Stake türkçesi Stake nedir

  • Sırığa bağlamak.
  • Çıkar.
  • Kazığa bağlamak.
  • Umudunu bağlamak.
  • Riske atmak.
  • Kazıklarla belirlemek.
  • Kazık.
  • Tehlikeye atmak.
  • Rest çekmek.
  • Desteklemek.
  • İspalyaya bağlamak.
  • Bahis yapmak.

Stake ile ilgili cümleler

English: His reputation was at stake.
Turkish: Şöhreti tehlikedeydi.

English: I'm aware of what is at stake.
Turkish: Neyin tehlikede olduğunun farkındayım.

English: I'm aware of what is at stake here.
Turkish: Burada neyin tehlikede olduğunun farkındayım.

English: Jale was burned at the stake.
Turkish: Jale işkence direğinde yakıldı.

English: Ali knows what's at stake.
Turkish: Ali neyin tehlikede olduğunu biliyor.

Stake ingilizcede ne demek, Stake nerede nasıl kullanılır?

Stake a claim : İddiayı desteklemek. Hak talebinde bulunmak.

Stake in : Kontrol altında tutmak. Gözünü ayırmamak.

Stake net : Kazıklı balık ağı. Dalyan.

Stake off : Sınırını belirlemek. Kazıklamak. Kazıklarla (bir yerin) sınırlarını belirtmek. Kazıklarla belirlemek.

Stake out : Kazıklarla çevirmek. Belirlemek. Kontrol altında tutmak. Sınırını belirlemek. Kazıklarla belirlemek. Hudutlarını göstermek.

Stakeholder : Çıkar grubu. Taraf. Menfaat sahibi. Depozitonun teslim edildiği kimse. İlgili kimse. Paydaş. Bahis parasını tutan kimse.

Was burnt at the stake : Canlı canlı yakıldı. Yakılarak öldürüldü. Cezası infaz edildi.

 

Stake out a claim : Hak iddia etmek. Sahip çıkmak.

Stakeholders : Pay sahipleri. Hissedarlar. İlgili taraflar. Üçüncü kişiler. Depozitonun teslim edildiği kimse. Bahis parasını tutan kimse. Menfaat sahipleri. Paydaşlar.

Drive in a stake : Kazık çakmak.

İngilizce Stake Türkçe anlamı, Stake eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pickets : Gözcü. Grev gözcüsü. İleri karakol. Nöbetçi.

Backed up : Birinin ifadesini desteklemek veya teyit etmek. Birikmek. Gerilemek. Geriye doğru hareket etmek. Destek vermek. Yedeklemek. Orijinalinin zarar görmesi veya kaybolması durumunda kullanılmak üzere bir kopyasını çıkarmak. Arka çıkılmış. Biriktirmek. Desteklenmiş.

Gambles : Spekülasyon yapmak. Oynamak. Riskli girişim. Kumar. Kumar oynamak. Rizikolu iş.

Delete font : Yazıtipini çıkar. Yazıtipini sil.

Bets : Para sürmek. İddiaya girmek. Bahse girmek.

Costliest : Masraflı. Çok pahalı. Pahalı. Pahalıya mal olan. Maliyetli. Lüks. Değerli. Mükellef. Kıymetli.

Wager : İddia. Bahse girme. Kumar. Bahis. Bahis tutuşma. Bahis tutuşmak. Bahse girmek. Para koymak. Para yatırmak.

Hazarding : Riske girmek. Söylemek. Tehlikeye maruz kalmak. Şansa bırakma. Riske sokmak.

Advantage : Benzerlerine göre daha yüksek bir konumda olma. İntifa. Avantaj. Yarar. İyilik. Menfaat. Bir kişi, nesne, durum ya da koşuldan yana olan, başarı ya da kazançta yardımı dokunan olumlu özellikler, bkz.götürü. Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu. Getiri.

 

Capital : Üretim olaylarına dayanak olan para. Önde gelen. Kimi ayrılıklar dışında, bir devletin, hükümet ve parlamentosunun yerleştiği, devlet başkanının oturduğu, siyasal ve yönetsel özeği olan kent. Sermaye. Ciddi. Kusursuz. Bir devletin yönelti ve yönetim özeği bir ülkedeki en büyük ve en önemli kent. anakentlerin en büyüğü. Anapara. Büyük. Önemli.

Stake synonyms : put on the line, back up, imperiling, imperils, stakes, bear somebody out, compromise, benefitting, assist, ramps, benefitted, be a party to, have a stake in, compromising, extortionate, bet on, deselecting, convenience, piling, imperil, parlay, risk, hazarded, stake out, assists, lay on the line, advocate, venture, jeopard, behoof, daylight robbery, punt, compromises.

Stake zıt anlamlı kelimeler, Stake kelime anlamı

Unfasten : Çözülmek. Açmak. Çözmek. Gevşemek. Açılmak. Gevşetmek. Koyuvermek.

Stake ingilizce tanımı, definition of Stake

Stake kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to stake vines or plants. A piece of wood, usually long and slender, pointed at one end so as to be easily driven into the ground as a support or stay. Called also stake of Zion. As, a stake to support vines, fences, hedges, etc. To fasten, support, or defend with stakes. A territorial division.