Nonstop türkçesi Nonstop nedir
- Ara vermeden.
- Duraksız.
- Molasız.
- Kesintisiz.
- Aktarmasız.
- Direkt.
- Devamlı.
- Aralıksız.
- Ekspres.
- Arasız.
- Direkt giden.
Nonstop ile ilgili cümleler
English: This plane flies nonstop to Tokyo.
Turkish: Bu uçak Tokyo'ya kesintisiz uçar.
English: Lindbergh's solo nonstop transatlantic flight was a remarkable accomplishment.
Turkish: Lindbergh'in tek başına sürekli transatlantik uçuşu kayda değer bir başarıydı.
English: I'd like a nonstop flight to New York.
Turkish: New York'a aktarmasız bir uçuş istiyorum.
English: Is there a nonstop flight to New York?
Turkish: New York'a kesintisiz uçuş var mı?
English: This train runs nonstop to Nagoya.
Turkish: Bu tren Nagoya'ya direkt gider.
Nonstop ingilizcede ne demek, Nonstop nerede nasıl kullanılır?
Asymptotically nonstochastic : Yanaşık olarak olasılıksal olmayan.
Nonstable : Sarsılabilir. Dengeli olmayan. Sağlam olmayan. Kararlı olmayan. Değişken. Dengesiz. İstikrarsız. Sabit olmayan.
Nonstaining : Renklendirmeyen. Boyamayan. Kirletmeyen. Lekelemeyen. Lekesiz. Leke bırakmayan. Temiz.
Nonstandard : Standartdışı. Normal dışı. Standart olmayan. Standardın üstünde. Normal olmayan. Standart dışı. Tipik olmayan. Normal dilde kullanılmayan. Standard dışı. Standard olmayan.
Nonstandardized : Belli bir standarda dayalı olmayan. Normalleştirilmemiş (ayrıca nonstandardised). Standart hale gelmemiş. Standartlaştırılmamış.
Nonstriated muscle : Düz kas. Çoğunlukla iç organ ve damar duvarlarında bulunan, çizgi göstermeyen, istemsiz çalışan, otonom sinirlerle idare edilen ve organizmanın iç ortamındaki değişikliklere reaksiyon göstermekle görevli olan bir kas dokusu tipi. viseral ve çok birimli düz kas olmak üzere iki tipi vardır.
Nonstarter : Önemsiz kimse. Başarılı olması olası olmayan kimse veya şey. Daha başlamadan yarıştan çekilen. Beceriksiz. Başarısız insan. Umutsuz kimse. Ezik kimse. Yarışta koşamayan at. Umutsuz girişim. Yarışma başlamadan yarışmadan yarılan kimse.
Nonstriker : Greve katılmayan işci. İş bırakmayan kimse. Greve katılmayan işçi. Grev yapmayan kimse.
Nonsteroidal estrogens : Östrojenik etkiye sahip, steroit yapıda olmayan östrojenler, nonsteroidal östrojenler. Nonsteroidal östrojenler. Steroit olmayan östrojenler.
Nonstriking : Şaşırtıcı olmayan. Göz alıcı olmayan. Dikkat çekici olmayan. Çarpıcı olmayan.
İngilizce Nonstop Türkçe anlamı, Nonstop eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Nonstop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Incisive : Acı. İsabetli. Sivri. Zekice. Dokunaklı. Zeki. Keskin. Kesici. Soruna doğrudan eğilen.
Constantly : İkide birde. Daimi olarak. Sıkça. İkide bir. Sık sık. Durmaksızın. Sürekli. Daima. Sabit düzeyde. Değişmeksizin.
Head on : Doğrudan. Kafadan. Burun buruna. Kafa kafaya.
Fair and square : Dürüst bir şekilde. Dürüstçe. Haklı olarak. Dürüst. Tastamam. Objektif olarak. Doğrudan doğruya. Hakkaniyet ve dürüstlükle. Adam gibi.
Through ticket : Direk bilet. Aktarmasız bilet. Bir kimsenin varacağı yere yol boyunca bir bilet. Yolculuğun sonuna kadar olan bilet. Bir uçtan bir uca bilet. Doğrudan bilet (bir trende, vb.). Yolculuğun sonuna kadar geçerli bilet.
Unabating : Sürekli.
Solid : Üç boyutlu cisim. Yekpare ve içi dolu (madde). Sıvı olmayan. Katı hal. Dolma. Güvenilir. Üç boyutluluk. Som. Sıkı. Katı.
Together : Ortaklaşa. Birlikte. Sürekli. Üst üste. Durmadan. Kuyruk (kimse). Toplu. Aynı anda.
Uninterrupted : Sürekli. Fasılasız. Kesilmemiş. Arkası kesilmeyen. Kesiksiz.
All the time : Hep. İkide bir. Ha bire. Akşam sabah. Daima. Durmadan. Dığı sürece. Sürekli. Boyuna.
Nonstop synonyms : evermore, away, without intermission, unstopped, without cease, without interruption, sustained, enduring, no break, straighter, unbroken, ceaseless, consistent, everlasting, limited, abiding, continual, non stop, thru, continuous, limiteds, on and on, chronics, unremittingly, straightest, durable, thro, continuously, assiduous, relentless, uninterruptedly, incessant, constant.
Nonstop zıt anlamlı kelimeler, Nonstop kelime anlamı
Indirect : Kinayeli. İmalı. Dolambaçlı. Endirekt. Aldatıcı. Dolaylı. Doğru olmayan. Dolaşık. Vasıtalı.
Discontinuous : Kesik. Ayrı. Fasılalı. Kesintili. Aralıklı. Devamsız. Kesikli. Süreksiz.

Bu kısımda Nonstop kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Nonstop ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Nonstop anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Nonstop ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.