Uninterrupted türkçesi Uninterrupted nedir

Uninterrupted ile ilgili cümleler

English: All Tom wanted was eight hours of uninterrupted sleep.
Turkish: Tom'un bütün istediği sekiz saatlik kesintisiz uykuydu.

English: Although I slept uninterrupted for 12 hours last night, I still feel pretty tired.
Turkish: Dün gece on iki saat kesintisiz uyumama rağmen hala oldukça yorgun hissediyorum.

Uninterrupted ingilizcede ne demek, Uninterrupted nerede nasıl kullanılır?

Uninterrupted duty : Kesintisiz çalışma.

Uninterrupted history : Tüm yılların tam bilgisini içeren tarih. Kesintisiz tarih.

Uninterrupted power supply : Kesintisiz güç kaynağı.

Uninterruptedly : Aralıksız bir şekilde. Durmaksızın. Ha bire. Kesintisiz olarak. Kesintisiz.

Uninterruptable power supply : Kesintisiz güç kaynağı. Elektrik kesildiğinde sisteme elektrik sağlayan cihaz.

Uninterruptible power supply : Kesintisiz güç kaynağı. Bilgisayarlı bir sistemde elektrik kesildiğinde kullanılan ve bir batarya yardımıyla sistemi çalıştıran destek sistemi.

İngilizce Uninterrupted Türkçe anlamı, Uninterrupted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uninterrupted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Uncut : Kısıtlanmamış. (değerli taş) yontulmamış. İşlenmemiş. Ham (elmas). Yontulmamış. Kısaltılmamış. Kenarları açılmamış (sayfalar). (film vb) kısaltılmamış. Hiçbir bölümü çıkarılmamış (kitap veya oyun veya film).

On and on : Durmadan. Boyuna. Durup dinlenmeden. Durmaksızın. Sürekli olarak. Ara vermeden. Aralıksız olarak.

Enduring : Uzun süren. Dayanıklı. Ebedi. Tahammüllü. Mukavim. Cefakar. Payidar. Çileli. Kalıcı.

Slitless : Çatlaksız. Oluksuz. Yarıksız. Yırtmaçsız.

Consecutive : Ardıl. Arka arkaya gelen. Ardışık. Peşpeşe. Birbirini izleyen. Müteakip. Peş peşe. Art arda gelen. Ardarda gelen.

Consistently : Tutarlı olarak. Kalıcı biçimde. İstikrarlı bir şekilde. Durmadan. Tutarlı bir şekilde. Sürekli olarak. Mütemadiyen. Uyumla. Devamlı olarak.

Incessant : Ardı arkası kesilmeyen. Durmaksızın.

Endless : Bitmez tükenmez. Daimi. Sonu olmayan. Namütenahi. Bitmek bilmeyen. Ölümsüz. Uçsuz bucaksız. Uçsuz. Ebedi. Sonsuz.

Chronics : Berbat. Kalıcı. Müzmin. Kronik. Süreğen. Çok kötü. Eski.

Solid : Sıkı. Ağırlığa dayanıklı. Katı cisim. Sert. Kasalı çalgılarda kullanılan enli, tek parça ağaç. Metanet. Dolma. Atom, yükün ya da moleküllerin, aralarındaki etkileşimlerle oluşturduklarl örütlerde belirli biçim ve oylum kümelerinde toplandıkları, dolayısıyla ancak titreşim yapabildikleri evre. (cam, zift gibi özdekler, görünüş benzerliklerine karşın örüt yapılı olmadıklarından kati durumda sayılmazlar.). İçi dolu. Özdegin belirli bir oylumu ve belirli bir biçimi olan hali; bir katının öğecikleri, değişmez bir denge konumu çevresinde titreşir, ancak yer değiştiremez, anlamdaş katı, katı durum.

 

Uninterrupted synonyms : free burning, thro, consistent, uncloven, nonstop, continued, at a stretch, confirmed, unceasing, everlasting, non stop, continual, durable, continuant, continuity, untrimmed, constantly, constant, relentless, dogging, without cease, uninterruptedly, day and night, evermore, sustained, ceaselessly, all the time, continually, unhewn, outright, unclipped, persistence, continuing.

Uninterrupted zıt anlamlı kelimeler, Uninterrupted kelime anlamı

Broken : Kesik. Bozuk konuşma. Uyulmamış. Bölünmüş. Engebeli. Kolu kanadı kırık. Bozuk. Bozuk yazı. Dilbilgisi kurallarına uymayan (bir yabancının konuşması). Beli bükük.

Discontinuous : Ayrı. Fasılalı. Kesikli. Kesintili. Devamsız. Kesik. Aralıklı. Süreksiz.