Bade nedir, Bade ne demek

Bade; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Bade" ile ilgili cümle

  • "Fincanı taştan oyarlar / İçine bade koyarlar" - Halk türküsü

Yerel Türkçe anlamı:

İksir, aşk şarabı // bade içmek: aşka müptela olmak

Başka, gayri: Bundan bade yapılacak iş yok

Başka, gayri

Bade isminin anlamı, Bade ne demek:

Kız ismi olarak; Şarap, içki.

Bilimsel terim anlamı:

Halk öykülerinde Hızır'ın, kahramanlara ve kimi saz ozanlarına düşte sunduğu içki. bk. badeli âşık.

Bade hakkında bilgiler

Şarap anlamına gelen Bâde özellikle tasavvuf edebiyatında "Aşk" manasında kullanılır.

Bade olgusu, tasavvuf edebiyatındaki öneminin yanı sıra geleneksel Türk Halk Şiiri içinde de farklı bir öneme sahiptir. Halk şiiri şairleri olan aşıkların geleneklerine göre bir aşığın mahlas alabilmesinin yollarından biri de mahlasını rüyasında bade içerken almasıdır. Halk şairi, rüyasında bade içtikten sonra gerçek anlamıyla "aşık" olur. Bunun Türk geleneklerinde önemli bir yeri olan rüya motifiyle derinden bir bağlantısı vardır kuşkusuz. Rüyada içilecek olan bade, şarap, şerbet, su gibi içilecek bir mai olabileceği gibi elma, nar, ekmek, üzüm gibi herhangi bir yiyecek de olabilir.

Aşık edebiyatında bade içme rüya motifi bir gelenek icabıdır. İnanışa göre aşık olmak için ya usta yanında yetişmek ya da mutlaka "pir" elinden bade içmek gerekir.

 

Bade aşığa;

Bade ile ilgili Cümleler

  • Hurmayı bademle beraber yemeyi severim.
  • Keçi sütü, badem sütü, hindistan cevizi sütü, soya sütü, kenevir sütü ve pirinç sütü gibi inek sütü için birçok alternatifler vardır.
  • İki hafta önce bademciklerimi aldırdım.
  • İnan ya da inanma, şeftaliler ve bademler akrabalar.
  • İster inan ister inanma, şeftaliler ve bademler aynı aileden geliyor.
  • Bademciklerimi aldırmak zorunda kalabilirim.
  • Bademciklerimi aldırıyorum.
  • Balı,limon suyunu,doğranmış bademleri ve doğranmış elmaları ekle.
  • Bu limonlu bademli kurabiyeler enfes.
  • Bademi severim ama fıstığı değil.

Bade tanımı, anlamı:

Şarap : Üzüm veya başka meyve sularını türlü yöntemlerle mayalandırarak elde edilen alkollü içki, mey.

Badehu : Ondan sonra.

Badelmilat : Milattan sonra.

Badem : Bu ağacın yaş veya kuru yenilen yemişi. Badem ağacı.

Badem ağacı : Gülgillerden, 6-8 metre yükseklikte, ilkbaharda beyaz ve pembe renkli çiçekler açan bir tür ağaç, badem (Amygdalus communis ve Prunus amygdalus).

Badem bıyık : Üst dudağın her iki yanında yer alan, badem içi biçimindeki bıyık.

Badem bıyıklı : Badem bıyığı olan.

Badem ezmesi : Ezilmiş bademle yapılmış olan şekerleme.

Badem gibi : Taze ve gevrek (salatalık).

Badem gözlü : Gözleri badem içi biçiminde iri olan (kimse).

Badem içi : Bademin dış kabuğu alındıktan sonra kalan içi.

Badem kürk : Tilki postunun yalnız bacak kesiminden yapılmış olan kürk.

Badem olmak : Sonu kötü olmak, kötü bitmek.

Badem parmak : Başparmak.

 

Badem şekeri : İnce bir şeker tabakasıyla kaplanmış iç badem.

Badem tırnak : Badem biçiminde uzunca tırnak.

Badem yağı : Bademden çıkarılan ve deri, kösele vb.ni yumuşatmak için kullanılan yağ.

Badema : Bundan sonra, bundan böyle.

Bademci : Badem satan kimse.

Bademcik : Boğazın iki yanında birer tane bulunan, badem biçimindeki organ.

Bademcilik : Bademcinin yaptığı iş.

Bademli : İçinde badem bulunan (yiyecek).

Bademlik : Badem ağaçları çok olan yer, badem bahçesi.

Bademsi : Bademi andıran, bademe benzeyen, badem gibi.

Bademsiz : İçinde badem bulunmayan.

Baderna : Halatın aşınabilecek yerine sarılan bez, halat sargısı.

Acı badem : Bu ağacın hidrosiyanik içermesinden dolayı fazla tüketildiğinde zehirlenmeye sebep olan, krem, koku ve ayakkabı boyası yapımında kullanılan acımtırak, keskin kokulu meyvesi. Gülgillerden, dikenli veya dikensiz, meyvelerinin kabukları kalın, çekirdekleri küçük olan bir tür badem ağacı (Amygdalus amara).

Acı badem kurabiyesi : Toz şeker, pirinç unu, öğütülmüş acı badem, yumurta beyazı ile yapılmış olan ve üzerine acı badem konularak fırında pişirilen bir tür kurabiye.

Amerikan bademi : Aselbent, zamk vb. maddeler veren bir sıcak iklim ağacı (Styrax americana).

Diş bademi : Kabuğu ince olduğu için dişle kırılabilen bir badem türü, sakız bademi.

Hint bademi : Kakao.

Katmerli badem : Çiçekleri güzel bir tür süs çalısı.

Kel ölür sırma saçlı olur kör ölür badem gözlü olur : Kör ölür badem gözlü olur, kel ölür sırma saçlı olur.

Sakız bademi : Diş bademi.

Taş bademi : Kabuğu çok sert bir tür badem.

Tatlı badem : Yağ bakımından zengin, albüminli maddeler, şekerler ve E vitamini içeren, içi şekercilikte, çikolata ve badem şurubu yapımında kullanılan lezzetli bir tür badem (Prunus dulcis).

İçki : Bu içeceği içme işi. İçinde alkol bulunan içecek.

Tasavvuf : Kur'an'da önerilen ve peygamberin hayatında uygulamaları görülen hayat tarzını yaşama gayreti, İslam gizemciliği. Tanrı'nın niteliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliği anlayışıyla açıklayan dinî ve felsefi akım.

Edebiyat : Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın, gökçe yazın. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür. İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler.

Manas : Kın kanatlılardan, ergin evrede yaprakları, kurtçuk evresinde kökleri kemirerek tarım bitkilerine ve orman ağaçlarına büyük zarar veren bir böcek (Polyhylla fullo).

Olgu : Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş. Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa. Varlığı deneyle kanıtlanmış şey.

Geleneksel : Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.

Türk : Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse.

Bade- i serser : Sarsar rüzgârı

Bade parmak : İşaret parmağı

Bade-yi sersar : Dolu bade

Badegül : (ba:degül) Bir kız ismi olarak anlamı; Gül renkli şarap.

Badel : Tembel

Badela : El sepeti.

Badeli : Aşk badesi içmiş (kimse).

Badeli aşık : Düşünde bir pirin elinden aşk badesi içerek saz çalıp söyleyen halk şairi. Düşünde, Hızır'ın içirdiği bade ile dili çözülen, yani şiir söylemeye, âşıklığa başlayan kişi. Halk öykülerinde, Hızır ya da pirlerce uykuda sevgililerinin resmi gösterilip bade içirilen, böylece hem o sevgiliye âşık olup hem de koşuk söylemeye başlayan öykü kahramanı, âşık.

Badem arısı : Yaprak yiyen yabanarılarından olup, bu niteliği dolayısıyle, badem ve armut ağaçlarını çırılçıplak bırakabilen zarkanatlı böcek. Böcekler (Insecta) sınıfının, zar kanatlılar (Hymenoptera) takımından, yumurtalarını badem ve armut ağaçlarına bırakan bir eklem bacaklı türü. (Cimbex quadrimaculatus): Böcekler (İnsecta) sınıfının zarkanatlılar (Hymenoptera) takımından bir eklembacaklı türü. Bir yaprak arısı olup yumurtalarını badem ve armut ağaçlarına bırakır.

Badem barmak : İşaret parmağı

Diğer dillerde Bade anlamı nedir?

İngilizce'de Bade ne demek? : [Bade] n. bath, large container which holds water for bathing; bathroom, room where the toilet and bathtub are located

v. bath, take a bath, wash oneself in a bath, steep

n. Baden, historical area of south-west Germany

Almanca'da Bade : der Wein, das Getrank