Imperfect türkçesi Imperfect nedir

  • Gramer alanında kullanılır.
  • Tamamlanmamış.
  • Hatalı.
  • Defolu.
  • Fiil kipinin gösterdiği oluş ve kılışın geçmiş zamanda gerçekleştiğini bildiren birleşik çekim türü. asıl fiilin kipleri ile i- fiilinin görülen geçmiş zamanının veya ekleşmiş şeklinin birleşmesi ile ortaya çıkar. emir dışındaki bütün kiplerin bir hikaye biçimi vardır: || geniş zamanın hikayesi: oku-r-du-m, oku-r-du-n vb. || şimdiki zamanın hikayesi: oku-yor-du-m, oku-yor-du-n vb. || görülen geçmiş zamanın hikayesi: oku-du-y-du-m, oku-du-y-du-n vb. || duyulan geçmiş zamanın hikayesi: oku-muş-tu-m, oku-muş-tu-n vb. || gelecek zamanın hikayesi: oku-y-acak-tım, oku-y-acak-tı-n vb. || şartın hikayesi: oku-sa-y-dı-m, oku-sa-y-dı-n vb. || istek şeklinin hikayesi: oku-y-a-y-dı-m, oku-y-ay-dı-n vb. || gereklilik şeklinin hikayesi: oku-malı-y-dı-m, oku-malı-y-dı-n vb.
  • Noksan.
  • Özürlü.
  • Eksik.
  • Bozuk.
  • Hikaye birleşik kipi.
  • Kusurlu.
  • Kusur.
  • Uygulanmaz.

Imperfect ile ilgili cümleler

English: Partly because he could not receive enough information, Harper's description remains imperfect.
Turkish: Kısmen yeterli bilgiyi alamadığından dolayı Harper'in açıklaması eksik kalıyor.

English: Being happy doesn't mean that everything is perfect, but rather that you've decided to look beyond the imperfections.
Turkish: Mutlu olmak her şeyin mükemmel olduğu anlamına gelmez fakat aksine eksikliklerin ötesine bakmaya karar vermenizdir.

 

Imperfect ingilizcede ne demek, Imperfect nerede nasıl kullanılır?

Imperfect competition : Tam olmayan rekabet şartları. Tam rekabet koşullarından en az birinin aksaması durumda geçerli olan rekabet. Eksik rekabet. Aksak rekabet. Noksan rekabet.

Imperfect competition market : Tam rekabet piyasası koşullarından en az birinin sağlanamadığı piyasa. Aksak rekabet piyasası.

Imperfect dielectric : Kayıplı dielektrik.

Imperfect flower : Bir eşeyli çiçek.

Imperfect information : Eksik enformasyon. Eksik bilgi. İktisadi karar birimlerinin karar alırken bazı özel bilgilere ulaşamamaları durumu. krş. tam bilgi, bakışımsız bilgi.

Imperfects : Uygulanmaz. Eksik. Kusur. Özürlü. Noksan. Hikaye birleşik zamanı. Defolu. Tamamlanmamış. Hatalı. Kusurlu.

Imperfect knowledge : Eksik bilgi.

Crystal imperfection : Kristal kusuru.

Imperfective : Eksik. Tamamlanmamış. Tamamlanmamış bir eylemi gösteren. Bitmemiş. Zamanını belirtmeden bir fiilin eylemini gösteren. Yarım.

Imperfectness : Kusurluluk. Mükemmel olmama durumu. Hatasız olmama durumu. Hatalılık. Kusursuz olmama durumu. Kusur.

İngilizce Imperfect Türkçe anlamı, Imperfect eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imperfect ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ablative : Ayrılma hali. Den halindeki. Ergiyen. İsmin -den hali. İsmin -den halindeki. Çıkışlık hal. İsmin den hali. Çıkma durumu. Buharlaşan.

Absented : Bulunmayan. Devamsız. Namevcut. Gaip. Yok (mevcut olmama). Bulunmamak. Dalgın. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Yoklamada bulunmayan.

 

Pluperfect : Geçmiş öncesini gösteren zaman. Önceki geçmiş zaman. -miş'li geçmiş. Mişli geçmiş zaman. Geçmiş zamanın hikayesi.

Flawlessness : Mükemmellik. Kusursuzluk.

Erring : Yanlış yapan. Vefasız. Hata yapmış. Yoldan sapmış. Günahkar. Yanılma.

Blamable : Azarı hak eden. Kabahatli. Azarlanabilir.

Malformed : Sakat. Kötü biçimlendirilmiş. Bünyesi kusurlu.

Abortive : Nafile. Sonuçsuz. Abortif. Kısır. Verimsiz. Prematüre. Başarısız. Akim. Yavru atmayı etkileyen, yavru atmayı uyaran bir ilaç. tam olarak gelişmemiş. bir hastalığın seyrinin erkenden sonlanması.

Ablaut : Ünlü almaşması. Ses değişimi. Eklerle genişletilen bir kelimedeki ünlülerin, ünlü uyumu kurallarına bağlı olarak kendilerini ilk hecedeki ünlüye göre ayarlayıp ince sıradan kalın, kalın sıradan ince sıraya yahut da düz ünlüden yuvarlak, yuvarlak ünlüden düz ünlüye geçmeleri olayı: karşılaştırılmalıydı, okutturacağımızdan, gelebilecek miydiniz?, önümüzdekilerden, korkusuzluğundan vb. ayrıca bk. ünlü uyumu. Ünlü atlaması.

Broken down : Bozulmuş. Çökük. Çürük. İşi bitmiş. Bitkin. Yıkık. Düşkün. Yıkılmış. Çökmüş.

Imperfect synonyms : flawed, imperfectible, blemished, accidence, accent intensive, errant, imperfective, fragmental, cactuses, falser, falsest, outstanding, deficit, dumb, frail, defalcations, faultiest, caviled, faultier, at fault, accusative, imperfection, bad, corrupted, amiss, damaged, spoiled, crude, action noun, incomplete, perfection, minus, culpae.

Imperfect zıt anlamlı kelimeler, Imperfect kelime anlamı

Perfect : Geliştirmek. Yetkin. Tam. Fiilin karşıladığı oluş ve kılışın geçmişte kişinin görgüsü ve bilgisi altında olup bittiğini anlatan zaman. türkçede görülen geçmiş zaman -dı/-du ekiyle kurulur. || tek. şah. geldim (<gel-di-m), || tek. şah. geldin (<gel-di-n), || tek. şah. geldi (<gel-di), || çokl. şah. geldik (<gel-dik), || çokl. şah. geldiniz (<gel-di-niz), || çokl. şah. geldiler (<gel,di-ler) vb. örnekler: ayna ona, cesaret ve güven veren çizgilerle gülümsedi (t. buğra, yalnızlar, s. 113). ben aldım. okuyup da ne olacaktı sanki… okuyanları da gördük. ikiz mi doğurdular, yoksa ilkleri hep oğlan mı oldu? (t. buğra, yalnızlar, s. 182). umduk, bekledik, düşündük. hangi şey umduğumuza uygun düştü (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından ı, s. 13). hayretimi görerek güldü. çok dalgındın. geldim, yanına oturdum. haber almadım, dedi ve gözleri örtülü öne bakarak devam etti (y. k. karaosmanoğlu, göst. e., ııı, s. 21) vb. Mükemmel. Dört dörtlük. Kusursuz. Görülen geçmiş zaman kipi. Kusursuz yapmak.

Unblemished : Özürsüz. Saf. Lekesiz. Kusursuz. Hatasız.

Imperfection : Hata. Ayıp. Eksiklik. Bozukluk. Kusur. Kusurluluk. Noksan. Özürlülük. Düzgünsüzlük.

Imperfect antonyms : unbroken, nonhuman.

Imperfect ingilizce tanımı, definition of Imperfect

Imperfect kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Or the form of a verb denoting the imperfect tense. The imperfect tense. Deficient. Deective. Not complete in all its parts. To make imperfect. Wanting a part. Not perfect.