In retrospect türkçesi In retrospect nedir

  • Geçmişe bakıldığında.
  • Şimdi geriye baktığımda.
  • Geçmişe bakarak.
  • Geriye baktığımda veya bakıldığında.
  • Geriye dönüp baktığımda.

In retrospect ile ilgili cümleler

English: In retrospect, I think you were right.
Turkish: Geçmişe bakıldığında, sanırım sen haklıydın.

English: In retrospect, I probably shouldn't have gone there with her.
Turkish: Geriye doğru bakıldığında, ben muhtemelen oraya onunla gitmemem gerekirdi.

English: In retrospect, it may seem obvious that we shouldn't have been burning our trash so close to our house.
Turkish: Geçmişe bakıldığında, çöplerimizi evlerimize çok yakın yakmamamız gerektiği apaçık ortadadır.

English: In retrospect, maybe I shouldn't have posted that photo in my blog.
Turkish: Geriye dönüp bakıldığında, belki de o fotoğrafı benim bloğa koymamalıydım.

English: In retrospect, Moustapha realized he shouldn't have been dating both sisters at the same time.
Turkish: Geriye dönüp baktığında, Mustafa her iki kız kardeşle aynı zamanda flört etmemesi gerektiğini anladı.

In retrospect ingilizcede ne demek, In retrospect nerede nasıl kullanılır?

In : İç. İçeriye. Tutulan. Çok moda olan. Da. De. Mevsimi gelmiş. Dahili. Halinde. Olarak.

Retrospect : Geçmişe bakma. Geçmişe bakış. Geçmişi düşünme.

 

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Sıkıntıda. Zor bir durumda. Zor durumda. Zor bir halde.

In a bad light : Kötü bir ışıkta. Negatif bir yolla. Kötü bir yolla. Kötü bir ışıklı.

In a bad mood : Aksiliği üzerinde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Aksiliği üstünde. Kötü bir ruh halinde. Can sıkıcı bir ruh halinde.

In a bad temper : Sinirli olarak. Burnundan soluyan. Öfkeli. Öfkesi burnunda. Kızgın. Kızgınca. Öfkeli olarak. Sinirli.