Övün nedir, Övün ne demek

Övün; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kez (yemek için).

[Bakınız: öyün].

Yemek.

Yemek zamanı.

Övün isminin anlamı, Övün ne demek:

“Başarılarınla, iyi niteliklerinle kendini yücelt” anlamında kullanılan bir isim”. Övün ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Övün ile ilgili Cümleler

  • Övünmeyi sevmiyorum ama ben oldukça iyi bir klarnetçiyim.
  • Ali yeni arabası hakkında övünmeye başladı.
  • “Sevgili eşini kaçırarak almış olmaktan büyük övünç duyardı.”
  • Takımım hakkında övünemem. O her zaman maçları kaybeder.
  • İsviçre bir çok turistik yerlerle övünç duyuyor.
  • O, hep akademik geçmişiyle övünür.
  • Ali yeni arabasından övünerek söz eder.
  • Övünmek gibi olmasın, sesim güzeldir.
  • Gelişimi sağlayayım diye dünyayı kutuplaştırdınız sonuç ortada yaptığınızla övünüyor musunuz?
  • Övünme tavsiye edilmez.
  • Ali onun hakkında övündü.
  • Benimle ne zaman karşılaşsa arabası hakkında övünür.
  • Senin övüngen masallarını dinlemekten bıktım.
  • Bob onun büyük teknesi hakkında övündü.

Övün ile ilgili Atasözü veya Deyim

alet işler, el övünür : “bir kimse ne kadar usta olursa olsun gerekli araçları olmadan kusursuz iş yapamaz” anlamında kullanılan bir söz.

mezar taşı ile övünülmez : “kişi geçmişteki atalarıyla değil ancak kendi değeri ile övünmelidir” anlamında kullanılan bir söz.

 

övünç duymak : iftihar etmek, kıvanmak.

övünmek gibi olmasın : kendini övmeye hazırlanan kimselerce, övünmesini hoş göstermek veya alçak gönüllü görünebilmek için kullanılan bir söz.

Övün anlamı, kısaca tanımı

Övün övün : Zaman zaman

Övünal : “Övünerek al” anlamında kullanılan bir isim”.

Övüncük : Şanlıurfa kenti, Viranşehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Övünçle : Övünerek.

Övündü : Ardahan şehri, Kurtkale nahiyesine bağlı bir bölge. Gümüşhane şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Övündük : Ağrı kenti, Eleşkirt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Gaziantep şehri, ŞehitKâmil belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Ordu şehrinde, Uzunisa nahiyesine bağlı bir bölge.

Övündüler : Diyarbakır şehrinde, Pirinçlik nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Övüne : Önce.

Övünebilme : Övünebilmek işi.

Övünebilmek : Övünme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Övünedurma : Övünedurmak işi.

Övünedurmak : Sürekli övünmek.

Övüngeç : Övüngen.

Övünsüz : Değersiz, önemsiz.

Övünce : Övünmeye yol açan veya hak kazandıran şey, mefharet.

Övünç : Övünme, kıvanç, iftihar.

Övünç çizelgesi : Bir okulda davranışları ve derslerindeki başarıları ile dikkat çeken seçkin öğrencilerin adlarının yazıldığı çizelge, iftihar listesi.

Övünek : Övünülecek şey, övünç kaynağı veya sebebi.

Övüngen : Çok övünen.

Övüngenlik : Çok övünme durumu.

Övünme : Övünmek işi, kıvanç, iftihar.

Övünmek : Bir niteliği sebebiyle kendini yücelmiş sayarak bundan abartmalı bir biçimde söz etmek, iftihar etmek. Kendi kendini övmek.

Övüntü : Övünülecek tutum veya davranış.

Diğer dillerde Övmelik anlamı nedir?

Osmanlıca Övmelik : takriz