Inadequate türkçesi Inadequate nedir
- Elverişsiz.
- Yeterli değil.
- Noksan.
- Kifayetsiz.
- Kıt.
- Eksik.
- Yetersiz.
- Liyakatsiz.
Inadequate ile ilgili cümleler
English: It's inadequate.
Turkish: Bu, yetersiz.
English: The road is inadequate for the amount of traffic which it carries.
Turkish: Yol taşıdığı trafik miktarı için yetersizdir.
English: His vocabulary is inadequate.
Turkish: Onun kelime dağarcığı yetersiz.
English: Nutrition is inadequate in some poor areas.
Turkish: Bazı fakir bölgelerde beslenme yetersiz.
English: Our school facilities are inadequate for foreign students.
Turkish: Okul olanaklarımız yabancı öğrenciler için yetersizdir.
Inadequate ingilizcede ne demek, Inadequate nerede nasıl kullanılır?
Inadequate instrument : Yetersiz araç. Ölçüye vurulan konuda bireyler ya da nesneler arasındaki gerçek ayrımların yanı sıra içerdiği sınarların niteliğine bağlı değişkenliği de yansıtan ya da güvenilir ve geçerli ölçümler yapamayan ölçme aracı.
Inadequately : Etkili olmayan bir şekilde. Yetersiz bir şekilde. Yarım yamalak. Tatmin etmeyen bir şekilde. Yetersiz şekilde. Eksik bir şekilde. Yetersiz olarak. Kusurlu bir şekilde. Ehli olmayan bir şekilde. Açık veren bir şekilde.
Inadequateness : Ehliyetsizlik. Bozuk olma durumu. Bozukluk. Tatmin etmeme durumu. Etkili olmama durumu. Eksik olma durumu. Kifayetsizlik. Açık verme. Kusurlu olma durumu. Kusurluluk.
Inadequacies : Eksik yönleri. Eksiklikler. Yetersizlikler. Eksik yönler. Eksiklik. Yetersizlik.
Inadequacy : Noksanlık. Yetersiz kapasite veya kullanımdan doğan masraf veya zarar. Yetersizlik. Bir ölçme aracı ya da bir gözlem evreninin sayıca elverişsiz büyüklükte olması. Eksiklik. Kifayetsizlik.
Feeling of inadequacy : Yetersizlik hissi.
İngilizce Inadequate Türkçe anlamı, Inadequate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Inadequate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lacking : Eksik kalan. -siz. Siz. Kayıp. Yok.
Ineligible : Uygunsuz. Katılma hakkı olmayan. Seçilemez. Uygun olmayan. Hizmete uymaz. Uygun bulunamaz. Yetersiz (kimse).
Wanting : İsteme. -siz olan. İstek. Yoksun. Siz olan. Kusurlu. Muhtaç.
Dumb : Dilsiz. Sözsüz. Aptal. Sessiz. Dilini yutmuş. Suskun. Kalın kafalı. Dili tutulmuş. Budala.
Imperfect : Fiil kipinin gösterdiği oluş ve kılışın geçmiş zamanda gerçekleştiğini bildiren birleşik çekim türü. asıl fiilin kipleri ile i- fiilinin görülen geçmiş zamanının veya ekleşmiş şeklinin birleşmesi ile ortaya çıkar. emir dışındaki bütün kiplerin bir hikaye biçimi vardır: || geniş zamanın hikayesi: oku-r-du-m, oku-r-du-n vb. || şimdiki zamanın hikayesi: oku-yor-du-m, oku-yor-du-n vb. || görülen geçmiş zamanın hikayesi: oku-du-y-du-m, oku-du-y-du-n vb. || duyulan geçmiş zamanın hikayesi: oku-muş-tu-m, oku-muş-tu-n vb. || gelecek zamanın hikayesi: oku-y-acak-tım, oku-y-acak-tı-n vb. || şartın hikayesi: oku-sa-y-dı-m, oku-sa-y-dı-n vb. || istek şeklinin hikayesi: oku-y-a-y-dı-m, oku-y-ay-dı-n vb. || gereklilik şeklinin hikayesi: oku-malı-y-dı-m, oku-malı-y-dı-n vb. Tamamlanmamış. Özürlü. Kusurlu. Defolu. Bozuk. Uygulanmaz.
Unequal to : İçin yetersiz.
Inexpedient : Uymaz. Yersiz. Amaca uygun düşmeyen. Akılsız. Akılsızca. Münasebetsiz. Yararsız. Amaca uymayan. Uygunsuz.
Gappy : Özürlü. Kusurlu.
Short coming : Kusur.
Deficiencies : Eksiklikler. Gerilik. Gereksinim. Yoksunluk. Kusur. Açık. Yetersizlik. Eksiklik. Hesap açığı.
Inadequate synonyms : insusceptible, favorless, half way, absented, insufficient, scanted, undermanned, short staffed, abortive, scants, ineligibles, burton, deficient, inefficient, incompetents, short handed, penurious, missing, inconclusive, limited, scant, noncompetent, constricted, favourless, defect, disadvantageous, deficit, unequal, cumbersome, impairment, inefficacious, droughty, incommensurate.
Inadequate zıt anlamlı kelimeler, Inadequate kelime anlamı
Satisfactory : Elverişli. Memnun edici. Tatminkar. Doyurucu. Makbul. Memnuniyet verici. Yeterli. Dolgun. Tatmin edici. Kabul edilebilir.
Inadequacy : Yetersizlik. Eksiklik. Noksanlık. Yetersiz kapasite veya kullanımdan doğan masraf veya zarar. Kifayetsizlik. Bir ölçme aracı ya da bir gözlem evreninin sayıca elverişsiz büyüklükte olması.
Adequate : Kifayetli. Uygun. Elverişli. Ehven. Kafi. Yeter. Yeterli. Münasip.
Inadequate antonyms : sufficient.
Inadequate ingilizce tanımı, definition of Inadequate
Inadequate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not adequate. Insufficient. Unequal to the purpose. Deficient. As, inadequate resources, power, conceptions, representations, etc.

Bu kısımda Inadequate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Inadequate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Inadequate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Inadequate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.