In a whisper türkçesi In a whisper nedir

In a whisper ile ilgili cümleler

English: She spoke to me in a whisper.
Turkish: O, benimle fısıldayarak konuştu.

In a whisper ingilizcede ne demek, In a whisper nerede nasıl kullanılır?

In : Tutulan. İçeri doğru yönelen. Gelmiş olan. Da. İçinde. İçine. Çok moda olan. De. Halinde. İç.

A : Pek iyi. La (müzik terimi). En yüksek not. Herhangi bir. Atom ağırlığı. Belirli bir tür veya nitelikteki. Amperin simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Miktar belirtir.

Whisper : Dedikodu. Hışırdamak. İma. Fısıltı ile konuşmak. Fıs fıs konuşmak. Fısfıs. Fısıltı. Fısıldaşmak. Fısıldamak. Dedikodu yapmak.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Zor durumda. Zor bir halde. Sıkıntıda. Zor bir durumda.

In a bad way : Sarhoş. Çok hasta. Tehlikede. Kötü bir durumda. Kötü durumda. Kötü bir şekilde.

In a bad mood : Kötü bir ruh halinde. Can sıkıcı bir ruh halinde. Aksiliği üstünde. Aksiliği üzerinde. Hoş olmayan bir davranış halinde.

In a bad temper : Sinirli. Kızgın. Kızgınca. Burnundan soluyan. Öfkesi burnunda. Öfkeli olarak. Sinirli olarak. Öfkeli.

In a bad light : Kötü bir yolla. Kötü bir ışıklı. Kötü bir ışıkta. Negatif bir yolla.

 

In a certain sense : (belli) bir bağlamda veya anlamda.

İngilizce In a whisper Türkçe anlamı, In a whisper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In a whisper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Whisperingly : Fısıltılı bir şekilde. Sessizce. Yumuşak bir sesle. Çok kısık bir sesle.

Sotto voce : Pesten. Alçak sesle.

In whispers : Fıs fıs.