Stake in türkçesi Stake in nedir
- Kontrol altında tutmak.
- Gözünü ayırmamak.
Stake in ile ilgili cümleler
English: I think there's a mistake in my bill.
Turkish: Sanırım faturamda bir hata var.
English: I've made more than one stupid mistake in my life.
Turkish: Hayatımda aptalca bir hatadan daha fazlasını yaptım.
English: Ali made this mistake intentionally.
Turkish: Ali bu hatayı kasıtlı olarak yaptı.
English: I had to stop Tom from making the biggest mistake in his life.
Turkish: Tom'un hayatındaki en büyük hatayı yapmasını durdurmak zorunda kaldım.
English: I've made a mistake in my calculations.
Turkish: Hesaplamalarımda bir hata yaptım.
Stake in ingilizcede ne demek, Stake in nerede nasıl kullanılır?
Stake : Riske atmak. Kazık. İspalyaya bağlamak. Tehlikeye atmak. Desteklemek. Umudunu bağlamak. Rest çekmek. Çıkar. Kazıklarla belirlemek. Bahis yapmak.
In : İçeri doğru yönelen. İçinde. İçeriye. İktidardaki. De. İçine. Tutulan. Da. Olarak. Halinde.
Have a stake in : Çıkarı olmak. Menfaati olmak. Riske atmak. (şirkette vb.) payı olmak.
Stake a claim : İddiayı desteklemek. Hak talebinde bulunmak.
Stake net : Kazıklı balık ağı. Dalyan.
Stake off : Kazıklarla (bir yerin) sınırlarını belirtmek. Kazıklamak. Kazıklarla belirlemek. Sınırını belirlemek.
İngilizce Stake in Türkçe anlamı, Stake in eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stake in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Get under control : Önlemek. Engellemek. Kontrol altına almak.
Disciplining : Cezalandırmak. Disiplin sağlamak. Yetiştirmek. Disiplin. Eğitmek. Kontrol etmek. Yola getirmek. Disipline sokmak. Terbiye etmek.
Stake out : Kazıklarla çevirmek. Sınırını belirlemek. Hudutlarını göstermek. Kazıklarla belirlemek. Belirlemek.
Policing : Polislerle güvenliği sağlamak. Güvenliği sağlamak. Polislik. Polis faaliyetleri. Yönetmek. Garnizonu temiz tutmak. Zabıta.
To keep well in hand : Gözetim altında tutmak.
Control : Denet. Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim. İpli kuklaların iplerinin bağlandığı ve kuklacının denetimi sağladığı artı simgesi biçimindeki çatal. Denetlemek. İşletmek. Değişkenlerin belli değerler arasında kalmasını sağlama işlemi. Hakim olmak. Kumada etmek. Denetim. Veri derleme sürecinde güvenirlik ve geçerlik gerekçeleriyle araçların ölçünlenmesi ve değişkenlerin egemenlik altına alınmasına ilişkin gözlem ya da ölçüm önlemlerinin tümü.
Rest on : Güvenmek. -e dayalı olmak. -e dayanmak. -e dayamak. Sabit bakmak. -e yaslamak. Bağlı olmak. Dikmek (göz). İleri gelmek.
Stand over : Sonraya kalmak. Birinin başında durmak. Sonraya bırakmak. Gözetlemek. Ertelenmek. Uzatmak. Tehir edilmek. Dikkatle izlemek. Ertelemek.
Fastens : Bağlamak. İliştirmek. Raptiyelemek. Tespit etmek. Tutturmak. İliklemek. Yapıştırmak. Kilitlemek. Çengelle bağlamak.
Fixes : Yerleştirmek. Ayar çekmek. Oturtmak. Rüşvet vermek. Tespit etmek. Onarmak. Uyuşturucu iğne. Güç durum. Eroin dozu. Tayin etmek.
Stake in synonyms : keep a tight rein on, keep in check, kept an eye on, fix, fasten, discipline, keep under control, policed, withheld.

Bu kısımda Stake in kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stake in ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stake in anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stake in ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.