Çana nedir, Çana ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kızak.

Fren.

Çanak.

Çana ile ilgili Cümleler

  • Tom'un gözleri kan çanağı.
  • “Kerem'in kusacağı geliyordu. Gözleri kan çanağına dönmüştü.”
  • Geçmişimi çanak çanak yayan sen değil misin?
  • Sen bu şerefsizlere çanak tuttuğun için de saygı duyulmayı hak etmiyorsun.
  • “Oh olsun... Vallahi memnun oldum, diyordu. Çanak tuttun. Şunun şurasında rahat sana battı mıydı?”
  • Öncelikle ketum olması gereken sizdiniz, benim hakkımda yalan yanlış bilgileri çanak çanak yayıp beni karalamayacaktınız.
  • Ali doğrudan çanaktan güveç yedi.
  • Antik bir çanak çıkarıldı.
  • Burada çanak anten yok fakat orada çanak anten var garip değil mi?

Çana ile ilgili Atasözü veya Deyim

ağzını burnunu çarşamba pazarına (veya çanağına) çevirmek : aşırı bir biçimde döverek perişan duruma getirmek.

çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar : “kişi, kendisi için önceden yaptığı hazırlıkların verimini ileride alır” anlamında kullanılan bir söz.

çanak tutmak (veya açmak) : davranışları veya sözleriyle kötü bir sonuca yol açmak.

çanak yalamak : dalkavukluk etmek.

gözleri kan çanağına dönmek (veya kanlanmak) : uykusuzluk, yorgunluk, ağlama ve benzerleri sebeplerle gözleri çok kızarmak sinirden, öfkeden, hiddetten gözleri irileşmek ve kızarmak.

 

kan çanağı gibi : kanlanan (göz).

Çana kısaca anlamı, tanımı

Buzul çanağı : Bir buzul koyağı tabanında, aşırı oyulma sonunda oluşan ve koyağı genişleten çanak biçimli çukur

Çanacık : Balıkesir şehrinde, Yeniköy nahiyesine bağlı bir yer.

Çanacuk : Çanakçık.

Çanag : Çanak.

Çanağ : Çanak.

Çanağğale : Çanakkale.

Çanah : Saksı. [Bakınız: çanak]. Üç okkalık bir çeşit tahıl ölçeği. Yayvan ve yuvarlak kap. Çanak.

Çanah gıran : Gelinciğe benzer, fakat gelinciğinkinden çok daha küçük çiçekler açan bir kır bitkisi.

Çanak çatlatan : Gelincik çiçeği.

Çanak çömlek otu : Hyoscyamus niger solanaceae.

Çanak kıran : Gelincik çiçeği.

Çanak kurutan : Sıcak eserek ekinlere dokunan rüzgâr.

Çanak yapraklar : Çiçekli bitkilerde, çiçeğin en dış halkasını oluşturan, genellikle yeşil renkli, çiçek tomurcuk hâlde iken tüm çiçek organlarını koruyan parçalardan her biri.

Çanakça : Elâzığ kenti, Alacakaya ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. İstanbul kenti, Çatalca belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Çanakçılar : Bartın kenti, Amasra ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Bolu şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Çanakçılık : Çanakçının yaptığı iş.

Çanakdüzü : Bitlis şehrinde, Reşadiye nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Çanakkaleli : Çanakkale ilinden olan kimse.

Çanakkalelilik : Çanakkaleli olma durumu.

Çanakkıran : Eskişehir şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Çanaklamak : Ekin iyice kök salmak. Ağaçların dibini çukurlatmak.

Çanaklaşma : [Bakınız: çöküntü alanı, çanak].

 

Çanaklı : Burdur şehrinde, Ağlasun ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Hakkâri şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Mardin şehrinde, Kızıltepe belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun şehrinde, Terme belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Çanaklı durduraç : Bir çanağın kıyısına içten ya da dıştan sürtünme yöntemiyle çalışan durduraç.

Çanakoluk : Hatay şehri, Karaçay nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Çanakpara : Üzüm sıkmağa yarayan araç.

Çanakpınar : Antalya şehrinde, Akseki ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum ilinde, Oltu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kırşehir şehrinde, Çiçekdağı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Malatya şehrinde, Hekimhan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Çanaksı solucanlar : Bütün türleri denizlerde sesil yaşayan, çoğu kez koloni oluşturan, vücutları çanak biçiminde olup iç organları kapsayan bir gövdeyle saptan oluşan, bir şube.

Çanaksu : Kars ili, Doğruyol bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Çanakte : Şelâle.

Çanakyayla : Bitlis şehri, Adilcevaz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Çanavar : Kurt, canavar. Aç gözlü.

Çanayaz : Açık, mehtaplı, çok soğuk hava.

Çattım çanak : Gelincik çiçeği.

Çöküntü çanağı gölü : Doldurduğu doğal çanağın kökeni kırılma, çökme gibi olaylara dayanan göl türü.

Dikmen çanağı : Bir çeşit yemek tabağı.

Durduraç çanağı : Tekerleğe bağlı ve iç bölümü sürtünme yüzeyini oluşturan yuvgu biçimindeki çanak.

Meşale çanağı : Gölge oyununda meşalenin yakıldığı çanak ya da altlık. Eski Karagözcülerin meşaleyi yaktıkları çanak ya da altlık.

Ot çanağı : Ezilmiş tütün ve meşe külü karışımını cepte taşımakta kullanılan küçük kap.

Telve çanağı : Kahvecilerin fincanları yıkadıkları toprak kap.

Vay vay çanağı : Kırılacak cam, porselen ve benzerleri kap kaçak.

Ayrı çanak yapraklılar : Çanak yaprakları birbirine bitişmiş olmayan bitkiler.

Bitişik çanak yapraklılar : Çanak yaprakları birbirine bitişmiş bulunan bitkiler.

Bülbül çanağı : Çok ufak kâse.

Çadır çanağı : Çadır direğinin ucunda, çadır bezini tutmaya yarayan oyuk ağaç.

Çanak : Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap. Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik. Göz çukuru. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü. Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.

Çanak ağızlı : Büyük ağızlı. Sır saklamaz.

Çanak anten : Uzaydaki aktarıcıdan belirli frekanslarda yapılmış olan radyo ve televizyon yayınlarını almaya yarayan tepsi biçiminde anten.

Çanak çömlek : Topraktan yapılmış türlü kaplar.

Çanak üzengi : Basılan yeri, tabanın büyük bir bölümünü kaplayacak kadar geniş olan üzengi.

Çanak yalayıcı : Dalkavuk.

Çanak yalayıcılık : Dalkavukluk.

Çanak yaprak : Çanağı oluşturan yaprakların her biri.

Çanakçı : Çanak yapan ya da satan kimse. Giresun iline bağlı ilçelerden biri.

Çanakkale : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Çanaklık : Vigla.

Çanaksı : Çanağı andıran, çanağa benzeyen, çanak gibi.

Çanaksı hücreler : Salgılanacağı zaman şişen ve belirli bir büyüklüğe geldiklerinde içlerindeki sıvı salgısını boşaltan bez hücreleri.

Çirişçi çanağı : Çiriş hazırlamakta kullanılan derin kap.

Dilenci çanağı : Dilencilerin sadakalarını topladığı küçük, çukur kap. İçinde her şeyden biraz bulunan kap vb.

Işık çanağı : Sahneyi aydınlatmak için değişik açılardan ışığın gelmesini sağlayan çukur madenî yansıtıcı.

Şarap çanağı : Şarap içilen yayvan çanak.

Diğer dillerde Çan hayvanı anlamı nedir?

İngilizce'de Çan hayvanı ne demek ? : vorticel