Direkt nedir, Direkt ne demek

Direkt; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Aracısız.
  • Doğru olarak, hiçbir yerde durmadan, duraksız, doğruca.
  • Doğrudan, doğrudan doğruya

"Direkt" ile ilgili cümle

  • "Bu otobüs direkt İstanbul'a gider."
  • "Sınıfını direkt geçen öğrenci."
  • "İki devlet arasında direkt ilişki yok."

Direkt kısaca anlamı, tanımı:

Direk : Değerli, saygın, önde gelen kimse. Sütun. Ağaçtan veya demirden yapılmış olan uzun ve kalın destek.

Direktif : Yönerge.

Direktif almak : Talimat almak, emredilmek.

Direktif vermek : Talimat vermek, emretmek, buyurmak.

Direktör : Yönetmen.

Direktörlük : Yönetmenlik, müdürlük.

Teknik direktör : Spor takımının oyuncularını kurduğu düzene göre oynatan, oyuncularla spor kulübü arasında ilişkileri düzenleyen kişi.

Aracı : Ara bulucu. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador.

 

Durma : Durmak işi.

Durak : Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Bir ölçü uzunluğunda susma.

Doğrudan : Aracısız. Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan.

Direkt bölünme : Amitoz.

Direkt çarpım : (…)

Direkt ekstraksiyon yöntemi : Yağ içeriği % 15’in altında olan yağlı tohumların temizlenip kırılıp kabaca öğütüldükten sonra yağ çözücüler olarak bilinen hekzan, benzen, trikloroetilen, karbonsülfür ve asetonla direkt olarak işleme sokulmasıyla yağın alınması yöntemi, solvent ekstraksiyon yöntemi.

Direkt emboli : Kan akımı yönünü izleyen ve en sık görülen emboli tipi.

Direkt fa testi : Bir antijenin varlığını anlamak için uygulanan bir flüoresan-antikor testi.

Direkt kalorimetrik ölçümler : Özel olarak imal edilmiş kalorimetreler içerisine yerleştirilen hayvanların ısı biçiminde vücuttan dışarı yaydıkları enerjinin ölçülmesiyle hayvanların yaşama payı enerji gereksinimi ve ısı artışının tespit edildiği ölçümler.

Direkt tanı : Muayenede bulunan belirtilerin tümünün tam ve doğru bir tanıya götürmesi.

Direkt tedavi : Bizzat hastalık veya hastalık etkenlerine etkili olan tedavi yöntemi. Uyuzda insektisit kullanılmasında veya operasyonlarda olduğu gibi hastalığın nedenlerini ortadan kaldırdığı için aynı zamanda radikal yoldur ve en iyi tedavi yoludur.

 

Direkt toplam : Direkt çarpımın başka bir adı.

Direktaşı : Saat çarklarındaki direkleri bileme taşı. (-Bursa) Bitlis şehri, Sarıkonak bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Direkt ile ilgili Cümleler

  • Direkt bir cevap istiyorum.
  • Yol direkt.
  • Direkt arayabilir miyim.
  • Ali genellikle oldukça direkt, değil mi?
  • Ali oldukça direkt oluyor, değil mi?
  • Varsovie ve Berlin arasına direkt hat var mı?
  • Direkt olmayan çevirileri yazarken dikkâtli ol. Cinsiyetler değişmiş olabilir.
  • Direkt eve gideceğim.
  • Ali direkt, değil mi?
  • Dün kuruldan yeni bir direktif aldık. Onlar en göze çarpan projelere odaklanmamızı istiyor.
  • Sana direkt bir emir veriyorum.
  • Direkt olacağım.

Diğer dillerde Direkt anlamı nedir?

İngilizce'de Direkt ne demek? : adv. directly, straightly, blankly, forthrightly, outright

adj. direct, straight, forthright, outright

adj. direct, nonstop, straight, through, thru, thro

Fransızca'da Direkt : direct

Almanca'da Direkt : adj. gerade

adv. geradewegs

Rusça'da Direkt : adj. прямой, непосредственный