In posse türkçesi In posse nedir

In posse ingilizcede ne demek, In posse nerede nasıl kullanılır?

In : İçinde. Mevsimi gelmiş. İçine. De. Halinde. İktidardaki. İçeri doğru yönelen. Olarak. İç. Da.

Posse : Sakçı müfrezesi. Birlik. Ekip. Heyet. Takım. Yakın arkadaş grubu.

Be in possession of : -a sahip olmak. -nin sahipliğinde olmak. -si olmak. -nı bulundurmak. Sahip olmak.

Chose in possession : Malikin elindeki mal. Malikin zilyetliğindeki menkul eşya.

Keep in possession : -in sahipliği korumak. Tasarrufunda tutmak.

In a bad fix : Zor durumda. Zor bir durumda. Zor bir halde. Sıkıntıda.

In a bad condition : Kötü durumda.

İngilizce In posse Türkçe anlamı, In posse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In posse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Feasibly : Fizibil bir tarzda. Başarılabilir bir şekilde. Münasip bir şekilde. Gerçekleştirilebilir bir tarzda.

Easily : Kolaylıkla. Şıp diye. Kolayca. Rahatlıkla. Kuşkusuz. Su gibi. Şakır şakır. Şüphesiz. Rahat rahat.

Latent : Saklı. Görünmez. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ortada olmayan. Örtük. Potansiyel. Henüz belirgin hale gelmemiş, gizli seyreden, klinik olarak belirti göstermeyen. Gizli seyreden, klinik olarak belirti vermeyen. uyku halinde olma ve belli koşullar oluşunca gelişme yeteneğinde olma durumu. Belirti göstermeyen.

 

Perchance : Şayet. Kazara. Olur ya. Şans eseri. Belki. Bir ihtimal.

Conceivably : Tasavvurundan haraketle. Böyle bir varsayımı dikkate alırsak. Olası. Makul olarak.

Arguably : Şüpheli bir şekilde. Tartışılır şekilde. Şüpheli bir biçimde. Tartışmaya açık bir şekilde. Kolaylıkla gösterilebilir veya kanıtlanabilir.

Potential : Durum ya da konuma bağlı eylem yeteneği. toprak ya da bir yüksekten sonsuz uzaklık gibi ölçünlere göre belirlenen ve elektrik ya da mıknatıssal olan yeğinliğinin bir uzaklık boyunca eski tümleviyle verilen bağıl nicelik. Potansiyel. Güç. Uzaklığa göre türevi, ters yönde kuvveti veren işler. Gizli güç. İktidar. İmkan. Bir nesne ya da kaynakta saklı ya da gerçekleşmemiş olanaklı güce ilişkin olan. Gizilgüç. Gizil(lik).

Latents : Saklı. Potansiyel. Gizli. Örtülü. Örtük. Gelişmemiş. Görünmez. Belirti göstermeyen.

Doubtless : Herhalde. Kesinlikle. Vesvesesiz. Elbette. Şüphesiz. Kuşkusuz. Kesin. Muhakkak. Hiç kuşku yok ki.

Within the bounds of possibility : İhtimaller dahilinde. İmkanların el verdiği ölçüde. İmkanları el verdiği ölçüde. Olasılık dahilinde. Olası. Olanaklar çerçevesinde. İmkanlar dahilinde.

In posse synonyms : likely, belike, suppressive, perhaps, in all probability, peradventure, apt to, assumably, as likely as not, chances are, conceivable.