Wrasses türkçesi Wrasses nedir

  • Çırçır balığı.
  • Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli yüzgeçtiler (acanthopterygii) alt takımından, tropik ve ılık denizlerde yaşayan, dudakları kalın, mercanlar arasında barınan, bazısı etçil, bazısı otçul olan bir familya.
  • Lapina.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Çırçırbalığı.
  • Asalakbilimde, şeritlere arakonakçı türleri dolayısıyle anılan parlak renkli deniz balıkları familyası.
  • Bir balık türü.
  • Lapinagiller.

Wrasses ingilizcede ne demek, Wrasses nerede nasıl kullanılır?

Ballon wrasse : Kikla. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, lapinagiller (labridae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, marmara denizi'nde bol olarak bulunan bir tür.

Parrot wrasse : Kemikli balıklar (teleostei) takımının papağan balığıgiller (scaridae) familyasından, 35-45 cm kadar uzunlukta, atlantik okyanusu ve akdeniz'de yaşayan bir tür. Papağan balığı.

Wrasse : Lapina. Bir balık türü. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, lapinagiller (labridae) familyasından, 25-35 cm kadar uzunlukta, yeşil, sarı renkte, vücudu yassı, akdeniz'de yaşayan bir tür. Çırçır balığı. Ördek balığı. Çırçırbalığı.

Striped wrassa : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, lapinagiller (labridae) familyasından, 25-35 cm kadar uzunlukta, açık portakal renginde, akdeniz ve avrupa denizlerinin kıyılarında yaşayan bir tür. Ördek balığı.

 

Wrack : Gemi enkazı. Yıkılmak. Kıyıya vuran yosun. Enkaz. Kıyıya vuran deniz yosunu. Sahil yosunu. Uçuşan bulut. Yıkıntı. Harabe. Deniz yosunu.

Wraith : Sıska tip. Hayalet. Tayf.

Wrackful : Yıkıcı. Yok edici.

Wracks : Gemi enkazı. Harabe. Sahil yosunu. Yıkıntı. Deniz yosunu. Yıkılmak. Enkaz. Kıyıya vuran yosun. Uçuşan bulut.

Wracked : Yıkık. Yıkılmış. Batık.

Wrack and ruin : Viran. Harap.

İngilizce Wrasses Türkçe anlamı, Wrasses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wrasses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Shades : Hava. Stor. Gölgeler. Andıran kimse. Güneş gözlüğü. İz. Hatırlatan kimse. Hayalet.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Goggles : Kaynakçı gözlüğü. Maske. Yüzücü gözlüğü. Koruyucu gözlük. Koruma gözlüğü. Kayak gözlüğü. İş gözlüğü. Gözlük.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler.

 

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Frame : Belirtmek. Tesis etmek. Bir saydam resmin zedelenmesini önlemek ve saydam resim göstericisinde kolaylıkla kullanılmasını sağlamak amacıyla, ortasına yerleştirildiği mukavva ya da yoğruktan çerçeve. Gövde. İskelet. Çeşitli sirk donanımını desteklemede kullanılan ana çadırın çatısına tutturulmuş dikdörtgen demir iskelet. Komplo kurmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çerçeve asmak. Çerçevelemek.

Multitude : Kalabalık. Çok sayı. Çokluk. İzdiham. Halk yığını. Kat.

Following : Müteakip. Ertesi. Yandaş türkümü. Sonra gelen. Belirtilen. Yandaş grubu. Sözü edilen. Maiyet. Takip eden. İzleyen.

Wrasses synonyms : specs, pince nez, mass, lorgnette, abramis zone, abductor muscle, abiotic environment, optical instrument, wrasse, sunglasses, laity, bifocals, dark glasses, temporalty, bonefish, followers, a cells, a protein, abiotic factor, acacia, abambulacral area, people, bluefish, aardvark, spectacles, nosepiece, bluefishes, audience, grouping, bridge, group, a chromosome, eyeglasses.

Wrasses zıt anlamlı kelimeler, Wrasses kelime anlamı

Clergy : Papazlar. Ruhban sınıfı. Rahipler. Rahip. Ruhban. Rahipler sınıfı. Rahip sınıfı.