Impasses türkçesi Impasses nedir

Impasses ingilizcede ne demek, Impasses nerede nasıl kullanılır?

Break the impasse : Çıkmazdan kurtulmak.

Reach an impasse : Açmaza girmek. Çıkmaza girmek.

Reach on impasse : Çıkmaza girmek.

Impasse : Çıkmaz. Kördüğüm. Güç durum. Açmaz. İçinden çıkılmaz durum. Çıkmaz sokak. Zor durum.

Impassability : Geçilemez. Geçilmesi imkansız olma durumu. Geçilmezlik. Geçit vermezlik. Aşılamaz. Aşılmazlık.

Impassion : Hırslandırmak. Çileden çıkarmak. Kızdırmak. Coşturmak. Heyecanlandırmak.

Impassable : Aşılamaz. Geçilmez. Geçit vermez. Aşılmaz.

Impassable road : Geçilemez yol. Kapatılmış yol. Kapalı güzergah.

Impassably : Geçilmez bir şekilde. Aşılamaz bir şekilde. Geçmesi imkansız bir şekilde. Geçilemez bir şekilde.

Impassibly : Duygusuz bir halde. Hissizce.

İngilizce Impasses Türkçe anlamı, Impasses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impasses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Den : Delik. Karanlık oda. Sığınak. Uğrak. Mağara. Batakhane. Yatak. Çalışma odası.

Stalemate : Pata etmek. Çözümsüzlük durumu. Kilitlenme. Kazanan veya kaybedenin olmadığı durum. Köşeye sıkıştırmak. Beraberlik. Yenişememe.

 

Lurched : Yalpa vurmak. Birdenbire sallanma. Silkinmek. Sendelemek. Yalpalamak. Gidip gelmek (sarkaç gibi iki nokta arasında). Sallana sallana yürümek. Yalpalayarak yürümek. Sallanmak.

Quagmires : Bataklık. Batak.

Strait : Sıkıntı. Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar. İki deniz veya su kütlesini birleştiren dar su yolu. Darboğaz. Yokluk. Şişede ağza yakın dar bölüm. Zor veya güç durum. Boğaz (denizde). Üzüntü.

Standoffs : Yenişememe. Mühimmat dolgusu alt kısmı ile hedef arasındaki mesafe. Uzak durma. İlgisizlik. Beraberlik. Ayrılık. Savma. Uzaklaştırma. Soğukluk. Tehir.

Multitude : Halk yığını. Kalabalık. Çok sayı. Kat. İzdiham. Çokluk.

No passage this way : Bu yönde geçiş yoktur. İçinden geçilen güzergah değil.

Nice kettle of fish : Bela. Ciddi durum. Karışıklık.

Impasses synonyms : a pretty kettle of fish, a fine kettle of fish, quagmire, conundrum, people, deep mire, labyrinths, gordian knot, standstill, hoi polloi, dead end, holes, lurch, dilemma, predicament, stalemating, scrape, followers, cleft stick, temporalty, situation, fouls, gordian knot, labyrinth, mass, difficult position, deadlocks, laity, predicaments, toughie, straits, fix, deads.

Impasses zıt anlamlı kelimeler, Impasses kelime anlamı

Clergy : Ruhban. Rahipler sınıfı. Ruhban sınıfı. Rahip sınıfı. Rahip. Papazlar. Rahipler.