Impalers türkçesi Impalers nedir

  • Delen.
  • Delen veya oyan kimse.
  • Keskin veya sivri bir şeyle sabitleyen kimse veya şey.

Impalers ingilizcede ne demek, Impalers nerede nasıl kullanılır?

Impaler : Delen veya oyan kimse. Keskin veya sivri bir şeyle sabitleyen kimse veya şey. Delen.

Impale : Kazığa oturtmak. Kazıklamak. Delip geçmek. Kazık sokmak. Kazığa vurmak. Delmek. Gömülmek.

Impaled : Bıçak sokulmuş. Bir yere çakılmış. Bir kelime veya bakış ile hareketsiz kılınmış. Kazığa oturtulmuş. Bıçaklanmış. İğnelenmiş. Kazıklanmış. Keskin bir obje ile delinmiş. Keskin veya sivri bir obje ile bir yere sabitlenmiş. Çaresiz bırakılmış.

Impalement : Kazığa oturtulma. Kazığa oturtma cezası. Kazığa oturtma.

Impalements : Kazığa oturtulma. Kazığa oturtma. Kazığa oturtma cezası.

Impalpability : Hissedilemez. Soyutluk. Algılanamama durumu. Hissedilememe durumu. Algılanamazlık.

Impact : Güçlü etki. Çarpışma. Çarpma şiddeti. Etkileme. Çarpışan ilki nesneden birinin ya da ikisinin birden hızlarını değiştiren etkileşim. Sıkıştırmak. Vuruşma. Vuruş. Vurma. Çarpma.

Impalpably : Algılanamaz bir şekilde. Ele geçirilmez bir halde. Kolay kavranılmaz bir biçimde. Soyut bir şekilde. Hissedilemez bir şekilde.

Impaling : Kazığa oturtmak. Kazığa vurmak. Kazık sokmak. Gömülmek. Delip geçmek. Kazıklamak. Delmek.

 

Impalsy : Felç olmak. Felce uğratmak. Kötürüm etmek. Felç etmek.

İngilizce Impalers Türkçe anlamı, Impalers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impalers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spearer : Mızrak saplayan. Bıçaklayan. Şiş saplayan. Mızraklayan. Şişleyen.

Drilling : Delici. Sondaj yapma. Sondajlama. Delik açma. Talim. Matkap. Diril. Delme. Sondaj.

Empale : Kazığa oturtmak. İğnelemek. Kazığa oturtarak öldürmek. Kazığa sokarak öldürmek. Kazıklamak. Delip sabitleştirmek. Kazıklarla çitleştirmek.

Spear : Kargı. Saplamak. Mızraklı adam. Mızrak saplamak. Kargılamak. Mızrakla vurmak. Zıpkın. Zıpkınlamak. Mızrak. Mızraklamak.

Spearers : Mızraklayan. Bıçaklayan. Şiş saplayan. Şişleyen. Mızrak saplayan.

Thrust : Hücum etmek. Dayamak. Dürtmek. Süngülemek. Tıkmak. Sıkıştırmak. Saplamak. Saldırmak. Zorla (bir duruma) sokmak. İtmek.

Kill : Elini kana bulamak. Mahvetmek. Kesmek (ses veya ağrı vb). Işık kaynaklarının çalışmasını kesmek. Bezemlerin sökülmesi için verilen komut. Söndürmek. Av. Zımbalamak. Sök. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Piercing : İçine işleyen. Oyma. (ses) güçlü. Delik açma. Pirsing. Delici. (soğuk) içe işleyen. Delme. Delip geçen.

Stake : Çıkar. Umudunu bağlamak. Kazıklarla belirlemek. Riske atmak. Tehlikeye atmak. Kazık. Bahis yapmak. Sırığa bağlamak. Rest çekmek. İspalyaya bağlamak.

Impalers synonyms : impaler, spike, drillings, transfix, pin, pierce.