Wrinkled türkçesi Wrinkled nedir

Wrinkled ile ilgili cümleler

English: Your shirt is wrinkled.
Turkish: Gömleğin buruşuk.

English: She wrinkled her brows.
Turkish: O, kaşlarını kırıştırdı.

English: He hung his blazer on a hanger because he didn't want it to get wrinkled.
Turkish: Kırışmasını istemediği için ceketini askıya astı.

English: His blue coat was dirty and wrinkled.
Turkish: Mavi ceketi kirli ve buruşuktu.

English: His slacks are all wrinkled.
Turkish: Onun pantolonlarının hepsi kırışık.

Wrinkled ingilizcede ne demek, Wrinkled nerede nasıl kullanılır?

Wrinkled face : Buruşuk yüzlü. Kırışık yüz. Kırışıklı yüz (genellikle ilerlemiş yaş dolayısıyla).

Wrinkled forehead : Kırışıklı alın. Buruşuk alın. Kırışık alın. Başın gözler üstündeki bölümündeki buruşukluklar.

Become wrinkled : Kırışmak.

Unwrinkled : Kırışıkları düzeltilmiş. Kırışıksız.

Wrinkle free : Buruşmaz.

Unwrinkle : Kırışıklıkları kaldırmak. Buruşuklukları yok etmek. Kırışıklıkları yok etmek. Buruşuklukları kaldırmak.

Wrinkle : Buruşturmak. Kırışık. İpucu. Kırışıklık. Kırışmak. Buruşmak. Kırıştırmak. Çatmak. Büzüşmek. Buruşukluk.

 

Wrinkliness : Kırışıklık. Buruşuk olma durumu. Buruşukluk. Kırışıklılık.

Wrinkle free fabric : Kırışmayan kumaş. Buruşuksuz kumaş. Kırışıksız kumaş. Buruşmayan kumaş.

Wrinkliest : En kırışık. En kıvrımlı. Buruşuk. Kırış kırış. Çatık. Buruş buruş. Kırışık.

İngilizce Wrinkled Türkçe anlamı, Wrinkled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wrinkled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rumpled : Karıştırılmış. Katlanmış. Darmadağınık. Darmadağınık edilmiş.

Mussiest : Karmakarışık. Karman çorman.

Crispate : Dalgalı. Kıvırcık. Bukleli. Kıvrımlı.

Limped : Aksatmak. Topallamak. Hamur gibi. Esnek. Bükülgen. Yumuşak. Aksamak. Topallama. Gevşek.

Rugged : Bet (ses). Engebeli. İnişli çıkışlı. Yontulmamış. Kuvvetli. Çetin. Kaba. Cefakar. Pürüzlü. Yalçın.

Crankle : Çevirme. Bükme. Kıvırma.

Crispy : Canlandırıcı. Taze. Zinde. Canlı. Taptaze ve sulu (meyve veya sebze). Kıvırcık. Körpe. Çıtır çıtır. Kıtır kıtır.

Balls : Taşaklar. Hayalar. Saçma. Cesaret. Saçma!. Taşaklı. Hassiktir!. Hassiktir.

Anuses : Şerç. Anus. Amet. Anüs. Makat.

Withered : Kalmamış. Kurumuş. Solmuş. Bozulmuş. Kuru.

Wrinkled synonyms : unsmooth, unsmoothed, roughdried, shrivelled, rumply, creasy, drip dry, furrowy, contracted, puckered, arsehole, wrinklier, corrugation, wizened, unironed, furrowed, rough, wrinkly, lined, rugous, contorted, shriveled up, crinkle, liniest, ruffled, corrugations, linier, rumpliest, permanent press, limps, crispest, shriveled, crinkly.

Wrinkled zıt anlamlı kelimeler, Wrinkled kelime anlamı

Unwrinkled : Kırışıksız. Kırışıkları düzeltilmiş.

Ironed : Buruşuklukları ütü ile düzeltilmiş olan. Ütülenen. Ütülenmiş. Ütülü.

Smooth : Kolaylaştırmak. Tesviye etmek. Buruşukluklarını gidermek. Sinekkaydı. Şık. Tatlı. Yatıştırmak. Huzur veren. Yumuşak. Pürüzsüz.

Wrinkled antonyms : unfurrowed.