Zort nedir, Zort ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yapamayacağı işi yapmaya davranan.

Dik kafalı.

Kendini beğenmiş.

Çalım, kabadayılık.

Sıkıntı, dert, hastalık: Bugün zortum yok.

Çift demirini keskinleştirme.

Bebek salyası.

Teknik terim anlamı:

Şişirilen avurdun üzerinde parmakla vurulunca çıkan ses.

Zort anlamı, kısaca tanımı

Zort atmak : Bebek salya akıtmak

Zort vermek : Avurt çatlatmak.

Zort zort itmek : Çalım satmak.

Zortlak : Şişman. Olur olmaz konuşan. İşsiz, amaçsız dolaşan kimse. Yapamadığı işleri yapmış gibi abartan kimse.

Zortlamak : Yersiz konuşmak, davranmak. Birdenbire sıçramak. Öfkeyle ayağa kalkmak. Batırmak. Yapamadığı işleri yaparmış gibi övünmek, abartmak.

Zortlamaz : Şişman.

Zortu geçmek : Çalım satamayacak duruma gelmek.

Zortu kuşu : İskete.

Keskinleştirme : Keskinleştirmek işi.

Kabadayılık : Kabadayı olma durumu. Kabadayıca davranış.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Kabadayı : Kendine özgü namus kurallarını esas alıp toplum kurallarının dışına çıkarak zorbalık yapan kimse. Bir şeyin en iyisi, başta geleni. Yürekli.

 

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Hastalı : Hastalıklı.

Sıkıntı : İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.

Demiri : Gri. Bu renkte olan.

Keskin : Çok kesici, iyi kesen. Tiz (ses). Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Hassas. Kıvrak. Zampara. Etkili, sert. Kırıcı, incitici. Dikkatli.

Davran : “. “Hazır ol, hazırlan” anlamında kullanılan bir isim. “İşe giriş, el at, başla” anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık.”.

Kafalı : Kafası olan. Bilgili, kavrayışlı ve anlayışlı. Kafası herhangi bir biçimde olan.

Parmak : İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. İnç. Eni bu organ kadar olan. Bir işe karışmış olma ilgisi. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Arşının yirmi dörtte biri.

Diğer dillerde Zorn önsavı anlamı nedir?

İngilizce'de Zorn önsavı ne demek ? : zorn's lemma