Have a stake in türkçesi Have a stake in nedir

  • Menfaati olmak.
  • Çıkarı olmak.
  • Riske atmak.
  • (şirkette vb.) payı olmak.

Have a stake in ingilizcede ne demek, Have a stake in nerede nasıl kullanılır?

Have : Göz yummak. Yapmak. Buyurmak. Etmek. Kabul etmek. -si olmak. Zorunda olmak. Elinde bulunmak. Dolandırmak. Almak.

A : Atom ağırlığı. Herhangi bir. Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Bir. La (müzik terimi). Pek iyi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Belirli bir tür veya nitelikteki. Argonun simgesi.

Stake : Bahis yapmak. Kazıklarla belirlemek. Desteklemek. Kazık. Çıkar. Tehlikeye atmak. Riske atmak. İspalyaya bağlamak. Rest çekmek. Kazığa bağlamak.

In : Da. İçeriye. Olarak. İktidardaki. Dahili. Gelmiş olan. İçinde. Halinde. Çok moda olan. İçeri.

Have a baby : Doğurmak. Bebeği olmak. Çocuk sahibi olmak.

Have a bad record : Kötü şöhreti olmak. Kötü tanınmak.

Have a bad temper : Huysuz olmak. Asabi olmak.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

Have a bad name : Kötü şöhreti olmak. Adı çıkmış olmak.

İngilizce Have a stake in Türkçe anlamı, Have a stake in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have a stake in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adventured : Tehlikeye atmak. Sefer. Serüven. Tehlikeli iş. Avantür. Risk. Yeltenmek. Atılmak. Vurgunculuk. Macera.

 

Gamble : Oynamak. Spekülasyon yapmak. Rizikolu iş. Kumar oynamak. Riskli girişim. Kumar.

Have an ax to grind : Bir şikayeti olmak. Şikayetçi olmak.

Jeopardising : Tehlikeye sokmak. Tehlikeye atmak. Tehlikeli durumda bırakmak. Tehlikeli duruma sokmak. Tehlikeye sokma. -in başarısını tehlikeye atmak (ayrıca jeopardize). -in emniyetini veya güvenliğini tehlikeye atmak.

Compromises : Anlaşmak. Gölge düşürmek. Uzlaştırmak. Uzlaşmak. Ara bulmak.

Compromising : Sosyal uzlaşma. Gölge düşürmek. Anlaşmak. Uzlaştırmak. Uzlaşmak. Ara bulmak.

Have an axe to grind : Bir şikayeti olmak. Şikayetçi olmak. Kişisel çıkarı olmak. Şikayeti olmak.

Compromise : Taviz. Uzlaştırmak. Anlaşmaya varma. Gölge düşürmek. Uyuşmak. Tutum, görüş, kanıların birbirine uygun düşmesi ya da yaygın kalıplarla bağdaşması. Anlaşmak. Ara bulmak. Uzlaşmak. Şerefine gölge düşürmek.

Adventures : Yeltenmek. Atılmak. Tehlikeye atmak.

Gambled : Rizikolu iş. Riskli girişim. Oynamak. Kumar. Kumar oynamak. Spekülasyon yapmak.

Have a stake in synonyms : gambles, jeopard, adventuring, jeopardises, adventure, jeopardise, gambling.