Popped türkçesi Popped nedir

  • Ateş etmek.
  • Pat diye sormak.
  • Patlamak.
  • Atık.
  • Ateşlemek.
  • Rehine koymak (ingiliz ingilizcesi).
  • Patlatmak.
  • Çabucak giymek.
  • Çıtçıtlamak.
  • Çıtçıtla iliklemek.
  • Sokuvermek.
  • Dışarıda.

Popped ile ilgili cümleler

English: He popped the trunk.
Turkish: O bagajı patlattı.

English: Even the sun popped out from behind the clouds.
Turkish: Güneş bulutların ardından çıktı bile.

English: This popcorn tastes stale. I wonder when it was popped.
Turkish: Bu patlamış mısırların tadı bayat. Ne zaman yapıldıklarını merak ediyorum.

English: My balloon popped!
Turkish: Balonum patladı!

English: Ali poured out a couple of pills from the medicine bottle and popped them into his mouth.
Turkish: Ali birkaç ilacı ilaç şişesinden döktü ve onları ağzına attı.

Popped ingilizcede ne demek, Popped nerede nasıl kullanılır?

Popper : Patlangaç. Çıtçıt. Mısır patlatma kabı.

Poppers : Patlangaçlar.

Poppet : Küçük insan. Destek. Kızak payandası. Gezer punta gövdesi. Ufak tefek tip. Minyon. Torna desteği. Dikme valfı. Kukla. Makinede döner parçayı taşıya rulman.

Poppet valve : Buhar vanası. Vana. Mantar başlı supap. Dikme valfı. Düz supap. Akışkan engelleyici valf. Dikme valf. Buhar açanağı.

Poppets : Torna desteği. Destek. Torna aynası. Kukla. Kızak payandası. Makinede döner parçayı taşıya rulman. Küçük insan. Ufak tefek tip. Gezer punta gövdesi. Minyon.

 

Poppy : Gelincik kırmızısı. Papaver. Haşhaşgiller (papaveraceae) familyasından, 1-1,5 metre boyunda, tek yıllık, otsu, beyaz ya da mor çiçekli, kapsül meyvesinden afyon elde edilen, tohumlan yağ imalinde kullanılan bir kültür bitkisi. haşeş, haşgeç, afyon. Gelincik rengi. Gelincik. Afyon çiçeği. Afyon. Kokulikot. Pavot.

Popple : Dalgalanma. Çağlama. Şapırdama. Çağlamak. Dalgalanmak.

Poppycock : Boş laf. Fasa fiso. Saçmalık. Saçma. Boş sözler.

Joypopper : (argo) bağımlı olmadan zaman zaman uyuşturucu kullanan kimse.

Popping : Çıtçıtlamak. Ateş etmek. Çıtçıtla iliklemek. Tane yemlerin, özellikle mısır tanesine hızlı bir biçimde kuru ısı uygulaması sonucu şişip patlaması, daha sonra ezme işlemi uygulanarak rasyonlarda kullanılması. Rehine koymak (ingiliz ingilizcesi). Pat diye sormak. Patlatmak. Kireç kanseri. Patlamak.

İngilizce Popped Türkçe anlamı, Popped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Popped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Busted : İflas ettirmek. Bozulmak. Becerememek. Yakalanmış (suçlu). Kırılmış. Tutuklanan. Rütbe indirmek. Tutuklamak. Vurmak. Bozmak.

Popping : Tanelerin nişasta kısmının jelatinleştirilmesi için nem, basınç ve ısıya maruz bırakma işlemi. yemlere ekstrüzyon işlemi uygulandığında, basıncın birdenbire düşmesi nedeniyle hacmin artması gibi. Çiçeklenme. Çiçekbozuğu. Tane yemlerin, özellikle mısır tanesine hızlı bir biçimde kuru ısı uygulaması sonucu şişip patlaması, daha sonra ezme işlemi uygulanarak rasyonlarda kullanılması.

 

Loosing : Atmak. Serbest bırakmak. Salıvermek.

Looses : Kaçmak. Gevşek. Serbest bırakmak. Bol. Çözmek. Oynak. Atmak. Salıvermek.

Out of doors : Dışarıya. Açık hava. Açık havada.

Brass : Cüret. Küstahlık. Pirinçle kaplamak. Pirinç. Bakır-çinko alaşımlarının genel adı.(halk arasında sarı da denir.). Yüksek rütbeli subaylar. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Pirinçten yapılmış eşya veya kaide. Mangır. Tıngır.

Clouted : Etki. Güç. Torpil. Darbe. Prestij. Paçavra. Vurmak. İndirmek (argo terim). İndirmek.

Let fly at somebody : Ağzına geleni söylemek. Tokadı yapıştırmak.

Breaks : Dalmak. Bozdurmak. Parçalanmak. Molalar. Koparmak. Ara vermek. Söylemek. Kırılmak. Ağarmak.

Abroad : Taşra. Ev dışında. Yurt dışı. Her yerde. Dışarı. Geniş bir alanda. Yurt dışında. Yabancı ülke. Çet elde.

Popped synonyms : blister copper, peacock ore, atomic number 29, metallic element, plugs, busting, excrements, cracks, bust, chalcocite, on location, brast, galvanizes, gun, enflames, malachite, bronze, without, detonates, contaminations, whip on, blow up, emblazing, outdoor, displode, plug, cuprite, feces, chalcopyrite, enflame, enflaming, copper glance, bear on.

Popped zıt anlamlı kelimeler, Popped kelime anlamı

Insulator : Bir cismi yalıtkan yapan veya yalıtan herhangi bir madde. Yalıtım işçisi. Fincan. Kalorifer. İzolatör. Yalıtıcı madde. Yalıtaç. Yalıtıcı. Elektrik akımını, ısıyı iletmeyen ya da çok az ileten özdek.

Unbalanced : Dengesiz (kimse). Aklen dengesiz. Muvazenesiz. Kaçık. Akli dengesi bozuk. Denksiz. Çılgın. Dengesiz. Deli. Dengelenmemiş.