In demand türkçesi In demand nedir

  • Talep gören.
  • Çok aranan.
  • Revaçlı.
  • Gözde.
  • Revaçta.
  • Rağbet gören.
  • Rağbette.
  • Aranılan.
  • Rağbet edilen.

In demand ile ilgili cümleler

English: Specialist workers are in demand.
Turkish: Uzman işçiler rağbette.

In demand ingilizcede ne demek, In demand nerede nasıl kullanılır?

In : Da. İçeri doğru yönelen. Mevsimi gelmiş. Olarak. İçinde. De. İçeri. Çok moda olan. İçine. İçeriye.

Demand : Sormak. Gerektirmek. Talep etmek. Rağbet etmek. Bir piyasadaki tüketicilerin bir mal ya da hizmete yönelik satınalma gücüyle desteklenmiş istek, niyet ve davranışları. İstemek. Rağbet. Emretmek. İstem. Hak iddia etmek.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Be in demand : İtibar görmek. Rağbette olmak. Revaç bulmak. İstenmek. Rağbet görmek. Revaçta olmak.

 

Payable in demand : Görüldüğünde ödenir. İlgilisine gösterildiğinde ödenmeleri gerekli olan tecimsel belgitler.

Being in demand : İstenilme. Gözde olma. İstenilen olma. Aranan olma. Popüler olma. Talepte olma. Talep edilme.

İngilizce In demand Türkçe anlamı, In demand eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In demand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Minioning : Buyruk altında olan biri. Köle. Dalkavuk. Peyk. Uydu. Emir altındaki kimse. Yardakçı.

All the rage : Pek moda. Herkesin arzusuna uygun. Çok popüler. Son moda. Modaya uygun. Modaya çok uygun. Son derece yaygın. Çok moda. Çok gözde.

[#favori Favorites] : Favori. Sık kullanılanlar. Sevgili.

Preferred : Öncelikli. Ayrıcalıklı. Tercih nedeni. İmtiyazlı. Tercihli. Tercih edilmiş. Rüçhanlı. İstenen. Tercih edilen.

Hetaira : Kapatma (antik yunanistan'da). Cariye. Metres. Metreslik.

Blue boy : Gözbebeği.

In great demand : Tutulan. Çok istenen veya arzulanan. Büyü talep gören. Çok revaçta. Çok rağbet gören. Sürümlü. Büyük rağbet gören. Peşinden koşulan.

At a premium : Yüksek fiyatla. Nadir. İtibari kıymeti üstünde. İtibari değerin üzerinde. Fazla fiyatla. Gözde olan. Zor bulunur. Altın değerinde. Tutulan.

Favorite : Sevgili. Favori. Kazanacağına inanılan yarışçı. En çok beğenilen. İkbal. En çok sevilen.

Fair boy : Favori.

In demand synonyms : minion, pets, in fashion, pet, wanted, popular, all the go, much in request, in great request, favourite, dearest, minions.