In a huff türkçesi In a huff nedir

  • Sinirli biçimde.
  • Sinirle.
  • Asık suratla.

In a huff ingilizcede ne demek, In a huff nerede nasıl kullanılır?

In : Mevsimi gelmiş. İçine. İçeri. İçeri doğru yönelen. Da. Dahili. İç. İçinde. Gelmiş olan. İktidardaki.

A : En yüksek not. Miktar belirtir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Atom ağırlığı. Bir. Herhangi bir. Amperin simgesi. (herhangi) bir. Pek iyi.

Huff : Dargınlık. Dayılanmak. Kabadayılık etmek. Gücenmek. Küsmek. Gücendirmek. Bir kimseye kızmak. Küstürmek. Burnundan solumak. Darılmak.

Be in a huff : İçerlemek. Keyifsiz olmak. Darılmak.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a big way : Büyük çapta.

In a bad mood : Hoş olmayan bir davranış halinde. Aksiliği üstünde. Aksiliği üzerinde. Can sıkıcı bir ruh halinde. Kötü bir ruh halinde.

In a bad way : Çok hasta. Kötü durumda. Tehlikede. Kötü bir şekilde. Kötü bir durumda. Sarhoş.

In a bad fix : Zor bir halde. Sıkıntıda. Zor durumda. Zor bir durumda.

In a body : Birlikte birleşmiş. Hep beraber. Tek vücut olarak. Birlikte. Hep birlikte. Yek vücut. Birleşmiş. Birleşik.