Surface türkçesi Surface nedir

  • Yüzeye çıkarmak (denizaltı).
  • Kaplamak (yolu bir maddeyle).
  • Yol vb'yi sert bir madde ile kaplamak.
  • Kanat (uçak).
  • Cilalamak.
  • Yüzölçümü.
  • Dış görünüş.
  • Meydana çıkmak.
  • Ortaya çıkmak.
  • Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır.
  • Yüzeye çıkmak.
  • Suyun yüzüne çıkmak (balık veya denizaltı).
  • Matematiksel olarak iki boyutla gösterilen ve evrelerin değme sınırlarını belirlediği varsayılan geometrik kavram.
  • Su yüzüne çıkmak.
  • Yüzey.
  • Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi.
  • Yerüstü.

Surface ile ilgili cümleler

English: About one third of the earth's surface is land.
Turkish: Yaklaşık olarak dünya yüzeyinin üçte biri topraktır.

English: He stood on the surface of the moon.
Turkish: Ay'ın yüzeyinde durdu.

English: A total eclipse is only visible from a narrow strip (about 150 km wide) of the Earth's surface at any one time.
Turkish: Toplam tutulma herhangi bir zamanda sadece dünya yüzeyinin dar bir kesiminden görülebilir

English: A fallen leaf floated on the surface of the water.
Turkish: Ölü bir yaprak su yüzeyinde yüzüyordu.

English: Its surface was as flat as a mirror.
Turkish: Onun yüzeyi bir ayna kadar düzdü.

Surface ingilizcede ne demek, Surface nerede nasıl kullanılır?

Surface active : Sürfaktif. Yüzey etkin. Yüzeyetkin. Yüzey aktif.

 

Surface active agent : Yüzeyetkin özdek. Yüzey aktif madde. Yüzey etkin madde.

Surface active substances : Bir sıvının yüzey gerilimini azaltan deterjan, sürfektan gibi maddeler. tavuk yetiştiriciliğinde özellikle sekiz haftalıktan daha yaşlı piliçlerde büyümeyi hızlandırıcı etkisi dolayısıyla belirli koşullarda yemlere katılmasına izin verilmektedir. Yüzey etkin maddeler.

Surface analgesia : Yüzeysel anestezi. Yüzeysel analjezi.

Surface anesthesia : İlacın deri veya mukozaya temas ettirilmesiyle elde edilen yerel anestezi, topikal anestezi. Topikal anestezi. Yüzeysel anestezi. Yüzeyel anestezi.

Surface energy : Yüzey enerjisi. Bir yüzeyin yüzölçümü ile yüzey gerilimi katsayısının çarpımı. Yüzey erkesi. Yüzey erki.

Surface area : Yüzey ölçümü. Yüzölçümü. Yüzey alanı.

Surface features : Yer biçimleri. Yüzey şekilleri.

Surface contamination : Yüzey bulaşımı. Yüzey kirlenmesi. Yüzey pislenmesi. Yüzey kirliliği.

Surface carbon : Yüzey karbonu.

İngilizce Surface Türkçe anlamı, Surface eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Surface ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Klein bottle : Klein şişesi.

Photosphere : Fotosfer. Işıkyuvarı. Işıkküre.

Sphere : Yüzeyinin her noktası özekten eşit uzaklıkta olan yuvarlak kapalı yüzey. Dünya. Alan. Çevre. Derece. Gökyüzü. Gökkubbe. Saha. Tabaka.

Externals : Dış olaylar. Formaliteler.

Vertical surface : Dik yüzey.

Arisen : Meydana çıkan. Ayağa kalkmak. Kaynaklanmak. Kalkmak. Meydana gelmiş. Yükselmek. Doğmak.

Surface area : Yüzey alanı. Yüzey ölçümü.

 

Blanching : Kasarlama. Haşlama. Soldurmak. Beti benzi atmak. Rengini açmak. Ağartmak. Rengi atmak. Beyazlatmak. Haşlamak (et).

Square measures : Alan ölçüsü.

Surface synonyms : gameboard, horizontal surface, mobius strip, spandril, apply polish, arises, roof of the mouth, exteriority, exteriors, mitre, meniscus, arise, emerges, substratum, break through, blanches, facade, glosses, burst, welkin, aboveground, be found out, heavens, screen, plaster, come into play, exterior, break out, fin, face, finishes, appears, blanch.

Surface zıt anlamlı kelimeler, Surface kelime anlamı

Inside : Gizli. Ç. Kodeste. İç kısım. İçte. İçerisine. İçerisinde. İçeri. İçteki.

Outside : Dışında. Dış (taraf). Dış. Dışarısı. Ötesine. En fazla miktar. Dıştan. Dış görünüş. Açık havada olan. Dış taraf.

Surface antonyms : natural object.

Surface ingilizce tanımı, definition of Surface

Surface kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the limits that bound a solid, esp. the upper face. Superficies. The outside. The exterior part of anything that has length and breadth. As, the surface of the earth. To give a surface to. The surface of a diamond. To make smooth or plain. Especially, to cause to have a smooth or plain surface. The surface of the body.