Yanıl nedir, Yanıl ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kırmızı, pembe, pembeleşmiş.

Kulakları sarı ya da kahverengi keçi.

[Bakınız: yanal, yanal].

Yanıl ile ilgili Cümleler

  • Yanıldığına eminim.
  • Yanıldığın yer orası.
  • Yanılabilirsin.
  • Yanıldığımı duyunca sevineceksin.
  • Açık söylemek gerekirse, o yanılıyor.
  • Yanılmış olabilirdim.
  • Yanılıyorsun. Ben kötümser değilim ama kuşkucuyum.
  • Bir an için, sadece bir an, beni gerçekten sevdiğini düşündüm ama yanılmışım.
  • Gözüm beni yanıltıyor olmalı.
  • Yanılıyorsun: o kontrbas çalar, trombon değil.
  • Yanılıyor olabilirim ama sanırım bu öğleden sonra yağmur yağacak.
  • “Eski bakan bir yanılgıya düşmüştü.”
  • Başlık yanıltıcıydı.
  • Ali kendini yanıltıyor.

Yanıl ile ilgili Atasözü veya Deyim

çok bilen (veya söyleyen) çok yanılır : “çok bildiği için kendine güvenen kişi, bilmediği şeylere de karışır ve bunlarda yanılır” anlamında kullanılan bir söz.

yanılgıya düşmek : bilmeden bir yanlışlık yapmak.

Yanıl tanımı, anlamı

Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği

Bağıl yanılgı : Ölçülen bir nicelik üzerinde yapılan ölçü yanılgısının niceliğin kendisine oranı.

Bilüsü yanılmak : Ne söylediğini bilmez hale gelmek, bunamak.

Birinci tür yanılgı : [Bakınız: a (alfa) yanılgısı].

 

Çağrışımsal yanılsama : Görsel alanın bir parçasının var olan başka bir nesnenin etkisi ile yanlış algılanması.

Çıkakta yanıltma : Bir malın, üzerine konulan imle oradan çıkarılmış, orada elde edilmiş gibi gösterilmesi.

Değişken yanılgı : Ölçümler üzerinde kazanıya bağlı olarak durumdan duruma değişik ölçülerde etkide bulunan ve sonunda etkileri toplamı sıfır sayılacak biçimde yok sayılan yanılgı, bk. değişmez yanılgı.

Değişken yanılgıları : Gözlem yanılgıları içeren değişkenlerin değerlerindeki yanılgılar.

Denel yanılgı : Ölçmede elde edilen değerlerin kesin değerden sapma niceliği.

Deneme yanılma yordamı : Denenceli ya da uygulamalı sınamalarda karşılaşılan başarı ve başarısızlıklar sonucu öğrenme ve deneyim kazanma yolu.

Deneme yanılma yöntemi : Rasyona girecek yem maddelerine rasyonda ne kadar yer verileceğine; hayvanın kuru madde gereksinimini karşılayacak biçimde tesadüfi değerler verilmesi, daha sonra rasyonun besin madde ve enerji düzeyinin hesap edilmesi, sonuçlar gereksinim düzeyleriyle karşılaştırılarak gerekli düzeltmelerin deneme yanılma yoluyla hesaplanması, rasyon hesaplama.

Denklem yanılgısı : Bazı etkenlerin gözönüne alınmaması nedeniyle denklemin gerçek bağıntıyı tümüyle gösteremediği durumlardaki yanılgı.

Devimsel yanılsama : Beden örgenlerinden herhangi birisinin devinmediği halde deviniyormuş gibi algılanması.

Dizgeli yanılgı : Kullanılan araçların yanlışlığından ya da bilinmeyen iç ve dış etkilerden doğmuş ve böylece ölçülere sürekli olarak girmiş yanılgı. Örnek: Ayarı bozuk bir saatle yapılan ölçülere girmiş olan yanılgı dizgelidir. Bir ölçümde, ölçme aracının ya da ölçme işleminin yapısından doğan ve aynı yönde etkide bulunan etkenlerin ürünü olduğu için giderilmeyen, belli ayrıtlar yararına ya da zararına beliren yanılgı, bk. rastlantılı yanılgı.

 

Dizgesel yanılgı : Rasgele olmayan yanılgı. Bu tür yanılgılar ortalaması sıfır olmayan bir dağılım gösterirler.

Duyu yanılgısı : Duyu örgenlerinin yapısı ya da uyaranların nitelik ve sunuluş biçiminden doğan algı yanılması.

Gerçek yanılması : Gerçeğin sahne üzerindeki görüntüsünden ortaya çıkan değişme, yanılma.

Göreceli yanılgı : X sayısının bir Y yaklaşık değeri için, (Y-X)/X ya da (Y-X)/X sayısı.

Görsel yanılsama : Örgensel ya da ruhsal nedenlerle görme duyumlarında beliren bir yanılsama.

Göz yanılması : Gözün, belirli koşullarda, nesneleri olduğundan değişik algılaması biçiminde ortaya çıkan yanılma.

Göz yumulabilir yanılgı : Bir örnekleme dağılımıyla elde edilen kestirme değerin evrendeğerden ne oranda sapma göstermesine izin verileceğini belirten oransal güvenirlik sınırı.

Gözlem yanılgısı : Araç ya da insan etkenlerinden kaynaklanan ya da bir niceliği elde etme yöntemindeki eksikliklerden ortaya çıkan yanılgı.

Hece yanıltmacı : Hecelerinin yalnıltıcı kullanışıyla bir sözcüğün bulunması temeline dayanan söz oyunu, bilmece. / Kola takınca bir ay / Zorluk kalkar ortadan = KOLAY Bir örnek de divandan: / Bende yok sabr ü sükun sende vefadan zerre / İki yoktan ne çıkar fikredelim bir kere (İki yok, Farsça nâ, bi) (Na-bi) 69.

İşleme yanılgısı : Verilerin işlenmesi sırasında oluşan yanılgı. Örneğin, verilerin dökümü sırasında oluşan yanılgılar.

Kavuşmaz ölçünlü yanılgı : Örneklem büyüklüğü sonsuza yaklaştığında, bir örneklemdeğerin ölçünlü yanılgısı.

Kestirim yanılgısı : (bağlanım çözümlemesi) Bir gerçek değer ile kestirimi arasındaki çıkarım. Özel olarak, bağlanım denkleminin bağımlı değişkenini bağımsız değişkenlerden kestirmek için kullanılan çözümlemede, bağımlı değişkenin gözlenen değeri ile kestirimi arasındaki çıkarımdır.

Kişisel yanılgı : Gözlemci ya da hesapçının, dalgınlıkla yaptığı yanılgı; örn. 3 yazacak yerde 8 yazması.

Müller lyer yanılsaması : Herhangi bir düz çizginin ok başıyle sonuçlanmasının çizgiyi olduğundan kısa, ters ok başıyle sonuçlanmasının ise olduğundan uzun algılanmasına yol açması.

Olası yanılgı : Bir gözlem dizisinde yapılan yanılgıların (ölçülen değerlerin ortalama değerden farkı) salt değeri büyüklük sırasına göre dizildiğinde, dizinin ortasında yer alan hata p = ..formül.. Örnek: Bir yıldızın aynı koşullarda ölçülen dikeyhızının ortalaması 27.1 km/sn ve ölçülen değerlerin bu değerden farkları -0.2; -0.1 ; + 1.2; + 0.8; +0.3; -0.7; +0.5; -1.1; +0.9; -0.7 +0.6 dır. Bunların salt değerleri boy sırasına dizilirse 0.1; 0.2; 0.3; 0.5; 0.6; 0.7; 0.8; 0.9; 1.1; 1. Dizinin orta yerinde gördüğümüz sayı 0.7 dir. O halde bu ölçü serisinin olası hatası ±0.7 km/sn, dikeyhızın değeri ise 27.1 ± 0.7 km/sn dir.

Ortalama üstikisel yanılgı : [Bakınız: ortalama üstikisel sapma].

Ortalama yanılgı : Bir gözlem dizisinde yapılan yanılgıların (gözlenen değerlerin ortalama değerden farkları) salt değerlerinin aritmetik ortalaması.

Ölçüm yanılgısı : Bir ölçme sürecinde saptırıcı payı olan etkilerin toplu ürünü.

Ölçünlü yanılgı : Bir örneklemdeğere ilişkin örnekleme dağılımının ölçünlü sapması. Örneklemeyle elde edilmiş gözlemler ortalamasının, olanaklı öteki örneklerde elde edilecek ortalamaların ortalamasından ne ölçüde sapma olasılığı bulunduğunu gösteren değer.

Ölçünlü yanılgı ölçümü : Gözlenmiş bir değerin sayılgılı bir değerden sapma ölçüsünü veren ve ölçünlü sapmanın kare kökü olarak tanımlanan ölçüm.

Örnekleme dışı yanılgı : Örnekleme çerçevesindeki eksiklikler, örneklem birimlerinin imlenmesinde ve bu birimlerin seçiminde yapılan yanlışlar ve benzerleri nedenlerle ortaya çıkan yanılgı.

Örnekleme yanılgısı : Bir evren değer ile onun kestirimi arasındaki çıkarım. Bir örnek evrende gözlenmiş kestirim değerlerinin anaevren değerlerinden gösterdiği sapma.

Para yanılgısı : Fiyatlar genel düzeyindeki artışa bağlı olarak paranın satın alma gücünde ortaya çıkan düşüşün iktisadi karar birimleri tarafından algılanamaması durumu.

Rasgele örnekleme yanılgısı : Örneklemin rasgele bir yöntemle seçilmesi durumunda ortaya çıkan örnekleme yanılgısı.

Rasgele yanılgı : Dizgeli herhangi bir etki dışında, kurala ve düzene bağlı olmadan yapılan ölçü yanılgısı. Gözlenmiş bir değerin gerçek değerden sapması. Bu tür yanılgılar, belli bir dağılımı olan olasılıksal değişkenler olarak düşünülebilir.

Rastlantılı yanılgılar : Bir ölçümde, durumsal etkenlere bağlı olarak beliren ve çeşitli yönlerde sapmalara yol açtığı için sonunda birbirini götüreceği varsayılan yanılgılar, bk. dizgeli yanılgılar.

Salt yanılgı : Bir x niceliği üzerinde yapılan aX yanılgısının kendisi; (AX/ x ise bağıl yanılgıdır.). Ömeklemdeğer ile evrendeğer arasındaki çıkanının salt değeri. Gerçek değer ile seçilen yaklaşık değer kalanının salt değeri.

Sarsıntı yanılgı örnekbiçimi : Değişkenlerdeki ve denklemlerdeki yanılgıları birlikte içeren örnekbiçim. ay. bk. değişken yanılgısı, denklem yanılgısı.

Seçkisiz yanılgı : Sayımbilimsel yöntemlerle kestirilebilen yanılgı.

Serpilmenin ölçünlü yanılgısı : Bir serpilmede gözlem değerlerinin tam bağıntı çizgisi üzerindeki karşılıklarından olan sapmaların kareli ortalamaları olarak tanımlanan ve serpilmenin en uygun çizgiye oranla gösterdiği sapmanın toplu anlatımı olan ölçüm, bk. birlikte gidişim çizgisi.

Sınama ve yanılma : Yeni sorunlar ve durumlar karşısında düşünme, plan yapma ve yöntemli biçimde hareket etme yerine denemelere girişerek çözüm ve uyma yolları arama davranımı.

Sınama ve yanılma yoluyla öğrenme : Yeni öğrenme durumları karşısında öğrencinin, başarılı sonuç alıncaya, ya da hoşnut oluncaya değin kimi tepkileri hemen hemen rasgele yinelemesi ve sınaması temeline dayalı öğrenme.

Sınama yanılma öğrenmesi : Deneğin nasıl çözümlenebileceği konusunda bilgi ve becerisi bulunmadığı bir sorun ya da durum karşısında, türlü davranışları deneyerek çözüme yaramayanları bir yana bırakıp yararlı ve etkili olanları seçmeyi öğrenmesi.

Temel yanılması : Esâsda hatâ, lüzumlu vasıfta hatâ.

Uzbilimsel yanılım : [Bakınız: yanılım].

Üretilmiş yanılgı : Gerçek sayılarla cebirsel bir işlem yapılırken yapılan yanılgı türü.

Yaklaştırım yanılgısı : Sayısal hesaplamalarda yapılan yaklaştırım sonucu ortaya çıkan yanılgı.

Yanılabilme : Yanılabilmek işi.

Yanılabilmek : Yanılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Yanılaşmak : Tartışmak.

Yanılgı değişkesi : [Bakınız: artık değişke].

Yanılgı kuşağı : Kestirilmiş değerin belli bir olasılıkla içerisinde bulunduğu varsayılabilen ve ölçünlü yanılgılar, güven aralıkları ya da benzer yöntemler ile bulunan bölge.

Yanılgı küçültme gücü : (Zaman dizileri) Zaman dizilerinde düzleme başarısını görmek üzere yanılgıları küçültmek ve gözlemleri gerçek değerlerine yaklaştırmak için verilen bir ölçü.

Yanılgı payı : Bir örnekleme dağılımında gözlemlerin evrendeğerlere göre sapmalarının oransal sınırı, bk. örnekleme yanılgısı.

Yanılgı sınırları : Bir örnekleme dağılımında gözlemlerin yüzde olarak taşıdığı yanılgı payının alt- üst sınırları.

Yanılgı üstikileri ortalaması : [Bakınız: artık üstikileri ortalaması].

Yanılgı yüzdesi : Göreceli yanılgının 100 katı.

Yanılım : Doğru ya da geçerli çıkarım koşullarını sağlamayan düşünce, Anlamdaş. uzbilimsel yanılım.

Yanıllı : Sırt.

Yanılma payı : Herhangi fizik ya da kimya dizgesinin hazırlanmasında, gerçekleştirilmesinde ya da çalıştırılmasında izin verilen en çok yanılma sınırı.

Yanılmaca : İyi kurulu oyun yapısında, oyun kişilerinin ayrı şeyleri söylerken aynı şeyi konuştuklarını sandıkları sahne. Birini başkası veya bir şeyi başka bir şey sanmaktan doğan yanlışlık, ki bir takım eserlerin konularına girer. Oyun gereği, bir oyun kişisinin söylenen bir sözü ya da konuşmayı yanlış anlamasından doğan karışıklık.

Yanılmaz : Mardin şehrinde, Dargeçit ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Siirt kenti, Eruh ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Yanılsamacı tiyatro : İki temel tiyatro anlayışından biri. Bu tür tiyatroda, seyircinin, sahnedeki olaylara, onları yaşıyormuşçasına katılması sağlanır. bk. benzetmeci tiyatro.

Yanıltabilme : Yanıltabilmek işi.

Yanıltabilmek : Yanıltma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Yanıltıcı ambalaj : İçindeki ürünün gerçek miktarı, içeriği ya da kalitesi konusunda tüketiciyi yanıltan ambalaj.

Yanıltıcı fiyatlandırma : Mal ve hizmetlerin, tüketiciyi yanlış yönlendirecek biçimde fiyatlandırılması.

Yanıltıcı reklam : Tüketiciyi mal veya hizmet hakkında eksik, yanlış ya da abatartılı bilgiler vererek yanlış yönlendiren reklam.

Yanıltmacalı masal : Yalan ve abartmalar üzerine kurulmuş masal türü. bk. yanıltmacalı masalcık.

Yanıltmacalı masalcık : Tarihsel olmayan olayları tarihsel bir görüntü içinde açıklayan, yapı ve kapsam yönünden birbirine karşıt oluşumlar gösteren düzmece masalcık türü. bk. masalcık. karşılığı yanıltmacalı masal.

Yanıltmacılık : Yanıltma işi yapma. Bilimsel bir gerekçe olmaksızın veri veya sonuçlar üzerinde değişiklik yapma veya nedeni olmaksızın veri atlama.

Yanıt yanılgısı : Deneğin sormaca sırasında kesin olmayan yanıtlar vermesinden ya da soruları yanıtsız bırakmasından ortaya çıkan yanılgı.

Yansız yanılgı : Sıfır ortalamalı bir yanılgı evreninden rasgele alınmış bir öğe gibi düşünülen yanılgı.

Yuvarlama yanılgısı : Bir gerçek sayının onlu açılımında belirli bir basamaktan sonraki şayakların atılmasıyla oluşan yanılgı türü.

Zöllner yanılsaması : Birbirine koşut olan iki çizgiden birisi keskin çizgilerle bir yana, ötekisi de karşı yana doğru sonuçlandığında, koşut çizgilerin birbirinden uzaklaşmakta olduğu yanılsamasını yaratan bir deney.

Tarih yanılgısı : Tarihlendirmede yanılgı içinde bulunma, anakronizm.

Yanılgı : Yanılma durumu. Yanlışı doğru veya doğruyu yanlış sanma, hata. Yanlış davranış. Bir sanatla, bir bilimle ilgili kuralların gereği gibi uygulanmayışından doğan sonuç.

Yanılış : Yanılma işi.

Yanılma : Yanılmak işi.

Yanılmak : Tanımayarak, niteliğini iyi anlamayarak aldanmak. Sonucunu düşünmeden veya bilmeden uygunsuz bir davranışta bulunmak.

Yanılsama : Yanlış algılama ve duyu yanılması. Var olan nesne veya canlıyı yanlış, ayrımlı veya değişik olarak algılama, galatıhis, illüzyon.

Yanıltı : Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık, sehiv.

Yanıltıcı : Yanıltma özelliği olan, sofistike.

Yanıltıcılık : Yanıltıcı olma durumu.

Yanıltma : Yanıltmak işi.

Yanıltmaca : Yanıltmak için, yanıltacak yolda söz söyleme, mugalata. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, mugalata. Çabuk çabuk söylenmesi sırasında karışıklığa, dil dolaşmasına ve anlam değişmesine uğrayan söz grubu, yanıltmaç. Yanıltmaya dayanan davranış, yanıltıcı iş.

Yanıltmacı : Yanlış yargılamada bulunan kimse.

Yanıltmaç : Karşıdakini yanıltıp başka şey söylemesine yol açacak biçimde düzenlenmiş söz. Yanıltmaca.

Yanıltmak : Yanılmasına yol açmak.

Diğer dillerde Yanık şoku anlamı nedir?

İngilizce'de Yanık şoku ne demek ? : burn shock