Gözde nedir, Gözde ne demek

Gözde; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Benzerleri arasında nitelikleri sebebiyle üstün tutulan, beğenilen, önem verilen (kimse veya şey), favori
  • Önemli bir kimsenin beğendiği kadın.

"Gözde" ile ilgili cümle

  • "Kanmamaya dayanan bir oyunun gözde bir temsilcisi olmuştu." - Ü. Dökmen

Tarih'teki anlamı:

[Bakınız: odalık]

Gözde isminin anlamı, Gözde ne demek:

Kız ismi olarak; Çok sevilen, beğenilen, nitelikli, üstün tutulan.

Gözde tanımı, anlamı:

Gözdemiri : Gemilerin baş tarafında bulunan, her zaman kullanılan büyük çıpa.

Gözden çıkarmak : Bir mal, para, değer yargısı vb. maddi veya manevi varlığın elden çıkarılmasını kabul etmek.

Gözden düşmek : Bir kişi veya şey değerini yitirmek, rağbet görmemek.

Gözden geçirmek : Okumak. araç, motor vb.nin çalışıp çalışmadığını incelemek, denemek, denetlemek. niteliğini anlamak için bir şeyin her yanına bakmak, incelemek, muayene etmek.

Gözden gönülden çıkarmak : Önem vermemek, ilgisini kesmek.

Gözden ırak olan gönülden de ırak olur : "ayrı düşenlerin arasındaki sevgi de zamanla azalır" anlamında kullanılan bir söz.

Gözden ırak tutmak : Görmek istememek.

Gözden ırak tutulmak : Önem verilmemek, değersiz bulmak.

Gözden kaçırmak : Dalgınlıkla görmemek.

 

Gözden kaçmak : Görülmemek, farkına varılmamak.

Gözden kaybetmek : Görünmemek, ortadan çekilip gitmek.

Gözden kaybolmak : Ortadan çekilmek veya görünmez olmak, kaybolmak.

Gözden nihan olmak : Gözden kaybolmak.

Gözden sürmeyi çalmak : Hırsızlıkta çok becerikli, çok usta olmak.

Gözden uzak tutmak : Önem vermemek, arka plana itmek.

Gözden uzaklaşmak : Ayrılıp başka yere gitmek, görünmez olmak.

Ağlar gözden sahte sözden kendini sakın : "kendini acındıranlardan kork" anlamında kullanılan bir söz.

Ağlayıp da gözden mi olayım : "meseleyi büyütüp sıkıntıya girmek gereksiz" anlamında kullanılan bir söz.

El için ağlayan gözden olur : "başkası için yapılacak fedakârlığın bir sınırı vardır" anlamında kullanılan bir söz.

Sürmeyi gözden çekmek : Gözden sürmeyi çekmek.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör. Benzeşim.

Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.

Üstün : Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha.

Beğeni : Güzel veya çirkin yargısını verdiren duygu, zevk. Herhangi bir konuda güzeli çirkinden ayırma yetisi, gusto.

 

Favori : Yüzün iki yanında, saçın devamı olarak bırakılan sakal demeti, duluk. Herhangi bir iş veya yarışmada üstünlük sağlayacağına inanılan (kimse, taraf, takım vb.). Gözde.

Önemli : Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik. Önemi olan, mühim, ehemmiyetli.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Bir : Tek. Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sayıların ilki. Ancak, yalnız. Bu sayı kadar olan. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Aynı, benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sadece. Beraber.

Kadın : Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Bayan. Hizmetçi bayan.

Gözde uçmak : Gözde tütmek.

Gözdeği : Övünme, gösteriş.

Gözdeğme : Kötü niyet ve etkin bakışlı, toplumuna göre mavi gözlü, sarı saçlı ya da kara gözlü, kara saçlı kişilerin, isteyerek ya da istemeyerek baktıkları, övdükleri, dokundukları canlıların, özellikle çocuk ve hayvanların, hastalanacakları, sakatlanacakları, yoksullaşacakları hatta ölebilecekleri; nesnelerin ise kırılacakları, yanacakları, yıkılacakları ya da yokolabilecekleri biçimindeki çok yaygın halk inanışı, bk. gözdeğmesinden korunma, gözdeğme sağaltımı, krş. muska.

Gözdeğme sağaltımı : Gözdeğmeye uğrayan kişiyi sağaltmak amacıyla başvurulan uygulamaların tümü. bk. büyülü gözdeğme sağaltımı, dinsel gözdeğme sağaltımı, ilaçla gözdeğme sağaltımı.

Gözdeğmelik : Halkın, kendisinde gözdeğmesine karşı doğal koruma gücü bulunduğuna ya da bir dizi işlemle bu gücü kazandığına inandığı nesneleri bir araya getirerek değişik biçimlerde kullandığı geleneksel koruma aracı. bk. yapımsal gözdeğmelik, bitkisel gözdeğmelik, dinsel gözdeğmelik, büyülü gözdeğmelik. krş. muska, tapıncak.

Gözdeğmesinden korunma : Halkın büyük korku duyduğu gözdeğmesinden korunmak amacıyla uyguladığı önlemler, bk. gözdeğme, gözdeğmelik. krş. muska.

Gözdeğmez : Van kenti, Özalp ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Gözdekçi : Kendisine gözetlemek işi yaptırılan kimse, bekçi, casus.

Gözdeki : Sığırlarda, yük hayvanlarında, sıkıntı yüzünden gözde kanın toplanması ve gözün sertleşmesi hastalığı. Halk arasında yem yiyen bir hayvana bakan aç bir hayvanın imrenmesinden meydana geldiği sanılan, çoğunlukla at ve merkeplerde görülen göz zarının sertleşmesi hastalığı.

Gözdeliği : Mutfak ve odalarda göz hizasına gelecek yerde açılan oyuklar. Eski, evlerin sokak kapılarında özel olarak açılmış küçük, gizli delik.

Gözde ile ilgili Cümleler

  • Ali birkaç küçük ayrıntıyı gözden kaçırdı.
  • Odayı gözden geçirdim.
  • Raporu gözden geçirmek için vaktiniz var mıydı?
  • Bütçeyi gözden geçirdim ve maliyetleri düşürmeye karar verdim.
  • Gözde alkolsüz içkin nedir?
  • Gözde dizi filmin nedir?
  • Sanırım bir şeyi gözden kaçırmış olabilirsin.
  • Sanırım gözden kaçırdığımız bir şey var.
  • Gözde bestecin kimdir?
  • Farklı diller öğrenmek için bir web sitesi olan tatoeba.org'u gözden geçirmen gerekir.
  • Gözde aşk şarkın nedir?
  • Gözde dilin hangisi?
  • Gözde çocuk aktörün kimdir?
  • Gözde diş macunun nedir?

Diğer dillerde Gözde anlamı nedir?

İngilizce'de Gözde ne demek? : adj. favorite, favourite [Brit.], pet, preferred

n. favorite, favourite [Brit.], blue boy, fair boy, dearest, minion, pet

Fransızca'da Gözde : favori/te, de prédilection

Almanca'da Gözde : Favorit, Günstling

Rusça'da Gözde : n. фаворит (M), любимчик (M), любимец (M), баловень (M), избранник (M)

adj. любимый, модный