Impingement türkçesi Impingement nedir

Impingement ingilizcede ne demek, Impingement nerede nasıl kullanılır?

Impingements : Gasp. İhlal. İzinsiz girme. Karşı gelme. Vurma. İzlenim bırakma. Etkileme. Tecavüz. Çarpma. Taşma.

Impinge on : Etkilemek. -e çarpmak. -i etkilemek. Çatmak. Tecavüz etmek.

Impinged : El uzatmak. Tecavüz etmek. Vurmak. Çarpmak. Etkilemek.

Impinger : Darbe ölçer. Gaz yıkama şişesi.

Impinger dust counting : Işır tozölçer.

Impinges : Etkilemek. Tecavüz etmek. Çarpmak. El uzatmak. Vurmak.

Impingers : Darbe ölçer. Gaz yıkama şişesi.

İngilizce Impingement Türkçe anlamı, Impingement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impingement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Battu : Duruşu değiştirmeden sıçrama ve iki ayağı birbirine çarptırma.

Effectuating : Gerçekleştirmek. Tesir etme. Üretme. Yerine getirme. Sonuç verme. Oluşturmak. Meydana getirmek.

Encroachments : Başkasının arsasına tecavüz. Geçme. El uzatma. Saldırma. Zarar. Tecavüzde bulunma (başkasının hakkına). Başkasının toprağına geçme. Aşma.

Abound with : İle dolu olmak. Bol olmak (bir yerde). Dolu olma. Çok olmak (bir yerde).

Hijackings : Gemi kaçırma. Korsanlık. Hırsızlık. Ele geçirme. Silahlı soygun. Alan adı saldırısı. Uçak kaçırma.

 

Extortions : Fahiş fiyat. Zorla alma. Para sızdırma. Zorbalık. Haraca kesme. Dolandırıcılık. Haraç. İrtikap. Zorla alınan şey.

Breaches : Dalgaların sahile vurup kırılması. Uymama. Bozma (anlaşmayı). Gedik. Bozulma. Çiğneme. Yarık.

Encrochment : Bir yapının, tümünün ya da bir bölümünün, bir başkasının toprağına, yerbölümüne olursuz olarak girmesi.

Objection : İtiraz ediyorum (mahkeme). Bir yanıtlayıcının belli bir soruyu yanıtlamamakta direnmesi ya da bir anlatımlı sınarda dile getirilen tutuma katılmaması. Mahzur. Karşıdurma. Yasal vergilerde, ilgili örgütçe yapılan gerçeklemenin kişi haklarına, ya da yasasına aykırı bulunduğu nedenleri açıklanmak ve belirtilmek yoluyla kişinin alınan karara karşı durarak yetkili kuruşlara yasal süresi içinde baş vurması. Engel. İtiraz etme. İtiraz nedeni.

Bump : Güm diye. Gafleten. Vurmak. Toslamak. Çarpma sesi. Çarpışmak. Sarsıla sarsıla gitmek. Yumru. Gümbürtü.

Impingement synonyms : justle, exactions, influencing, desecrating, ebullitions, hitting, intrusion, biasing, desecrations, flushing, impacting, breach, crash, desecration, buffeting, breaking in, infringements, assault, hijacking, blips, brims, disseizin, banging, expropriations, affection, delict, backlashing, drowning, demurrals, hit, trespassing, excesses, incompliancy.

Impingement ingilizce tanımı, definition of Impingement

Impingement kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of impinging.