Impassibly türkçesi Impassibly nedir

  • Hissizce.
  • Duygusuz bir halde.

Impassibly ingilizcede ne demek, Impassibly nerede nasıl kullanılır?

Impassible : Hissiz. Duygusuz. Acı duymaz.

Impassibility : Ağrı veya acı çekmeye duyarsızlık. Yaralanmaya duyarsızlık. Duygusuzluk. Hissizlik.

Impassion : Hırslandırmak. Coşturmak. Kızdırmak. Çileden çıkarmak. Heyecanlandırmak.

Impassionate : Şehvetli. Arzulu.

Impassioned : Coşkulu. Coşkun. Heyecanlı. Hırslı. Ateşli. Derin duygularla dolu.

Unimpassioned : Heyecansız. Sönük.

Impassable road : Kapatılmış yol. Kapalı güzergah. Geçilemez yol.

Impassiveness : Ağrıya duyarsızlık. Ruhsuzluk. Duygusuzluk. Heyecansızlık. Hissizlik. Vurdumduymazlık. İlgisizlik. Kayıtsızlık. Sakinlik.

Impassively : İlgisizce. Heyecansız bir şekilde. Duygusuzca. Kayıtsız bir şekilde. Hissiz bir şekilde. Sakince. Ağrıya duyarsız bir şekilde. Ruhsuz bir halde. Sakin bir şekilde.

Impassable : Geçilmez. Aşılmaz. Aşılamaz. Geçit vermez.

İngilizce Impassibly Türkçe anlamı, Impassibly eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impassibly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unsentimentally : Duygusuzca. Gerçekçi bir biçimde. Duygusal olmayan bir şekilde.

Unimaginable : Düşünülemez. Akıl almaz. Tasavvur edilemez.

 

Undoable : Gerçekleştirilemez. Elde edilemez. İmkansız. Erişilemez. Başarılamayan. Yapılamayan. Başarılamaz. Olanaksız. Yapılamaz. Ulaşılamaz.

Unthinkable : İmkansız. Düşünülemez. Düşünülmez. Akla gelmez. Olanaksız. Akla gelmedik. Düşünmesi bile hoş olmayan. Akla hayale sığmaz. İnanılmaz.

Out of the question : Münakaşaya değmez. Mevzu harici. Olanaksız. Ehemmiyetsiz. İmkansız. Olamaz. Söz konusu olamaz.

Possibility : Kapı. Olanaklılık. Olurluk. İhtimal. Olasılık. Olayların ve nesnelerin içindeki nesnel gelişme eğilimi. Olabilirlik. Olanak. İmkan.

Impracticable : Elverişsiz. İcra olunamaz. Uygulanamaz. Yapılamaz. Kullanışsız. Ele avuca sığmaz. Çetin (yol). Geçilmez. Pratik olmayan.

Unrealistic : Gerçek dışı. Hayali. Gerçekçi olmayan.

Unrealizable : Satılamaz. Gerçekleştirilemez. Elde edilemez.

Unworkable : Pratik olmayan. Yapılamaz. İşlenemez. Uygulanmaz. Kullanışsız. Çalışılamaz. İşlenmez. Uygulanamaz.

Impassibly synonyms : possibleness, insensitively, hopeless, infeasible, inconceivable, unattainable, unachievable, unfeasible, impractical, unsurmountable, out, insurmountable.

Impassibly zıt anlamlı kelimeler, Impassibly kelime anlamı

Hopeful : Umutlu. İyimser. Umutlandırıcı. Ümitvar. Umut verici. Ümitli. Umut veren. Ümit verici. Geleceği parlak.

Possible : Mümkün. Olabilir. Olur. Olası. Olurlu. Akla uygun. Muhtemel. Makul. Akla yatkın. İmkan dahilinde.

Practical : Sahne üzerinde değişik düzey elde etmek için çeşitli yükseklikte yapılan düzey. Yalnız düşünce alanında kalmayıp eyleme dönüşen, uygulanabilen. Eğitim, iktisat alanlarında kullanılır. Denence(li). Yükselti. İş içinde ya da uygulamada eylemli olarak edinilen deneyim, bilgi ve beceri. Uygulamalı. Yalnız düşünce alanında kalmayıp işe dönüşen, tatbiki, pratik, ameli. Kılgısal.

Impassibly antonyms : realistic, impossibility, surmountable, thinkable.