Without a break türkçesi Without a break nedir

Without a break ile ilgili cümleler

English: I have been writing since two o'clock without a break.
Turkish: Mola vermeden saat ikiden beri yazı yazıyorum.

English: She spoke for 30 minutes without a break.
Turkish: O, ara vermeden 30 dakika boyunca konuştu.

Without a break ingilizcede ne demek, Without a break nerede nasıl kullanılır?

Without : Hariç. Meksizin. Dışarıda. Haricen. -sız. Dıştan. -siz. Onsuz. Olmaksızın. -meden.

A : Bir. Herhangi bir. (herhangi) bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Pek iyi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. En yüksek not. Miktar belirtir. Amperin simgesi.

Break : Ani değişim. Sınmak. Yakın dövüşü bırakmak. Çiğnemek. Batmak. Ara vermek. Kaçmak. Bozulmak. Çatlatmak. Söylemek.

Without a care in the world : Dünya yıkılsa umurunda değil. Tasasız.

Without a doubt : Şüphesiz bir şekilde. Kuşkusuz. Sorgulanamaz bir şekilde. Yakinen. Kuşkusuzca. Kesinlikle. İzahtan vareste.

Without a scratch : Herhangi bir zarara uğramadan. Sorunsuzca. Problemsizce. Aşınma olmadan.

Without a rival : Rakipsiz bir şekilde. Kimseyle yarışmadan. Rakipsizce.

Without a peer : Eşsiz.

Without a hat : Şapkasız.

Without a particle of truth : Zerre kadar doğruluğu olmadan. Hiç doğru olmadan. Tek parça doğuluk payı olmadan.

 

İngilizce Without a break Türkçe anlamı, Without a break eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Without a break ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

On and on : Boyuna. Durmadan. Sürekli olarak. Aralıksız olarak. Sürekli. Devamlı. Aralıksız.

Nonstop : Arasız. Ekspres. Duraksız. Kesintisiz. Devamlı. Aktarmasız. Direkt. Aralıksız. Molasız.

Without restraint : Sınırlı olmaksızın. Sınırlı olmadan. Çekinmeden. Sınırsız bir biçimde. Durdurulmadan. Dizginlenmeden. Sınırlanmadan. Durdurulamaz şekilde.

Ceaselessly : Sürekli. Boyuna. Fasılasız. Durmadan.

Continuously : Durmadan. Ha babam. Sürekli. Vızır vızır. Sürekli olarak. Harıl harıl. Mütemadiyen. Biteviye. Aralıksız.

Constantly : Sürekli. Hiç durmadan. Değişmeksizin. İkide bir. İkide birde. Sıkça. Sabit düzeyde. Sık sık. Devamlı.

Unrelentingly : Boyun eğmez bir biçimde. Merhametsiz bir şekilde. Gaddarca. Bıkıp usanmadan. Bıkmadan usanmadan. Sürekli olarak. Fasılasız bir şekilde. Durmadan. Mütemadiyen.

Without cease : Aralıksız. Durmadan. Sürekli. Fasılasız.

Unendingly : Zamansızca. Bitmeyen bir şekilde. Sonsuz bir şekilde.

Uninterruptedly : Kesintisiz olarak. Aralıksız bir şekilde. Ha bire. Kesintisiz.

Without a break synonyms : unceasingly, all the time, enduringly, without intermission, at a stretch, without a respite, incessant, until the end of the world, checkless, unremittingly, unstoppably, unabatingly.