Without türkçesi Without nedir

  • O olmadan.
  • Olmaksızın.
  • Dıştan.
  • Dışarıda.
  • Onsuz.
  • Meksizin.
  • -meksizin.
  • -sız.
  • Medikçe.
  • -meden.
  • Hariç.
  • -siz.
  • Dış.
  • Haricen.

Without ile ilgili cümleler

English: "Have you ever seen Mary without her handbag?" "Mary? No, never."
Turkish: "Mary'yi hiç el çantası olmadan gördün mü?" "Mary mi? Hayır, hiç."

English: A bird can glide through the air without moving its wings.
Turkish: Bir kuş kanatlarını oynatmadan havada süzülebilir.

English: A cargo vessel, bound for Athens, sank in the Mediterranean without a trace.
Turkish: Atina'ya giden bir yük gemisi, bir iz bırakmadan Akdeniz'de battı.

English: A country without enough labour force cannot be self sufficient.
Turkish: Yeterli iş gücü olmayan bir ülke kendi kendine yeterli olamaz.

English: A day without laughter is a day wasted.
Turkish: Kahkaha olmayan bir gün, boşa harcanmış bir gündür.

Without ingilizcede ne demek, Without nerede nasıl kullanılır?

Without a break : Durup dinlenmeden. Mola vermeden. Durmaksızın. Ara vermeden.

Without a care in the world : Tasasız. Dünya yıkılsa umurunda değil.

Without a doubt : Kuşkusuzca. Sorgulanamaz bir şekilde. Kesinlikle. Yakinen. İzahtan vareste. Şüphesiz bir şekilde. Kuşkusuz.

Without a hat : Şapkasız.

Without a hitch : Pürüzsüz. Aksamadan. Bir aksilik olmadan. Arızasız.

 

Without a sound : Sessiz. Gürültüsüz.

Without a particle of truth : Zerre kadar doğruluğu olmadan. Hiç doğru olmadan. Tek parça doğuluk payı olmadan.

Without a stitch of clothing : Çırılçıplak.

Without a stitch on : Çırılçıplak.

Without a rival : Rakipsizce. Rakipsiz bir şekilde. Kimseyle yarışmadan.

İngilizce Without Türkçe anlamı, Without eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Without ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

External : Dışa ait. Dışta veya dışa yakın. Yabancı ülkelerle olan. Dıştan gelen. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dışta ya da dışa yakın. Dışa değin. Harici.

On the surface : Görünürde. Dış görünüşte. Yüzeyde. Görünüşte.

Popped : Atık. Ateş etmek. Sokuvermek. Pat diye sormak. Çabucak giymek. Patlamak. Patlatmak. Ateşlemek. Çıtçıtlamak.

Commission : Atama belgesi. Terfi. Ismarlama. Görevlendirme. Görevlendirmek. Kurul. Memur etmek. Görev. Görev vermek. Yıkmak.

Adorn : Güzelleştirmek. Ballandırmak. Şişirmek. Donamak. Tezyin etmek. Renk katmak. Bezemek. Donatmak. Süslemek. Abartmak.

Barring : Başka. Haricinde. Öncelik (oynatımı). Dışında. Olmazsa. Önemli bir filmin, birinci sınıf bir ya da birkaç sinemada ilk olarak oynatılması; böylelikle bir sinemaya ya da sinema topluluğuna, iyi filmlerin işletilmesi için geçici bir tekel sağlanması, aynı süre içinde komşu sinemaların ve izleyicilerin bu filmden yoksun kalması biçiminde uygulanan yöntem. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. ...olmazsa. Telli çalgıların klavyesinde bir parmakla birden fazla tele basılması.

 

Wire : Elektrik tesisatı döşemek. Tel takmak. Telgraf. Tuzak. Kiriş. Çıngı teli bağlamak. Kontrol. Telle bağlamak. İdare. Kablo.

Exogenous : Dışyapılı. Egzojen. İncelenen bir organizma, hücre ya da sistemin dışında oluşan. Ekzojen. Dışsal. Eksogenus. İncelenen bir organizma, hücre veya sistemin dışında oluşan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eksojen.

Except : Ayrı tutmak. Dışında. Haricinde. -den başka. Dışlamak. Ayırmak. Saymamak. İtiraz etmek. Hariç tutmak. Dışında tutmak.

Without synonyms : re equip, rejig, but the, armor, fit, externally, accoutre, mechanise, offshore, shaft, excepting, from without, outboards, outlying, armour, outside, collar, excluding, kit out, kit, outer, outward, extrinsic, extrinsically, sines, excepts, protruding, outwardly, without that, void of, in absentia, rig, bar.

Without zıt anlamlı kelimeler, Without kelime anlamı

Defuse : Patlayıcıyı etkisiz hale getirmek. Patlayıcı fitilini sökmek. Etkisiz hale getirmek. Etkisizleştirmek. Yatıştırmak. (ortamı) sakinleştirmek. Dağıtmak. Tansiyonu düşürmek. Tapasını çıkarmak.

Unmuzzle : Konuşma özgürlüğü vermek. Burunsalığını çıkarmak.

Act : Davranmak. Yasa. Bir tiyatro yapıtında olay dizisinin ana kesimlerini oluşturan ve kendi içinde bütünlüğü olan bölüm. Çeşitli güdülerden kaynaklanan ve tanısal bir içeriği olan amaçlı davranış. -e etkimek. Eylem. Numarası yapmak. Etki etmek. Oynamak (rol). Etki.

Without ingilizce tanımı, definition of Without

Without kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not on the inside. Externally. Not within. Not within. Out of. Unless. On or at the outside of. On or art the outside. As, without doors. Except. Outwardly. Introducing a clause.