yaşayan, karınca ve teke böceklerinin larvaları ile beslenen, yerli bir tür. Aksırt ağaçkakan.

 

White as a ghost : Tamamen solgun. Ölü gibi solgun. Bembeyaz kesilmiş.

White anglo saxon protestant : Kuzey avrupa kökenli ve protestan kilisesi mensunu amerikalı (abd'de seçkin sınıf olarak kabul edilen). Beyaz anglo-sakson protestan. Wasp.

White antimony : Akantimuan.

White arsenic : Beyaz arsenik.

İngilizce Whiteface Türkçe anlamı, Whiteface eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whiteface ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buffoon : Maskara. Dalgacı. Şaklaban. Şakacı. Kaşmer. Muzip. Koymak. Soytarı. Palyaço.

Merry andrew : Soytarı. Palyaço. Şaklaban.

Clown : Maskara. Palyaço. Soytarılık etmek. Maskaralık etmek. Şaklaban. Budalalık. Hödük. Soytarı. Klavun.

Goofball : Sakinleştirici. Mankafa. Aptal insan. Aptal veya salak kimse. Yatıştırıcı. Uyku hapı. Aptal. (argo terim) yatıştırıcı. Ahmak. Uyku ilacı.

Goof : Atlatmak. Aptalca bir hata. Hata. Aptalca bir hata yapmak. Bozmak. Aptalca davranmak. Hata yapmak. Gaf yapmak. Becerememek. Pot kırmak.

Beef : Sığır eti. Şıkayet etmek. Sızlanmak. Et. Sızlanıp durmak. Mızırdanmak. Dırlanmak. Yakınmak. Sızlanma. Adale.

Beef cattle : Etçi sığır. Yalnızca et verim kabiliyeti için yetiştirilen ve süt verim kabiliyeti oldukça düşük olan sığır ırkları. Sığır. Eti için yetiştirilen sığır. Et sığırı. Et danası.

Hereford : İngiliz sığır cinsi. İngiltere'de yerleşim yeri. İngiltere'de şehir. Teksas eyaletinde şehir. Amerika'da domuz türü.

Whiteface ingilizce tanımı, definition of Whiteface

Whiteface kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Called also white-blaze. A white mark in the forehead of a horse, descending almost to the nose.