On the surface türkçesi On the surface nedir

On the surface ile ilgili cümleler

English: He stood on the surface of the moon.
Turkish: Ay'ın yüzeyinde durdu.

English: This problem seems to be easy on the surface, but it's really difficult.
Turkish: Bu sorun görünüşte kolay gibi görünüyor ama o gerçekten zor.

English: A fallen leaf floated on the surface of the water.
Turkish: Ölü bir yaprak su yüzeyinde yüzüyordu.

English: He seems like a softy on the surface, but at the core he's got an iron will that makes him an extremely tough negotiator.
Turkish: Dış görünüşte bir sümsük gibi görünüyor. Fakat özünde onu zorlu bir delege yapan sağlam bir iradesi var.

On the surface ingilizcede ne demek, On the surface nerede nasıl kullanılır?

On : Devrede. Üstünde. Giyilmiş. Olmakta olan. Yanmak. Hazır. Çakırkeyif. De. İle. Makbul.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Surface : Yüzeye çıkarmak (denizaltı). Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Yüzey. Yol vb'yi sert bir madde ile kaplamak. Cilalamak. Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi. Kanat (uçak). Suyun yüzüne çıkmak (balık veya denizaltı). Yüzeye çıkmak. Kaplamak (yolu bir maddeyle).

 

On the air : Yayında. Ünalgıda yayınlanmakta. Radyo tv yayında. Radyoda.

On the alert : Hazırlıklı. Alarm durumunda. Uyanık. Teyakkuz halinde. Tetikte.

On the contrary : Aksine. Alışılmışın aksine. Buna karşılık. Tam tersi. Aksi halde. Tam aksi. Bilakis. Tam tersine. Tersine. Tam tersi durum.

On the chance : Olur da. Ümidiyle. Şansa tafih. - olması durumunda. Eğer şans eseri olursa.

On the beam : Doğru. Tam. Doğru fikirli. Doğru yolda. Doğru yönde.

On the breadline : Çok yoksul.

On the bias : Diyagonal. Verev. Verevine.

İngilizce On the surface Türkçe anlamı, On the surface eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On the surface ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

On the face of it : Dış görünüşe bakılırsa. Görünüşe bakılırsa. Görünüşe göre.

As it were : Bir bakıma. Bir yerde. Adeta. Sanki. Gibi. Deyim yerindeyse. Güya. -mış gibi.

At sight : Görünce. İbrazında ödenmek üzere çekilen poliçe. Görür görmez. Görüldüğünde ödenmek üzere çekilen poliçe. Süresiz (gösterildiğinde). Bakarak. Görülür görülmez. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tecimsel belgitlere, görüldüğünde, yani ilgilisine verildiğinde parasının ödenmesi gerektiğini belirten koşul. Görüldüğünde.

Extrinsically : Hariçten. Geçici bir şekilde. Arızi olarak. Haricen. Dışsal olarak. Gereksiz veya lüzumsuz bir şekilde.

In full view : Aleni olarak. Tam göz önünde. Herkesin önünde.

 

Outboards : Dıştan takmalı motor. Tekne dışı. Dıştan motorlu. Takma motorlu. Dış taraf. (motor) dıştan takılan. Teknelerin gövdesine dıştan takılabilen motor. Çevre. Teknedışı.

From without : Dışarıdan.

Outsides : Dış görünüş. Dış taraf. Dış (taraf). En fazla miktar. Dışarı. Açık havada olan. Dışarısı. Dış kısım. Dış.

Superficially : Yüzeysel. Yüzeysel olarak. Yalapşap. İki boyutlu bir şekilde. Derinlemesine olmadan. Üstünkörü. Üstünkörü bir şekilde.

On the surface synonyms : in sight, externally, without, outside, seemings, outboard, topside, within sight, ostensibly, apparent, pseudo, from outside, in appearance, outwards, cortically, external, outward, seeming, seemingly, ostensible, in view, withouts, topsides, apparently, outwardly.