Imposer türkçesi Imposer nedir
- Kendisini başkalarına dayatan kimse.
- Gerektiren.
- Uygulayan.
- Dayatan.
Imposer ingilizcede ne demek, Imposer nerede nasıl kullanılır?
Imposers : Uygulayan. Kendisini başkalarına dayatan kimse. Gerektiren. Dayatan.
Impose a tax : Vergi tarhı. Vergi getirdi. Vergiye bağlamak. Vergi koymak. Vergi salmak. Bir verginin uygulanmasını talep etti. Vergi koyma. Vergi uyguladı.
Impose law and order : Kanun ve nizam getirmek.
Impose on : Vermek (ceza). -e (vergi) koymak. Zorla yüklemek. Zorla kabul ettirmek. Faydalanıldı. Etkilemek. -den faydalandı. Empoze etmek. Hile ile kabul ettirmek. Sömürüldü.
Impose tax : Vergi koymak. Vergiler getirmek. Vergi ödemesi talep etmek. Vergiler uygulamak. Vergiler koymak.
Imposed : Yararlanmak. Dayatılan. Empoze. Yüklemek. Maruz kalınan. Uygulmaya koymak. Yük olmak. Etkilenmek. Maruz kalmış. Zorlamak.
Impose : Aldatmak. Koymak (vergi). Zorlamak. Uygulmaya koymak. (yasa vb) uygulamaya koymak. (vergi) koymak. Yararlanmak. Uygulamak. Yük olmak. Kötüye kullanmak.
Superimpose on : Bir şeyi başka bir şeyin üzerine bindirmek. Üzerine yerleştirmek. -e uygulamak.
Imposes : (yasa vb) uygulamaya koymak. Uygulamak. Zorla kabul ettirmek. Yararlanmak. Zorlamak. Dayatmak. Uygulmaya koymak. Etkilenmek. Koymak (vergi). Yüklemek.
Impose upon : Zorla yüklemek. Rahatsız etmek. Sömürüldü. Dayatmak. Hile ile kabul ettirmek. Zahmet vermek. -den faydalandı. Aldatmak. -yı sömürdü. Zorla kabul ettirmek.
İngilizce Imposer Türkçe anlamı, Imposer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Imposer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Implementors : Yürürlüğe koyan. Uyarlamacı. Yerine getiren. İfa eden.
Enforce : Mecbur etmek. Takviye etmek. Dayatmak. İcra etmek. Zorla elde etmek. Zorla kabul etmek. Güçlendirmek. Tatbik etmek. Uygulamak. Sözünü geçirmek.
Contrapuntist : Kontrpuan sanatı ile uğraşan. Kontrpuan sanat ile uğraşan kimse. Kontrpuan alanında uzman olan besteci.
Exercisers : Füze konstrüksiyon deneme makinesi. Kullanan. Vücuda idman yaptıran araç. Egzersiz yada eğitim yapan kimse. Tecrübe eden. İdman yapan. Atlet. Egzersizci. Yürüten.
Administerings : Yöneten. Dağıtma. İdare eden. Tedarik eden.
Exerciser : Füze konstrüksiyon deneme makinesi. Egzersiz aleti. Tatbik eden. Tecrübe eden. Yerine getiren. Vücuda idman yaptıran araç. Egzersiz yada eğitim yapan kimse. Egzersizci. İdman yapan.
Compel : Mecbur bırakmak. Zorunda bırakmak. Gerektirmek. Zorlamak. Mecbur etmek. İcbar etmek.
Symphonist : Senfonist. Senfoni sanatçısı. Senfoni bestecisi.
Implementor : Yürürlüğe koyan. İfa eden. Uyarlamacı. Yerine getiren.
Imposer synonyms : ballad maker, imposers, psalmist, implementer, obligate, implementers, songwriter, oblige, songster, musician, administering.
Imposer zıt anlamlı kelimeler, Imposer kelime anlamı
Optional : Seçimlik. Opsiyonel. Seçime bağlı. Seçenekli. İhtiyari. Opsiyonlu. İsteğe bağlı. Zorunlu olmayan. İstemli. Seçmeli.
Involuntary : Gönülsüz yapılan. İstemeyerek. İrade dışı. İstemeyerek yapılan. İstemsiz. İstenilmeden yapılan. İradedışı. İstençdışı. İstemeden yapılan. Bilinçsizce yapılan.
Imposer ingilizce tanımı, definition of Imposer
Imposer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who imposes.

Bu kısımda Imposer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Imposer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Imposer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Imposer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.