Demand türkçesi Demand nedir

  • İstek.
  • Talep.
  • Emretmek.
  • Kişinin alıcının mal isteminde bulunması. sataktan mal alımı için yapılan isteklerin tümü.
  • Zorlamak.
  • Talep etmek.
  • Rağbet.
  • Talepte bulunmak.
  • Gerektirmek.
  • Hak iddia etmek.
  • İstemek.
  • Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Bir piyasadaki tüketicilerin bir mal ya da hizmete yönelik satınalma gücüyle desteklenmiş istek, niyet ve davranışları.
  • Rağbet etmek.
  • Sormak.
  • İstem.

Demand ile ilgili cümleler

English: I demand a refund.
Turkish: Ben bir geri ödeme talep ediyorum.

English: He rejected our demand flatly.
Turkish: Talebimizi kesin bir şekilde reddetti.

English: He couched his demand in respectful words.
Turkish: Talebini hürmetkar bir lisanla arzetti.

English: Greater demand for high-quality coffee has helped drive coffee prices higher.
Turkish: Yüksek kaliteli kahve için daha büyük bir talep kahve fiyatlarının yükselmesine neden oldu.

English: I demand an explanation for this mistake.
Turkish: Bu hata için bir açıklama istiyorum.

Demand ingilizcede ne demek, Demand nerede nasıl kullanılır?

Demand an explanation : Bir açıklama talep etti. Zorla bir açıklama istedi. Bir cevap istedi.

Demand assignment : İstek güdümlü paylaştırma. İsteme göre paylaştırma.

Demand assignment multiple access : İstek güdümlü çoklu erişim. İstek güdümlü çok erişimli.

 

Demand bill : Görüldüğünde ödenecek poliçe. Anında ödenecek senet. Görüldüğünde ödenecek kambiyo senedi ya da poliçe. Keşidesinde ödenecek senet.

Demand change : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Demand curve : Talep eğrisi. İstem eğrisi. Çeşitli fiyatları baz alarak tüketicilerin satın alacakları miktarları gösteren eğri. Bir malın kendi fiyatı dışındaki diğer tüm değişkenlerin sabit olduğu varsayımı altında, tüketicilerin o maldan satın almayı istediği fiyat-miktar bileşimlerini gösteren noktaların geometrik yeri, diğer bir deyişle bireysel istem eğrilerinin yatay toplamından elde edilen eğri.

Demand deposit : Süresiz yatırım. Bankalara sayışım açtırılmak ve istenildiğinde çekilmek koşulu ile yapılan para yatırımı. Depozito isteği. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Vadesiz mevduat. İstenildiği anda çekilebilen ve üzerine çek yazılabilen mevduat.

Demand diminishing : Talep azaltıcı.

 

Demand dial interface wizard : İstemli çevirme arayüzü sihirbazı. Çevirme arayüzü birimi istek sihirbazı.

Demand factor : Talep etkeni.

İngilizce Demand Türkçe anlamı, Demand eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Demand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bents : Bükülmüş. Çok istemek. Yatkınlık. Çimen. Azmetmek. Bükük. Kır. Yetenek. Eğim. Meyil.

Quest : Macera. Aramak. Tetkik. Soruşturma. Bulmaya çalışma. Aktarmak. Arayış. Av izini aramak. Araştırma. Arama.

Vogues : Popülarite. Moda. Tutma.

Petition : Temenni. Dua. Dilemek. Toplu dilekçe. Dilekçe vermek. Dilekçe. Rica.

Entails : Satılmaması koşuluyla vermek. Yol açmak. İhtiyaçlar. Şarta bağlamak. Kaosamak.

Applied for : Başvurmak. Adaylığını koymak.

Bade : Davet etmek. Teklif edilen. Söylemek. Teklif etmek. Nijerya'nın çad dili. Demek.

Intail : Gerekmek. Neden olmak. Sebep olmak. Bir mal veya mülkü miras alabilecek bir kimseye sınırlama getirmek. Parmağı olmak. Karışmak.

Inquire : Soru sormak. Bilgi almak. Aramak. Soruşturmak. Tahkik etmek. Araştırmak. Sorup öğrenmek. Sorgulama yapmak. Akıl sormak.

Ask for : Aramak. Dilemek. Rica etmek.

Demand synonyms : margin call, compel, mand, invoke, wage claim, entail, ultimatum, commands, ambition, craze, bullied, desiring, implorations, pretend, option, aspirations, postulation, request, direct, aspire to, ardour, imploration, require, be spoiling for, applications, beg for, consults, esteem, conduces, claimed, coerce, market, adjure.

Demand zıt anlamlı kelimeler, Demand kelime anlamı

Obviate : Halletmek. Yetmemek. İzale etmek. Bertaraf etmek. Üstesinden gelmek. Karşılamamak. Çare bulmak. Çözmek. Önlemek. Gidermek.

Supply : Sağlamak. Yerini doldurmak. Satıcıların belirli bir dönemde piyasada değişik fiyatlardan satmaya razı olduğu mal, hizmet ya da üretim faktörü miktarı. Bir elektronik aygıtın çalışması için gerekli gerilim ve akımları oluşturan elektrik düzeni. bu düzenin sağladığı elektrik akımı ve gerilimler. Besleme. Vermek. Sunum. Mevcut. İkmal. Karşılamak.

Demand ingilizce tanımı, definition of Demand

Demand kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To call for urgently or peremptorily. To claim or seek from, as by authority or right. A peremptory urging of a claim. To ask or call for with authority. To inquire. A claiming or challenging as due. To demand obedience. A note payable on demand. As, the demand of a creditor. As, to demand a debt. The act of demanding. Requisition. An asking with authority. To make a demand. To claim, as something due.