Idiosyncrasy türkçesi Idiosyncrasy nedir

Idiosyncrasy ingilizcede ne demek, Idiosyncrasy nerede nasıl kullanılır?

Food idiosyncrasy : Gıda idiosinkrazisi. Gıda veya gıda katkı maddelerinin bazı bireylerde neden olduğu alerjik reaksiyona bağlı olmayan ve mekanizması bilinmeyen hastalıklar, gıda idiyosinkrazisi. İdiopatik gıda hastalıkları.

Idiosyncrasi : Belli bir maddeye karşı, diğer bireylere oranla doğuştan olan aşırı duyarlık durumu. İdiosinkrazi.

Idiosyncrasies : Mizaç. İdyosenkrazi. Kişisel özellik. Yaradılış. Aşırı duyarlılık. İdiyosenkrazi (medikal tıp terimi). Yapısal özellik. Özellik. Huy. Kişiye ait özellik.

Idiosyncracies : Karakteristik özellik. Tuhaflık. Ayrıksılık. Kendine has özellik. Belirleyici özellik. Bireysel özellik. Ayırıcı özellik. Eksantriklik. Bir bireyin fizyolojisinin spesifik yönü (idiosyncrasy olarak da yazılır). Tuhaf özellik.

Idiosyncracy : Ayrıksılık. Eksantriklik. Bir bireyin fizyolojisinin spesifik yönü (idiosyncrasy olarak da yazılır). Bireysel özellik. Karakteristik özellik. Belirleyici özellik. Kendine has özellik. Ayırıcı özellik. Tuhaf özellik. Kendine haslık.

 

Idiosyncratic error : Sıradışı hata.

Idiosyncratic : Özel bir hale ait. Bünyesel. Egzantrik. Kendine has. İdiosinkratik. -e özgü. Duruma veya kişiye özgü. İdyosenkratik. -e has. İdiyosinkratik.

Idiosyncratically : -e has bir şekilde. -nin karakteristiği şeklinde. Acayip bir şekilde. İdiyosinkratik bir şekilde. Özel durumla ilgili olarak. İdiyosenkratik olarak. Egzantrik bir şekilde. -e özgü bir şekilde.

Idiosyncratic experience : Kişiye özgü deneyim. Bireyin özel ve kişisel yaşmına ilişkin gözlem ve yaşantısı.

İngilizce Idiosyncrasy Türkçe anlamı, Idiosyncrasy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Idiosyncrasy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Individualism : Bireyselcilik. Toplum yaşayışında temel amacın, bireylerin başarı ve mutlulukları olduğu düşüncesini ileri süren öğreti. toplumun, bireylere ve kümelere geniş bir özgürlük tanıdığında gelişeceğine ve mutluluğa kavuşacağına inanan toplumbilim görüşü. bütün değerlerin, hak ve ödevlerin kaynağı olarak bireyi kabul eden ahlak görüşü. Eğitim, iktisat, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün ya da daha önemli sayan öğreti tutum ve siyasaların genel adı. Benlik. Hodbinlik. Bireysellik. Bencillik. Bireycilik. Bireylerin kendi çıkarlarını en çoklaştıracak şekilde davrandığında toplumsal yararın en çoğa çıkacağını ileri süren görüş.

Idiosyncracies : Tuhaf özellik. Ayırt edici taraf. Tuhaflık. Kendine has özellik. Ayırıcı özellik. Eksantriklik. Belirleyici özellik. Kendine haslık. Bir bireyin fizyolojisinin spesifik yönü (idiosyncrasy olarak da yazılır). Ayrıksılık.

 

Being : Mevcudiyet. Yaşam. Yapı. Tanrı. Yaratık. Varlık. Oluş. Varoluş. Vücut.

Allergies : Alerji. Antipati. Alerjiler.

Mannerism : Kişiye has tavır. Manerizm. Üsluba bağlılık. Yapmacıklık. Kişiye özgü hareket veya ifade tarzı. Mannerizm. Kişisel tarz. Maniyerizm. (bir kimseye özgü) özellik.

Mettle : Çaba. Yiğitlik. Yüreklilik. Heves. Hırs. Şevk. Atılganlık. Cesaret.

Custom : Görenek. Ismarlama. Bir toplumda yürürlükte olan ve insanların tutumlarına yön veren görenek, inanç ve alışkıların tümü. İtiyat. Örf ve adetler hukuku. Töre. Müşteri. Bir toplumda halkın; yasaların ve yönetici kurumların etkisi altında kalmadan toplumsal, ekonomik, kültürel ve güncel sorunlarını, dinsel ve geleneksel anlayışlarına aykırı düşmeyecek bir biçimde çözümlemek amacıyla oluşturduğu ve kesinkes uyulması zorunluluğu bulunan kurallardan her biri. bk. halkbilimsel görenek, sözlü görenek, kişisel görenek, göreneksel yasa, egemen görenek, krş. gelenek, boşinanç. Bilgisayar, eğitim, gitar alanlarında kullanılır. Alışkı.

Attribution : Dayandırma. Bağlama. Yükleme. Sıfat. Atıf. Hassa. Öz nitelik. Nitelik. Yorma.

Idiocrasy : İdiyosenkrazi. Bir bireyin fizyolojisinin spesifik yönü. İdiyokrazi. İdyokrazi.

Bloods : Akrabalık. Asalet. Kan. Los angeles'ta başlayan ve tüm birleşik devletler'e yayılan sokak çetesi (crips'in baş rakibi). Adam öldürme. Yapı. Soy. Kan bağı. Dem.

Idiosyncrasy synonyms : bloodings, geneses, humors, intimacies, schmalz, internals, cacheting, humour, nature, quality, makeup, mannerisms, internal, eligibility, trait, mettles, attrib, facet, allergy, idiosyncrasies, faceting, individuality, specialty, beings, intimacy, hypersensitivity, characters, commonalities, individualities, commonality, habit, mood, blood.

Idiosyncrasy ingilizce tanımı, definition of Idiosyncrasy

Idiosyncrasy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Eccentricity. Idiocrasy. A peculiarity of physical or mental constitution or temperament. A characteristic belonging to, and distinguishing, an individual. Characteristic susceptibility.