Wire türkçesi Wire nedir

  • İdare.
  • Kapan.
  • Elektrik tesisatını kurmak.
  • Elektrik hatlarını döşemek.
  • Kukla ipi.
  • Telle çevirmek.
  • Kablo.
  • Elektrik tesisatı döşemek.
  • Çıngı teli bağlamak.
  • Telgraf.
  • Nüfuz.
  • Kontrol.
  • Tel takmak.
  • Tel.
  • Tuzak.
  • Telgraf göndermek.
  • Kiriş.
  • Telle bağlamak.

Wire ile ilgili cümleler

English: Cut the red wire.
Turkish: Kırmızı kabloyu kes.

English: Which wire should I cut, the red one or the white one?
Turkish: Hangi teli kesmeliyim, kırmızı olanı mı yoksa beyaz olanı mı?

English: Send a wire to your father right now.
Turkish: Babana hemen bir telgraf gönder.

English: The building is surrounded by a barbed wire fence.
Turkish: Bina dikenli tel çitle çevrilmiş.

English: Do you see the bird on the telephone wire?
Turkish: Telefon kablosunun üzerindeki kuşu görüyor musun?

Wire ingilizcede ne demek, Wire nerede nasıl kullanılır?

Wire away : Canla başla girişmek. Dört elle sarılmak. Sıkı tutmak.

Wire basket : Tel sepet.

Wire brush : Tel fırça. Borularının temizlenmesinde kullanılan tel fırça.

Wire brushing : Tel fırça ile fırçalama. Tel fırça. Telli fırçalama. Telli fırça. Telli fırça ile fırçalama.

Wire cable : Tel halat. Tel kablo. Çelik halat.

Wire drawing : Tel çekme.

Wire cutters : Tel kesicisi. Tel makası. Tel kesmek için kullanılan makasa benzeyen alet.

 

Wire entanglements : Tel engeli.

Wire cloth : Örgütel. Tel doku. Tel örgü. İnce delikli ağ. Süzgeç bezi.

Wire drawn : Kılı kırk yararak icat edilmiş.

İngilizce Wire Türkçe anlamı, Wire eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wire ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thread : İş parçacığı. Filmi projeksiyon makinesine takmak. Vida dişi. Film şeridini takmak. İnce çizgi. İplik. Pafta çekmek. Yiv.

Colluding : Göz yummak. Tezgah hazırlamak. Dolap çevirmek. İştirak etmek. Dolap çevirmek (argo terim). Gizlice anlaşmak. Dolandırma amacıyla üçüncü bir şahısla gizli anlaşma yapmak.

Administrations : Yerine getirme. Hükümet (amerikan ingilizcesi). Ettirme. Bakanlar kurulu. İdarecilik. Uygulama. Yönetim.

Chords : Akortlar. Akort. Nüans. Ton. Bağlama kirişi. Duygu. His. Kanat genişliği.

Controlling : Murakabe. Kontrol etme. Denetleyici. Denetim. İdare etme. Kontrol eden. Kumanda.

Staple : Agraf. Bir yerin başlıca ürünü. Esas. Yapağı lifi. Raptiyelemek. Başlıca konu. Kendi demet veya lüleleri içinde oluşan yapağı lifi. Zımba. Zımbalamak.

Baited : Cezp edilmiş. Kandırılmış. Kandırmak. Baştan çıkarılmış. Yem. Rahatsız edilmiş. Canı sıkılmış. Cezbetmek. Eziyet etmek. Rahatsızlık verilmiş.

Piano wire : Çelik tel. Piyano teli. Piano teli.

Fibre : Lif. Yapı. Kişilik. İplik. Elyaf. Sinir. Telcik. Karakter sağlamlığı.

Snares : Trampet kirişi. Kıskaç. Tuzakla yakalamak. Çok istenilen bir şeyi elde etmek. Kapmak. Tuzak kurmak. Tuzağa düşürmek. Avlamak.

Wire synonyms : booster cable, baling wire, jumper lead, hawsers, lead, filum, cable, girder, wires, chording, dominations, filament, infiltration, aerogram, austerities, command, diffusion, snapper, strung, controlment, check, crossbeams, chancellery, telegraph wire, clouted, cobweb, wireline, ambuscade, springe, bracing, conducting wire, fibers, colluded.

 

Wire zıt anlamlı kelimeler, Wire kelime anlamı

Unfasten : Açılmak. Koyuvermek. Gevşetmek. Çözmek. Gevşemek. Açmak. Çözülmek.

Wire antonyms : unwire.

Wire ingilizce tanımı, definition of Wire

Wire kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To pass like a wire. A thread or slender rod of metal. . To flow in a wirelike form, or in a tenuous stream. To bind with wire. To apply wire to. To place (a ball) so that the wire of a wicket prevents a successful shot. As, to wire corks in bottling liquors. The system of wires used to operate the puppets in a puppet show. A metallic substance formed to an even thread by being passed between grooved rollers, or drawn through holes in a plate of steel. To attach with wires.