Çalka nedir, Çalka ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
İçinde mısır patlatılan veya kahve kavrulan tava.
[Bakınız: çalkağı].
Pamuk kozasını temizlemekte kullanılan en seyrek kalbur.
Çalka ile ilgili Cümleler
- Fakat bütün memleketin ağzında çalkalanan bu evlerin anha minha 5000 liradan fazlaya çıkmayacağı.
- Açmadan önce bu şişeyi çalkalayın.
- Ağzımı çalkalamalıyım.
- Kullanmadan önce iyice çalkalayın.
- Kullanmadan önce çalkalayın.
- Benim ağzımı çalkalamam gerekiyor.
- Ali kupasını çalkaladı ve sonra onu kahveyle yeniden doldurdu.
- Lütfen ağzını çalkala.
- Ali bir kutu birayı çalkaladı ve sonra oturma odasına gitti ve onu Mary'ye uzattı.
- Kullanmadan önce ilaç şişesini çalkala!
- Lütfen açmadan önce çalkalayınız.
Çalka ile ilgili Atasözü veya Deyim
(bir söz, birilerinin) ağzında çalkalanmak : üzerinde çok konuşulmak.
göbek çalkamak (veya çalkalamak) : göbeğini sağa sola hareket ettirerek oynamak.
yumurtayı çalkamak : hayvan, üstüne oturduğu yumurtayı çevirmek.
Çalka anlamı, kısaca tanımı
Bayburt çalkaması : Tuzsuz yağ ile kavrulmuş unu, ezilmiş fındık ve şekerle karıştırarak yapılan ve küçük çocuklara kuvvetlenmeleri, beslenmeleri için hergün azar azar yedirilen yiyecek
Çalkab : Bir anda, hemen.
Çalkağ : Testi yayık.
Çalkalama makinesi : Leblebileri, kırık, ve iriliklerine göre ayırmağa yarayan aygıt. (Güdül Ankara).
Çalkalanabilme : Çalkalanabilmek işi.
Çalkalanabilmek : Çalkalanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Çalkalanış : Çalkalanma işi.
Çalkalatış : Çalkalatma işi.
Çalkalayabilme : Çalkalayabilmek işi.
Çalkalayabilmek : Çalkalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
Çalkalayıcı : Su verme teknesinde, çalkalama işini yapan araç. Hazırlanan deney tüplerinin bir süre için belli bir hızda çalkalanmasını sağlayan cihaz.
Çalkalayıcılı su banyosu : İçerisinde çalkalayıcı bulunan su banyosu.
Çalkalayış : Çalkalama işi.
Çalkamaç : Sulandırılmış yoğurt, ayran. Ayran (Mucur).
Çalkamçı : Bütün ayrıntılarıyla at arabası.
Çalkamış : Damın ağacı döşendikten sonra üzerine çamur ve toprak konan kalın kamış.
Çalkan : Suyun hızlı akan yeri. Su birikintisi.
Çalkanabilme : Çalkanabilmek işi.
Çalkanabilmek : Çalkalanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Çalkandil : Balıkesir şehrinde, Durak nahiyesine bağlı bir bölge.
Çalkantı sesi : Özellikle perikarditis travmatikada dinleme sırasında veya karın boşluğunda sıvı bulunduğunda karnın alt 1/3ünde yapılan sallama-öskültasyonunda alınan ses. İçi yarıya kadar dolu testinin sallanmasında çıkan ses veya yayık sesine benzer ses.
Çalkantılı : Çalkantısı olan. Düzensiz, karmakarışık.
Çalkantılı akım : Karışık akım.
Çalkantılı çöküntü : Yerinde duramayan aşırı bir etkinlik, umutsuzluk, kaygı ve kendini suçlandırma kuruntularından oluşmuş bir ruh hastalığı.
Çalkap : Bir anda, hemen. Çalı kesmekte kullanılan demir, testere. Bir şeyin yarısı. İvecenlikle. Acele ile.
Çalkap etmek : Kapıp kaçmak, elinden almak.
Çalkap görmek : Bir ara görmek, dikkat etmeden bakmak.
Çalkara : Su kenarındaki kaynak. Doğan türünden bir kuş. Eskişehir şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Tokat ili, Erbaa belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Çalkatora : Sayım, hayvan sayımı.
Çalkatura : Sayım, hayvan sayımı. Dolaşıp aramak.
Çalkaturacı : Etrafı karıştıran adam. Hayvan sayımı yapan adam.
Çalkava : Buğday selektörü (Yağmurlu Büyükoba).
Çalkavur : Dolaşıp aramak.
Çalkavuş : Aceleci, sabırsız.
Çalkay : Pamuk kozalarını ayıklayan makina. Mısır kalburu. [Bakınız: çalkar].
Çalkaya : Çalılık ve kayalık yer. Amasya şehrinde, Taşova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Antalya kenti, Aksu nahiyesine bağlı bir yer. Elâzığ ilinde, Maden belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Eskişehir ili, Mihalıççık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Giresun ili, Espiye belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehrinde, Pınarbaşı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kilis kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Çalkayacak : Geniş ağızlı ve büyük çömlek.
Çalkayıcı : Çalkama işini sağlayan araç.
Çalkaymak : Kurulmak, arkaya yaslanmak.
Çalkaz : Düzensiz.
Çalkazan : Geveze. [Bakınız: calgazan]. Taklitçi. Bağlılık duygusu olmayan.
Çalkazanlık : Gevezelik.
Dip çalkamak : Kalçaları oynatmak.
Düzensiz çalkantı : Işık yayımındaki düzensiz çalkantılar (dalgalanmalar). (Eğer ışık kaynağı değişken akımla besleniyorsa, bu tür çalkantıların, akımın frekansıyla hiç bir ilgisi yoktur.) bk. dalgalılık, ışık titremesi.
İklim çalkantısı : İklimin dönümlü olarak değişmesi.
Perikardiyal çalkantı sesleri : Ekzokardiyal üfürümler.
Yunak çalkanması : Bileşimlerinin birbiçimliliğini sürdürebilmek için, yunakların çalkalanmaları işlemi.
Çalkağı : Çalkar.
Çalkak : Çalkar.
Çalkalama : Çalkalamak işi.
Çalkalamak : Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
Çalkalanma : Çalkalanmak işi.
Çalkalanmak : Çalkama işine konu olmak. Dalgalanmak.
Çalkalatma : Çalkalatmak işi.
Çalkalatmak : Çalkatmak.
Çalkama : Çalkamak işi. Çalkalanarak yapılan.
Çalkamak : Çalkalamak. Tahıl elemek.
Çalkanış : Çalkanma işi.
Çalkanma : Çalkanmak işi.
Çalkanmak : Çalkama işine konu olmak. Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak. Deniz, göl dalgalanmak. Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak.
Çalkantı : Deniz ve gölde dalgalanma. Coşku. Kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp. Çalkanmış şey. Kargaşa ve bunalımın yol açtığı düzensiz, karışık, sıkıntılı durum.
Çalkantı sacı : Dip tankında bulunan sıvının hareketini yavaşlatan metal perde.
Çalkantısız : Çalkantısı olmayan.
Çalkar : Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.
Çalkatma : Çalkatmak işi.
Çalkatmak : Çalkama işini yaptırmak.
Çalkayış : Çalkama işi.
Diğer dillerde Çalıştırma yasakları anlamı nedir?
İngilizce'de Çalıştırma yasakları ne demek ? : working prohibitions

Bu kısımda Çalka nedir? Çalka ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çalka tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çalka hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.