Zıbı nedir, Zıbı ne demek

Teknik terim anlamı:

Keçecilerin çalışma pantolonu. (Yalvaç Isparta).

Zıbı anlamı, tanımı

Zıbıç : Kiraz, dut, üzüm gibi meyvelerin ince sapı

Zıbıdı çıkmak : Yağmurda çok ıslanmak.

Zıbıdi : Parasız, işsiz, başıboş, kötü giyimli. Çıplak.

Zıbık : Erkek üreme organı. Kamış ya da benzeri bir nesneden yapılan düdük. Tıpa, mantar. Hovarda. Korkunç. Bir yaşında buzağı. Dana. Yeni doğan kuş yavrusu. Çok ıslak. Uzun boylu. İnce uzun. Dar giysi. Erkek üreme organına benzetilen nesne.

Zıbık tutmak : Bir işte uzun süre çalışmak.

Zıbıklama : Dolma tüfeği harbiyle sıkıştırma.

Zıbıklı : Maskara.

Zıbıldak : Doğranmadan, yağla pişirilip yenilen taze börülce, fazulye. Baldırı çıplak, zibidi, serseri. Delidolu, hoppa. Haşlanarak tuzlanmış taze fasulye.

Zıbıldan : Doğranmadan, yağla pişirilip yenilen taze börülce, fazulye.

Zıbına : Kadınların giydiği üçetek giysi.

Zıbındırık : Uzun boylu.

Zıbır : Güçlü. Atılgan, taşkın, delişmen. Olumsuz davranan.

Zıbır toprak : Kumlu, çakıllı, yoğrulamayan toprak.

Zıbırdak : Sıçrayarak koşan.

Zıbırdamak : Sıçrayarak koşmak.

Zıbırga : Pırnal odunu.

Zıbırtlamak : Zırvalamak.

Zıbırtmak : Budamak. Sövmek, atıp tutmak. Kavga, çatışma, tartışma sırasında karşısındakini sindirmek ya da kaçırmak. Bitkiyi meyvesiz ve yapraksız hâle getirmek.

 

Zıbıtmak : Dövmek. Azarlamak. Atmak. Yalan atmak. Atmak: Bir taş zıbıttı, camı kırdı.

Zır zıbır : Çer çöp.

Zıbın : Bebeklere iç çamaşırı olarak giydirilen, ince pamukludan kısa ve kollu giysi. Kolsuz kadın giysisi.

Diğer dillerde Zeytingiller anlamı nedir?

İngilizce'de Zeytingiller ne demek ? : olive family